Gerçek adı John Simon Ritchie olan Britanyalı müzisyen Sid Vicious, 70’li yılların en önemli figürlerinden biridir. Bugün bir efsaneye dönüşmüş olan punk grubu Sex Pistols‘ın bas gitaristidir. Çoğu insan tarafından bas gitar konusunda başarısız olduğu dile getirilse de Sid hakkında söylenebilecek en büyük şey bir punk ikonu olduğudur.

Sex Pistols’ın adının bu kadar duyulması ve günümüzde hala hatırlanmasının en önemli sebeplerinden biri de Sid Vicious diyebiliriz. Sid’in hafızalara kazınmasının nedenleri ise punk kültürüne birebir uyan serseri halleri, kısacık hayatı ve Nancy Spungen ile yaşadığı çalkantılı aşktır.

Nancy, küçüklüğünden beri şizofreni hastası olan Amerikalı genç bir kızdı. 17 yaşında Londra’ya taşınan Nancy, o dönemin en popüler olaylarından biri olan “groupie” çılgınlığı ile müzisyenlerle tanışmaya çabalıyordu. İşte asi gencimiz Sid ile tanışması da bu sayede oldu. Söylenene göre Sid, bir gün bir arkadaşını ziyarete gittiğinde Nancy ile tanışır. Başlarda Nancy’yi çok da istemeyen genç adam, bu genç kızın hayatının aşkına dönüşeceğinden bihaberdir. Nancy ise Sid’le tanıştığı anda ona âşık olmuştur.

Sid ve Nancy birlikte oldukları andan trajik sonlarına kadar birbirlerine tutku, uyuşturucu ve dönemin isyankâr ruhu ile bağlıydı. Birbirlerine her geçen gün daha da bağımlı hale gelen efsaneleşmiş çift, hızlı ve diledikleri gibi yaşadılar desek pek de abartmış olmayız. Uyuşturucu kullanımını zamanla arttıran çiftimiz ilişkilerinin ilerleyen safhalarında birbirleri için tehlikeli de olmaya başladı. Yaşadıkları ilişki kullandıkları uyuşturucu ile güçlendi ve kendilerini dibe sürüklemelerine neden oldu.

Zamanla grup üyelerinden biriymişçesine Sid’e sürekli eşlik eden Nancy konusunda arkadaşlarının Vicious’ı uyardığı bilinmektedir. Ancak bu duruma aldırış etmeyen Sid ile Nancy ilişkilerine devam etti. 1978 yılında grubun Amerika turnesinin ardından dağılmasından sonra genç çift New York’ta bulunan -birçok sanatçı ve aşka konu olmuş- Chelsea Hotel’e yerleşti. Ayık gezmeyen çiftimiz bir gün, kaldıkları otel odasında yangın çıkarmış fakat uyuşturucu etkisinde olduklarından hiçbir şeye aldırış etmeden öylece durmuşlardır. Bu olay, gizemini ve ününü hala koruyan gözde çiftimizin otelin 100 numaralı odasına taşınmalarına sebep olur.

12 Ekim 1978 tarihinde Nancy Spungen, kaldıkları otel odasında ölü bulundu. Banyo zemininde kanlar içinde yatan Nancy bıçaklanarak öldürülmüştü. Cinayet silahının Nancy’nin Sid’e hediye olarak verdiği bıçak olduğu söylenmektedir. Vicious tahmin edileceği üzere soruşturma sırasında gözaltına alınan ilk isim oldu. Bulunduğunda tamamen uyuşturucu etkisi altında olan Sid, verdiği ifadede neler olduğunu hatırlamadığını dile getirdi. Bunun üzerine Sid Vicious, ikinci dereceden cinayetle suçlu bulunarak hapse girdi. Plak şirketinin ödediği kefaletle daha sonra serbest bırakılan Sid ise 2 Şubat 1979 tarihinde aşırı doz eroinden ölmüş olarak bulundu.

Aslında Sid’in bu tarihten önce de -sevgilisinin yokluğuna dayanamayarak- kendini öldürmeye kalktığı söylenenler arasındadır. Vicious’ın sevgilisi Nancy’nin ölümünden tam 11 gün sonra, yani 23 Ekim’de, New York’taki Seville Oteli’nde bileklerini kesmeye kalktığı ileri sürülmüştür. (Camdan atlama teşebbüsünde de bulunan Sid, annesinin söylediğine göre o esnada “Ölmek istiyorum!” diye bağırıyordu.)

Sid’in Nancy’yi öldürüp öldürmediği hala merak konusu olmakla birlikte, aşırı dozdan ölen genç adam için de birçok iddia ortaya atıldı. Vicious’ın uyuşturucuya başlaması ne Nancy ne de yaşadığı hayattan dolayıdır. Sid’in annesinin uyuşturucu satıcısı olduğu ve bu asi gencin uyuşturucuya başlama nedeninin annesi olduğu dile getirilmektedir. Öyle ki annesi yıllar sonra “Sid’i aşırı doz kullanması için telkin etmiş olabilirim” itirafında bulunmuştur.

Günümüzde bile popülerliğini yitirmemiş olan bu çiftin, en trajik ölüm vakaları içerisinde yer aldığını söyleyebiliriz. Öldüğünde 21 yaşında olan Sid Vicious’ın Nancy ile olan aşkını anlatan 1986 yapımı bir film de mevcuttur; Sid and Nancy. Filmde Sid Vicious’ı Gary Oldman canlandırmaktadır.