Netflix’in İspanyol yapımı gençlik dizisi Elite’in ikinci sezonu geçtiğimiz günlerde izleyiciyle buluştu. İlk sezonda, maddi açıdan daha alt seviyede olan üç öğrencinin, İspanya’nın en elit liselerinden biri olan Las Encinas’a gelmesi ve burada yaşanan olaylar anlatılmıştı. Dizinin tamamı geçmiş zamanda geçiyordu ve olayları günümüze doğru sarıyorduk. Marina’nın ölümünden kimin suçlu olduğunu öğrenmeye çalışırken de bu gençlerin aşklarına, entrikalarına, farklılıklarına şahit olmuştuk. Sezonu, her şeyi öğrenerek kapatmıştık ve biraz da anlamsız bir durumun ortasında kalmıştık. Şimdi sıra, ikinci sezonu değerlendirmeye geldi.

Marina’yı -dolaylı yoldan Carla’nın iyiliği için ve istemeden- Polo’nun öldürdüğünü ama suçlunun Nano olarak gösterildiğini biliyorduk ve sezonun son sahnesi, Christian’ın sırf para için en yakın arkadaşının masum olduğunu kanıtlayabilecek olan cinayet aletini (heykel), denize atmasıydı. İkinci sezonda, Nano hala hapishanede, Guzman kardeşinin ölümünün etkisinden çıkamamış, Samuel ise abisinin masum olduğunu kanıtlamak için her şeyi yapmaya hazır bir şekilde karşımıza çıkıyor. Yine olayları günümüze doğru sarıyoruz ve bu sefer Samuel kayıp. Ayrıca dizimize üç yeni karakter katılıyor. Valerio (Lu’nun üvey kardeşi), Rebeca (Guzman’ların evinin yeni sahibi) ve Cayetana. 

İlk sezon bize, La Casa de Papel’in genç kadrosunu alıp bir dizi yapmışlar izlenimi vermişti ancak ikinci sezon tam olarak öyle değil. Christian (Miguel Herrán), bildiği her şeyi anlatmaya yeltendiğinde Carla’nın babası Christian’ı hastanelik ediyor ve onu tedavi bahanesiyle İspanya’dan gönderiyor. Nano (Jaime Lorente), sadece 1-2 bölümde ve zaman zaman ortaya çıkıyor. Marina (María Pedraza) da zaten öldü. Bu noktada dizi, kendini La Casa de Papel’in gölgesinden kurtarmayı başarıyor. 

Konuların işlenişi bakımından birinci sezona göre daha sağlam bir senaryo var karşımızda. Élite, en başından beri farklılıkları göstermeye çalışırken bu sezon bunu daha çarpıcı şekilde izleyiciye veriyor. Üvey kardeşiyle cinsel ilişki içerisinde olan Lu, Müslüman olmasına rağmen kendi değerlerini unutup Guzman’la ilişkiye giren Nadia, çok katı, Müslüman bir aileden gelen ve ailesinin kabul edemeyeceği bir durum da olsa bununla baş etmeye çalışan Omar, Samuel’inzengin, tiki” kavramını kafasından silip bir bağ kurduğu Carla, kaç yıllık arkadaşlıklarını bir anlık hatayla farklı bir hale getiren Ander ve Polo, annesinden utanan ve bu yüzden herkese yalan söyleyen Ceyetana ve çok daha fazlası. 

Bu sezonda, Nadia ve Guzman’ın ilişkisi tahminimizden daha farklı bir boyut kazanıyor. Aslında ilk sezon bunu görmeyi çok istemiştik. Yani izleyenler için bu gelişme sevindirici bir durum. Özellikle Guzman’ın, Samuel’le olan ilişkisinin sonlara doğru değişmesi ve ters köşe planlarının ortaya çıkması izleyene ”vay be” dedirtiyor. Samuel’in, Marina’nın katilini ortaya çıkarmak istemesi ve bu süreçte Carla’yla yakınlaşması ise dizinin en büyük ters köşelerinden biri. Ayrıca kimyalarının da tuttuğunu söyleyebiliriz. Carla’nın, Samuel sayesinde gerçekleri itiraf etmeye karar vermesi ve kendi içindeki vicdan muhasebesi, seyircinin Carla’yla empati kurmasını sağlıyor. Okula yeni gelen öğrencilerden Ceyetana ise bence diziye oturmayan tek karakter. Annesinden utanan ve kendini zengin göstermeye çalışan bir kız, bu kadar sınıf farklılığının ortada olduğu bir dizide gereksiz bir hamle olmuş. Tabii, aynı şeyi Guzman’ların evine yeni taşınan Rebeca için söylemek doğru olmaz. Legal olmayan yollardan para kazanan annesi sayesinde zenginliği tatmış olmasına rağmen bunu hiçbir zaman göze sokmayan Rebeca, farklı tavırlarıyla sezona renk katmış diyebiliriz.

Tüm bunları bir kenara bırakıyorum ve sezon hakkında en sevdiğim şeyden bahsetmek istiyorum. Yani, Valerio. Lu’nun üvey kardeşi olarak karşımıza çıkıyor. Lu’yla gizli bir ilişkileri olduğunu öğreniyoruz. Birbirlerine çok bağlı olmalarına rağmen Valerio’nun Lu’ya attığı kazık izleyende minik bir şok etkisi yaratıyor. Tabii cici kızımız Lu, Nadia yüzünden ikinci kez değer verdiği bir erkeği daha kaybetmeyi kaldıramıyor. Lu’yu çok sevmesine rağmen Lu’nun Nadia’ya yaptığını affetmeyerek karakterini ortaya koyuyor. Valerio, tam bu noktada izleyiciyi daha da kendine çekiyor.

Tüm bu olayların sebebi olan Polo ise ikinci sezonda belirsiz bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Ne yaptığı, nerede olduğu, amacı, her hareketi belirsiz ve anlamsız. Bunlar yetmezmiş gibi insanları da kendisiyle dipte olduğu kuyuya çekiyor. Özellikle Ander’le yakınlaştıktan sonra Marina’yı öldürdüğünü itiraf etmesiyle işler artık Polo’dan çıkıyor ve Ander için içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Omar’la ilişkisi zaten sallantıda olan Ander’in artık en yakın arkadaşı olan Guzman’ı da kaybetmiş olması, belki de dizinin en sevilen karakterlerinden birinin çöküşünü izlememize sebep oluyor.  En nihayetinde, Polo’nun suçlu olduğunu herkes öğrenmiş olsa da son sahnede okula geri dönmesiyle sezonu ”acaba şimdi bizi neler bekliyor?” diyerek kapatıyoruz. Élite, ikinci sezonuyla izleyene ilk sezondan çok daha fazlasını veriyor. Bazen kendisini tekrarlama hatasına düştüğü görülse de bu hatalar üçüncü sezon için meraklandığımız gerçeğini değiştirmiyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here