Çok neşeli başladığınız bir günün sonunda kendinizi sebepsiz yere yorgun, bıkkın ve ağırlaşmış hissettiğiniz oldu mu hiç? Üstelik gün içerisinde yaşadığınız olumsuz bir olay olmadan, her şey seyir halinde ilerlerken kendinizi “Neden böyle oldum?” diye sorguladınız mı?

Elbette bu duygu durumunu her hisseden empat değildir ama birazdan bahsedeceğim başlıklardan çoğunluğu size tanıdık geliyorsa evet, siz de bir empatsınız demektir.

Empatlık nedir?

Tanımlardan çok örneklerle gidersem bu kavramı daha iyi sindirebileceğimizi düşünüyorum.

Güne harika bir başlangıç yapmış olsalar bile, günün sonunu birlikte geçirdiği insanların duygu durumları ile aynı psikolojide noktalarlar. Empatlar, genellikle başkalarının duygularını çok rahat algılayabilen, anlamaktan çok hisseden insanlardır. Sıkıntılı kısım ise o duyguyu o anda bırakamazlar ve kıyafet gibi üzerilerine giyerler bu da kişiyi günün sonunda çok yorgun bir noktaya getirir.

Empatların Özellikleri Nelerdir?
  • Çevresindeki insanların duyguları hatta fiziksel rahatsızlıkları ile özdeşleşirler. Siz sıradan bir probleminizi paylaşıyorsunuzdur, sizin için olası bir durumdur, karşınızdaki empat ise farkında olmadan kendisini sizinle bağdaştırır, size yardımcı olmak için sizin gibi düşünmeye çalışır ama maalesef farkında olmadan işin düşünme kısmından ötesine giderek onu benimseyip özümser. Herkesin kendi hayatında problemlerinin olması yanında bir de karşısındaki insanın problemlerini kendisi gibi benimserse, günün sonunda o kişi iki kişilik bir yükün altında kalır. Bu da onu haddinden fazla yorgun düşürür.
  • Kalabalık yerlere tahammül edemezler, AVM’ler onlar için cehennemden farksızdır. Çok fazla ışık, sürekli insan sesleri ve insan enerjisi ister istemez bir empatı haddinden fazla yorar. Her şeyi anlamak ve algılamakla ilgili problemi olan empatlar, farkında olmadan aldıkları ve sarf ettikleri enerjinin sonunda tükenmişlik duygusu ile baş başa kalırlar.
  • Her zaman kişisel alana ihtiyaçları vardır. Günün belli saat ya da zamanlarında kendileri ile baş başa kalıp, enerjilerini dengeleme ihtiyaçları duyarlar. Bu onlar için şarj süresidir, tekrar insan içerisinde, kalabalık bir ortama çıkacakları için ancak bu şekilde kendilerini koruyup, topluluğa ayak uydurabilirler.
  • Nerede ne söyleneceğinin zamanlamasını çok iyi bilip, insanlardan istedikleri cevapları alacakları zamanı mükemmel bir şekilde ayarlarlar. Aynı zamanda, istedikleri cevapları alamayacakları zamanları da hissedip, diyaloglarına ve ilişkilerine bu şekilde yön verirler.

  • Altıncı hisleri çok iyidir. Eğer bir empat, empatlığının bilincinde ise ve bunu nasıl kullanacağını biliyorsa, onlara insan sarrafı dememiz çok da yanlış olmaz. Diyaloglar sırasında karşıdakinden söylediğinin çok ötesinde bir açıklama duyar ve algılar. Bunu açıklayamaz ama insanların karakter analizini herkesten daha hızlı gerçekleştirir.
  • Çoğu zaman içe kapanık, asosyal olarak algılansa da bunun sebebi içerisinde çok fazla şeyin olup bitmesinden kaynaklı bir yetinme duygusudur. İnsanlarla anlaşmak, onları anlamak için konuşmaya ihtiyaç duymaz, gözlemlemesi yeterlidir.

 

  • Aşırı duygusaldırlar. En ufak bir duygusallık onları yerle bir edebilir. Bu yönlerini çok fazla dışarıya yansıtmamaya çalışırlar, bir nevi onların zayıf noktasıdır.
  • Empatların hayvanlarla arası oldukça iyidir. İletişim kurmak için konuşmaya ihtiyaçları yoktur. Bir hayvanın duygu halini hissedebilecek hassaslığa sahiptirler.
  • Çoğu zaman her şeyi sorgulayan bir profil olarak algılansalar da aslında sezgileri oldukça kuvvetlidir, ortamdaki anormalliği, gerginliği ya da çekimi zaman kaybetmeden fark ederler ve genelde de haklı çıkarlar.

  • Sürekli bir yorgunluk içerisindedirler. Enerjilerinin sürekli değişim halinde olması, enerjik insanların ya da depresif insanların etrafında olmak onlar için çok yorucudur. Bu da gün içerisinde sürekli kendilerini yorgun hissetlemelerine neden olur.
  • Hiçbir şeyi onlara zorla yaptıramazsınız. Empatlar dürüst olmaya, özellikle kendine dürüst olmaya çok önem verirler. Sevmedikleri bir şey yaptıklarında ya da zorla hatır için bile yaptıklarında çevresine ve özellikle kendilerine yalan söylemiş gibi hissederler. Bu yapmacık duruma tahammülleri olmadığı için de bir empata asla istemediği bir şeyi yaptıramazsınız.
  • Kendini beğenmişlik onlar için en büyük kibirdir. Başkalarının sorunlarını kendi sorunları gibi kabullenen ve yardımcı olmayı seven, empati yapmayı savunan bir insanın karşısında gördüğü saf ego ve kendini beğenmişlik, en tahammül edemediği kusurlardan birisidir. Onun için kendini beğenmişlik ve narsizm, empatlığın zıttıdır.
  • Onlar için hayal kurmak ve kurduğu hayali gerçekleştirmek çok önemlidir. Her şeyin, herkesin enerjisini hisseden bir empatin hayal gücü ve yapabileceklerinin sınırı oldukça geniştir. Gücünün ve enerjisinin bilincinde olduğu zaman onun için gerçekleştirilemeyecek bir hayal yoktur. Her şey mümkündür, yeter ki inansın ve istesin.

Empatlık okunduğunda ya da düşünüldüğünde kulağa hoş gelebilir ama aslında gerçekten insanı yoran bir duygu anatomisine sahiptir. Eğer bir empat kendisini korumayı bilmezse, yaşadığı karışık duyguların kaynağını algılayamaz ve bunun önüne geçmezse, üstelendiği enerjilerin ve kişiliklerin altında kalan bir hammaldan farkı olmaz. Eğer burada yazılanlardan bazıları size tanıdık geliyorsa biraz oturup düşünmenizi tavsiye ederim. Yapacağınız araştırma sonrasında ise bu duygu hassasiyetine ve yorgunluklara sahipseniz, bir an önce kendinizi korumaya alın, ardından da empatlığın tadını çıkarın. Çünkü kontrol altına aldığınızda, ipuçlarını takip etmek istediğiniz ideallere sizi çok daha kolay ulaştırır.

Eğer daha detaylı bilgi isterseniz, buradan konuya çok daha derinden değinen bir empatın yönlendirmesine göz gezdirebilirsiniz.

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here