Film müzikleri üzerinde çalışan ve albüm prodüksiyonları ile uğraşan Erdem Helvacıoğlu ve caz dünyasının tanınan vokalist ve şarkı yazarlarından Şirin Soysal beraber bir sinematik pop duosu kurdu: JOY EXIT. Bizde Joy Exit üzerine Erdem Helvacıoğlu ve Şirin Soysal ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar!

1. Projenin amacı popüleritenin hizmet etmiş olduğu dönem müzik anlayışına destek olmak mı yoksa bunlardan farklı bir doku oluşturmak mı?

Şirin Soysal: Erdem’le bir araya geldiğimizde ikimizi de derinden etkileyen bir müzik tarzı varmış, onu fark ettik. Bu da sinematik müzik dediğimiz, o yoğun atmosferi bir yandan vokalle desteklenen parçalar. Aslında bu tarzın başka örnekleri de var Massive Attack gibi mesela. Onlar öyle adlandırmıyor ama parçalarında çok sinematik bir doku var. Amacımız baştan beri karanlık ve moody bir müzik yapmaktı.

Erdem Helvacıoğu: Mesela Massive Attack grubunun “Protection” albümü hayatımı değiştiren bir albümdür. O minimal ve dokusal müzik anlayışı kişisel müzik üretimimi çok etkiledi. Şirin ile bir araya geldiğimizde de bu sinematik, dokusal anlayışı zamanımıza uyarlayacak bir müzik yapmaya karar verdik.

2. Türkiye’nin ilk sinematik pop duo projesi olan grubun 5 parçalık EP’den oluşan albümünde ilk olarak “I’ve Seen This Movie” dikkatimizi çekti. Parçayı dinlediğimiz de ilk olarak teknik açıdan birtakım müzikal farklılıklar kulağımıza çarptı. Bu farklılıkları yaratırken ne amaçladınız?

Şirin Soysal: Amacımız farklı bir şey yapmaktan ziyade istediğimiz şeyi yapmaktı. Sıradan ve herkesin yaptığı şeyi yapmamak akıllıca bir şey. Albümü yaparken Türkiye için değil de yurtdışı için düşünmüştük, turneler vs. bu yüzden şarkıların dili İngilizce. Yaptığımız müzik Türkiye için farklı bir boyut getirdiyse ve getirecekse bu bizim için bir artı olur.

Erdem Helvacıoğu: Bu EP 80’lerin synth-pop, 90’ların trip-hop estetiği ile çağdaş pop, RnB, elektronik müzik prodüksiyon tekniklerinin bir araya geldiği bir parça. O açıdan zaman algısını kıran ve sorgulayan bir yapısı var, bu da kanımca bu müzikal farklılığı ortaya çıkarıyor.

3. Bu duo projesinde yer alan her iki sanatçının da çalışmalarını inceledik. Neden sinematik pop tanımı altında birleşmeyi düşündünüz?

Şirin Soysal: Zaten Erdem (Helvacıoğlu) sürekli film müzikleri yapıyor. O film müziği geleneğinden gelip popüler müzik yapmak istemişti. “Sinematik” tanımını kullanmak isteyen de oydu. İkimiz de film müziklerini çok seviyormuşuz zaten. Daha lise dönemindeyken bile çıkıp bir müzik cd’si aldığımda o cd genellikte soundtrack olurdu. Film izlerken eğer müzikleri çok iyiyse aklımda hikayeden çok müziğin kaldığı bile oluyor. Bu sayede ortak paydada buluştuk.

Erdem Helvacıoğu: Pop müziğin ilk ve ana hedefi dinleyiciyi eğlendirmektir. Biz ise ilk olarak dinleyicimizi özel bir işitsel dünyanın içine çekmeye hedefliyoruz. Bir film izlerken, zaman içerisinde karakterleri nasıl daha iyi anlar, analiz eder, bu karakterlerle birlikte filmin atmosferi içerisinde nasıl beraberce ilerler ve kaybolursak, biz de Joy Exit olarak dinleyicilerimizin bu şekilde müziğin atmosferi içerisinde kaybolmasını istiyoruz. Bu estetik ve kavramsal anlayışın doğal sonucu olarak sinematik pop tanımı altında birleşiyoruz.

