Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
9

Proust, ”Bize yaşanmamış gibi gelen çocukluk yıllarımızda, çok sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz günler kadar dolu dolu yaşanmış başka zaman belki yoktur.” der Okuma Üzerine isimli kitabında.

Çocukluk yıllarında bu gibi bir tecrübeyi edinen şanslı azınlıktan isen, abibliofobi sahibi bir okur olman işten bile değil!

Okuyacak hiçbir şey kalmayacağından korkmak olarak anlatabiliriz sanıyorum bu durumu.

Kısa bir tanım yapınca havada kaldı sanki, biraz geliştirelim o halde; duygularımız aracılığı ile doğrudan kendimize ulaşılamayacağını düşünsek de biz farkında dahi olmadan hislerimiz bazı davranışların ardına saklanarak fiziksel olarak bize ulaşabilir.

Abibliofobi üzerinden bu ürkütücü durumu anlatmaya çalışalım.

Okunacaklar listesinde onlarca kitap ismi varken herhangi bir kitap mağazasına adım attığında gerçekten sadece bir kitap alıp çıkabiliyor musun, söyle bakalım…

Ya kitaplıklarımız, kitap ”stoklama” isteğimiz, sence düşündüğümüz kadar sevimli bir alışkanlık mı dersin?

 

Birkaç günlük bir seyahat planı kapsamında yanında çanta dolusu kitap taşıyorsan bizi can kulağınla dinlemeni tavsiye ederiz şimdi!

Korku iki uçlu bir kavramdır. İyi ve kötü tarafları vardır. Yukarıda biraz abartmış gibi görünsek de korku çağında kitaplarına sımsıkı sarılan cesur bir okur olduğun için tebrik ederiz seni.

Orhan Pamuk ”Neden ne olursa olsun, romanları severek okurken dünyanın sesleri, kokuları, görüntüleri ile karşılaştıkça, hayatta bulamadığımız bir gerçeklik duygusu hissederiz. Öte yandan karşımızda ne görülecek ya da dokunabilecek bir eşya, ne bir korku, ne de tadılacak bir şey vardır. İyi bir romanı okurken kafamızın bir yanı gerçekliğin tam içinde, hatta çok derin bir yerinde olduğumuzu, hayatın tam böyle bir şey olduğunu hissettirir bize; ama duyumlarımız aynı anda böyle bir şeyin hiç olmadığını söylemektedir. Bu çelişkili durum, içimizdeki derin eksiklik duygusunun kaynağıdır bence.” der Saf ve Düşünceli Romancı isimli kitabında.

İçimizdeki derin eksiklik duygusunu yeni kitaplar alarak, okuyacak kitaplarımızın hızlıca tükeneceğinden korkarak gideriyor olabiliriz.

Ve okuduğumuz kitaplar ne kadar güçlü ve inandırıcıysa, her yeni sayfada içimizdeki eksiklik duygusu o derece can yakıcı oluyor sanki.

Daha fazla kitaba sahip olmamız abibliofobinin üstesinden gelmemiz için yeterli gibi görünüyorken her yeni kitapla daha da kayboluyoruz sanki his karmaşamızın içerisinde.

Ama olsun, hayata kitaplarla ve kitapların yaşattıklarıyla tutunmak; korkusu bile yanına daha fazla kitap almaya yönelik insanlar arasında olmak tüm bu korku imparatorlukları içerisindeki en sevimli düşmanımız olabilir, dert değil!

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
9

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here