2005 yılında Tan Tunçağ ve Deniz Cuylan‘ın birleşmesiyle kurulan Portecho, kendini bizi dans ettirmeye adamışçasına bir sound’a sahip ve elektronik müzik ile rock müziği başarılı bir şekilde birleştiren nadir gruplardan biri. Özellikle ülkemizde bu türde müzik yapan çok müzisyen bulunmadığı için de değeri bilinmesi ve ülkece sahip çıkmamız gereken bir grup olduğunu düşünüyoruz.

Şu ana kadar isimlerini pek duymamış olabilirsiniz ama kendileri 2008 yılındaki Rock n’ Coke’a katılmış, özellikle Londra’da olmak üzere yurt dışındaki pek çok festivalde The Orb ve The Chemical Brothers gibi önemli müzik gruplarıyla sahne ve Türkiye’deki birçok reklam ve film müziğinin de yapımında rol almışlardır.

Şarkılarını ilk dinlediğinizde cidden aklınıza ilk “Bunlar cidden Türk mü ya?” sorusu gelebilir, çünkü Türkçe parçaları yok ve şarkılar da hem sözleri hem de kelimelerin telaffuz edilmesi açısından çok güçlüler; aslında bu da Türkiye’den daha çok yurt dışında etkin olmalarının sebebi olarak gösterilebilir.

Grubun üç tane stüdyo albümü bulunuyor: Undertone (2006), Studio Plastico (2009), Motherboy (2012). Bu üç albümde de çizgilerinden çıkmadıklarını ve baştan sona aynı tarzı sürdürmeye devam ettiklerini söyleyebiliriz. Grubun Spotify listesine baktığımızda ise en çok dinlenen şarkılarının Sympathy ve Studio Plastico olduğunu görüyoruz fakat eğer onları ilk defa dinleyecekseniz ya da daha önce onların sadece en çok bilinen şarkılarından birkaçını dinlediyseniz size Sympathy ve Studio Plastico gibi popüler şarkılarından başka bir önerimiz var: 9 PM.

Paranoyak bir tavrın hakim olduğu ve içinde yer yer Almanca sözlerin geçtiği bu şarkının daha en başında sizi ele geçireceğine emin olabilirsiniz. Artık parçayı buraya bırakıyor ve keyifli dinlemeler diliyoruz.

“There is a knife on the table / A song on the radio / Swift breeze on the window / Eyes on the wall / They seize us”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here