4. Yurtdışında doğmanız ve büyümenizin yaptığınız müziğe etkisi oldu mu?

Şirin Soysal: Tabii ki var. Mesela şu ana kadar yaptığım şarkıların sözlerinde ve hikayelerinde zaman zaman “aidiyetsizlik, yabancılık” geçer. Küçüklüğümden beri yurtdışına gidip geliyorduk ve çok Avrupai bir şekilde büyütüldüm. Evde dinlenen müzik hep klasik müzikti. O konuda aileme de kızıyorum biraz, hiç alaturkalık yok ben de. (Gülüyor)

5. Peki hiç Türkçe müzik açıp dinliyor musunuz?

Şirin Soysal: Tabii dinlediğim oluyor. Bazen bir dönem geçirdiğim oluyor mesela açıp Müslüm Gürses, Orhan Gencebay, Erkin Koray falan dinliyorum. Ama bize bir türkü söyle desen söyleyemem. Hem o gırtlak ben de yok hem de türkü bilmem.

Erdem Helvacıoğu: Kalan Müzik’in folk müzik kayıtlarını dinliyor, takip etmeye çalışıyorum. Bir diğer ilgi alanım ise zamanında sadece kaset formatında basılmış, unutulmuş isimlerin albümleri. Bence arabesk, fantezi müzik albümlerinin aranjelerindeki gariplikler, yaratıcılıklar çok etkileyici ve ilginç. Hayatınız boyunca duyacağınız en acayip parça introları bu albümlerde. Ayrıca halk ve sanat müziğimizin ustalarını dinlerim; Neşet Ertaş, udi Yurdal Tokcan, tanburi Necdet Yaşar gibi.

6. Vokale göre müzik biraz fazla mı ön planda kaldı? Böyle ise bunun nedeni nedir?

Şirin Soysal: Başta biraz Leonard Cohen tarzı konuşma şeklinde vokal olsun diye başladık, pes kadın sesi kullanarak gizemli ve karanlık havayı vermek istedik. O yüzden vokalin müziğe göre geride kalması bilinçli bir karardı. 2019’da çıkacak LP’de öyle değil mesela çok daha tizden ve yukarıdan söylüyorum parçaları.

Erdem Helvacıoğlu: Günümüzün şarkı söyleme ve prodükte etme mantığı da aslında konuşma şeklinde; minimal ve sade. Bu tarzı RYX gibi folk sanatçılarında, Migos gibi rap gruplarında, Jhene Aiko gibi RnB sanatçılarında görebiliyoruz.

7. Grubunuzun ismi Joy Exit. Peki bu ismi koyarken nereden esinlendiniz?

Şirin Soysal: Joy Exit ismini koyarken Frida Kahlo’nun ölüm döşeğindeyken yazdığı bir dizeden etkilendim. Türkçesi “Umarım çıkış coşkulu olur ve buraya bir daha dönmem.” Zaten hayatı çok zor, travmatik ve mücadeleli geçmiş. Erdem’le çalışmaya başladığımızda hemen şarkı yapmaya başladık, 2. şarkıda ben bu cümleden yola çıkarak söz yazdım. İsim düşünürken ben 3 farklı isim önerisi gönderdim bunlardan biri “Joy Exit” idi.

8. Erdem Helvacıoğlu’nun oluşturmuş olduğu alt yapılar üzerine mi söz ve vokal partisyonunun melodisini bestelediniz yoksa sözler ve melodi üzerine mi altyapılar oluşturuldu?

Şirin Soysal: Erdem’in yaptığı müzik üzerine ben söz yazdım, evet. Kendi albümlerimde hep sözü ve müziği yazıp aranje edecek kişiye teslim ediyordum. Bu sefer Erdem altyapıyı hazırlıyordu ben üzerine söz yazıyordum. Hatta ilk başladığımızda neredeyse simultene oluyordu, bir yandan yaparken ben aynı anda yazıyordum. Sonra mikrofona geçip o sözleri melodiye dönüştürüyordum. Çok enteresan ve güzel bir çalışma şekli oldu.

Erdem Helvacıoğlu: Müziklerin ana yapıları, vokal melodileri, sözler, aynı anda İstanbul’daki stüdyomda organik bir şekilde ortaya çıktı. Daha sonrasında ise New York’taki stüdyomda ana vokalleri kaydettik. Parçaların final prodüksiyonu ve mikslerini de yine New York’ta tamamladım.

