The Amazing Spider-Man’in 121 ve 122. sayılarında öyle bir hikaye vardır ki okuyucuyu derinden etkiler, çizgi roman tarihinin de en trajik hikayelerinden biridir. 1973 Haziran ve Temmuz’da yayımlanan bu iki fasiküllük hikaye, -The Night Gwen Stacy Died- dilimize de George ve Gwen Stacy’nin Ölümü ismiyle çevrilmiş oldukça iyi ve derin bir hikayedir okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Stan Lee’nin (huzur içinde yatsın) hikaye anlatıcılığı bu çizgi romanda arşa çıkıyor resmen. Geçelim bu çizgi romanın bende ve çizgi roman dünyasında bıraktığı etkilere.

Hepimizin de bildiği gibi Peter Parker babası yerine koyduğu amcası Ben’i daha gençken kaybetmiş ve teyzesiyle yalnız kalmıştır. Bizim de hayatımıza bir şekilde etki etmiş “Büyük güç büyük sorumluluk getirir.” sözü Peter’ın da hayatının tümüne etki etmiş ve güçlerini bu doğrultuda kullanmıştır. Bu hikayenin özeti de bu cümle olabilir. Peter, önce dostunu sonra aşkını sonra da en büyük düşmanlarından birini kaybediyor. Bir süper kahraman klişesi olan sevdikleri zarar görmesin diye kimliğini gizlemek olayı bu hikayenin temelini oluşturuyor.

Peter Parker’ın en bilindik ilişkisi filmleri sayesinde M.J ile olan ilişkisidir fakat benim favorim kesinlikle Gwen Stacy olan ilişkisi. Peter, nerd bir karakter. Okulunda popüler olmayan, okulun popülerleri tarafından ezilen inek, fakir bir tiplemedir. Gwen de Peter’ın aksine popüler, oldukça güzel ve zengin bir kızdır. Bu ilişkide en sevdiğim özellik, klişe zengin kız fakir oğlan olayı olmaması. Peter, Gwen’e aşık oluyor ki ne aşık… Onun gibi bir erkek için Gwen muhteşem biri. Peter’ın bu hisleri karşılıksız kalmıyor Gwen de gönlünü Peter’a kaptırıyor. Onun her zaman yanında oluyor, destekliyor ve en önemlisi gönülden seviyor. Hatta Peter’ın kahraman kimliğini öğrendikten sonra başka hikayelerdeki ilişkiler gibi ondan korkmuyor veya bırakmıyor. Daha çok bağlanıyor Peter’a ve bu kimliğini her zaman destekliyor. Herkesin ilk aşkı çok değerlidir ve unutulmazdır ya Gwen de Peter için öyleydi. İşte böyle bir aşk oldukça trajik bir şekilde bitiyor. Şairlerin de dediği gibi “Böyle bir kara sevda ancak kara toprakta biter.”

Hikayemizde mahallemizin biricik dostu Spider-Man, her zamanki gibi suçla savaşıyor, kendi yaşamındaki dertleriyle uğraşıyordu. Hikayemizin ilk kısmında her şey normal giderken bir anda Spider-Man’in en büyük düşmanlarından biri olan Green Goblin, Gwen’i kaçırıp Brooklyn Köprüsünün tepesine götürüyor. Aslında bu kısımda okuyuculara Gwen’in kaderiyle ilgili bir ipucu veriliyor -hikayenin isminde yeterince spoiler yokmuş gibi.- Green Goblin ile Spider-Man arasında “Yaklaşırsan kız ölür!” klişesi bir konuşma yaşanıyor fakat Spider-Man bu tehdite uymayarak gittikçe yaklaşıyor. Ardından Green Goblin kızı bırakıyor ve Spidey de onu yakalamak için harekete geçiyor. Bu sahneyi Andew Garfield’ın Spider-Man olduğu filmden hatırlayabilirsiniz. O panelde Gwen Stacy’nin boynunun kırılma görüntüsü beni oldukça etkilemişti. Peter ağı ile Gwen’i kurtarıyor. (!) Fakat kollarına aldığında fark ediyor ki biricik aşkı ölmüş. Ardından Spider-Man o sinirle Green Goblin’in peşine takılıyor ki oradaki sinir hissi okuyucuya çok iyi verilmiş. Hikayemizin ikinci kısmında ise Peter, Gwen’i canlandırmanın yollarını arıyor fakat nafile. Bu üzüntü onu oldukça değiştiriyor daha ciddi ve sinirli biri haline getiriyor.

Gwen Stacy’nin ölümü aslında genel olarak bilinen Spider-Man’i ortaya çıkarıyor. Bu trajik kayıp onun M.J ile tanışmasını, ona aşık olmasını ve hatta evlenmesine yol açıyor. Peter’ın M.J ile olan ilişkisi bu kayıp yüzünden bazen kötüleşiyor. Çünkü Peter, suçluluk duygusuna kapılıyor. Jeph Loeb’in yazdığı Spider-Man: Blue hikayesinde bu hislere çok yer verilmiş, onun da incelemesini gelecekte yazabilirim, oldukça iyi hikayedir.

Sevdiklerimizi hayatımızın bir noktasında kesinlikle kaybedeceğiz bunun önüne geçemeyiz ve bizim onları kurtarmaya yetecek bir süper gücümüz olmayacak bu yüzden sevdiklerinize sevildiğini hissettirin ve geç olmadan onları ne kadar umursadığınızı her seferinde belirtin.

2 YORUMLAR

  1. Bilmiyorum neden, ama yazının sonu beni çok etkiledi. Yazı zaten çok güzeldi, ellerine sağlık Ata. Mutlaka okumak istediğim bir çizgi roman sayısı oldu, daha doğrusu sayıları. Lütfen Spider-Man: Blue’yu da incele. Seve seve okurum.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here