8. Şarkılar oluşturulurken dinleyiciye nasıl bir duygu aktarımı gerçekleştirmek istediniz? I’ve Seen This Movie parçasının klibinde oynadığınız karakter nasıl bir ruh halinde? Bize ne anlatmak istiyor? (Şirin Soysal sorusu)

Şirin Soysal: Bir gün uyumazsın, ertesi gün çok uykusuzsundur ama aynı zamanda çok uyanıksındır. Bazı algıların açılır, her şeyin farkında olduğunu hissedersin. Öyle bir hava yaratmak istemiştik. Zaten şarkının sözleri de paranoya, yabancılaşma, güvenememe halinden bahsediyor.

9. Projenin başlangıcında kitlelere yayılabilecek bir etkileşim olacağını düşündünüz mü? Hitap ettiğiniz kitle kim?

Şirin Soysal: Projenin başında ben tedirgindim ama Erdem geniş kitlelere yayılacağını düşünüyordu. Aslında yaptığımız müzik herkesin dinleyeceği ya da hoşuna gideceği bir müzik değil.

Erdem Helvacıoğlu: Synth-pop, electro pop, indie pop akımlarının dünyada milyonlarca dinleyicisi ve takipçisi var. Biz bu sesleri sinematik pop, noir pop olarak yeni bir anlayış ve sound ile sunuyoruz. Türkiye ve Avrupa dışında Meksika ve Güney Amerika’dan da dinleyicilerimizin olduğunu görüyoruz. Dinleyici sayısı ve kitlemiz zaman içerisinde artacaktır.

10. 2019’da yayınlamayı planladığınız 12 şarkılık LP için bir çıkış tarihi belirlediniz mi?

Şirin Soysal: Nisan-Mayıs aylarında albümden video klibiyle birlikte bir single çıkacak. Albüm ise yaz sonu, Eylül gibi çıkar diye tahmin ediyorum. Ama hepsinden önce bu aralar iki tane cover çıkacak.

11. Peki bu coverlar sürpriz mi?

Şirin Soysal: Aslında bir tanesini size söyleyebilirim. Nirvana’nın da coverladığı “Where Did You Sleep Last Night” adlı şarkıyı tekrar seslendirdik.

12. Sıkça dinlediğiniz ve ilham aldığınız bir müzik türü veya müzisyen var mı?

Şirin Soysal: Nina Simone’den çok ilham alırım, Lhasa de Sela dinlerim. Mesela The Doors en büyük ilham kaynaklarımdan biridir. Leonard Cohen’in bazı şarkılarını çok severim.

Erdem Helvacıoğlu: Elektronik müzik ve EDM sanatçısı Jon Hopkins takip ettiğim ve sıkça dinlediğim müzisyenlerden. Sinematik dokuları EDM akımı içerisinde kullanma biçimini çok beğeniyorum. Hazırlanmış piyano ile ilginç deneyler yapan Hauschka‘da takip ettiğim besteciler arasında.

13. Size dişi Tom Waits benzetmesi de yapılıyordu değil mi?

Şirin Soysal: Evet yapıyorlardı. İlk albümüm çıktığında öyle bir benzetme yapılmıştı. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum. Başlarda faydalıydı “Oo dişi Tom Waits mi?” diye insanlar merak edip dinliyorlardı. Ama artık biraz yorucu olmaya başladı.

14. Müziğinizde hep bu melankoli mi olacak yoksa dinleyiciye farklı duyguları da gösterecek misiniz?

Şirin Soysal: 2019’da çıkacak LP, Joy Exit kadar karanlık ve pes değil. Bir yaz parçası bile var albümde. Kendim için bir solo albüme başladık. Bu albümde insanların kulağına daha yakın bir sound olsun istedik. O karanlık daha az ama. Eskiden daha şiirsel yazardım sözleri şimdi direkt yazıyorum mesela.

Erdem Helvacıoğlu: 2019’da çıkacak olan LP ve sonrasında melankolinin yanında daha coşkulu parçalarımız da olacak. Ama Joy Exit olarak çok mutlu funk parçalarını bizden duymanız zor.

*Röportajı hazırlamamda yardımcı olan arkadaşlarım; Çağrı Bozkurt, Melis Çetiner ve Koray Ümit’e teşekkür ederim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here