Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5

Modern bilimleri ve edebiyatı birbirinden ayıran diller, Antik Yunanistan’da birbirlerinden ayrılan farklı söz veya yazı aktarma biçimleriyle gelişti. Edebiyat, mitoloji, sanat ve bilim türleri farklı söz aktarma biçimlerinin Yunanistan’da farklı türde kullanımlarıyla birbirlerinden ayrıldı. Antik Yunan dilinde söz kavramını karşılamak için yazım dilini oluşturan üç farklı sözcük kullanılırdı: Logos, Epos ve Mythos. Mythos, mitoloji kelimesini oluşturduğu üzere masal, hayal, efsane ya da duyulan söz anlamına gelir. Mythos, duyulan sözlerden, hikayelerden oluştuğu için o zamanların ünlü fizozofları ve yazaları bu yolla söz aktarımını doğru bulmaz. Tarih yazımını başlatan Heredot, Mythos için “tarih değeri olmayan, güvenilmez söz” der. Bunun nedeni insanlar arasında konuşma yoluyla bilgiler, olaylar aktarılırken insanların dilin çeşitli imkanlarını kullanarak olaya kendi yorumlarını katmaları ve sözlerin çeşitli yalanlarla, kişisel yorumlarla süslenmesidir.

Şiirin ve edebiyatın başlangıcı olarak görebileceğimiz söz aktarma biçimi Epos, daha farklı bir anlama gelir: Belli bir düzen ve ölçüye göre söylenen, okunan söz. Edebiyatta daha sonraları söz aktarma biçimi epos, şiire dönüşmüştür. Bu aslında şiirin dilini oluşturan yapılara benzer. Dil, şairlerin eserlerinde bu sayede düzen ve ölçüye dönüşür. Antik Yunan’da Epos, ozanlar tarafından tercih edilen söz aktarma biçimiydi.

Myhtosla epos kavramları arasındaki fark kısaca şöyle açıklayabiliriz: Myhtos, anlatılan olayın içeriği ise epos onun aldığı süslü, estetik ve dengeli biçimidir. Epos ne kadar güzel olursa myhtos o kadar uzun süreli ve iyi aktarılır. Bu nedenden eski mitolojilerdeki olaylar hala insanların aklında. İnsanlık tarihinin en eski metni Gılgamış Destanı‘nın hala insanların aklında yer etmesi, Truva Savaşı’nın en güzel belgesi İlyada‘nın hala Modern Batı Edebiyatı üstünde bu kadar etkili olması bu yüzdendir. Epos, ilkçağlardan kalma efsanelerin ya da mythosların yüzyıllar boyu yayılmasını sağlamıştır. Epos’la aktarılan bilgi içeriği bu yüzden etkili olur. Ölçüsüz, düzensiz aktarılan efsaneler, tarih içinde bu yüzden kaybolmaya mahkumdur.

Epos ve mythos kavramlarının yanında bir de logos diye bir kavram vardır. Bilim türlerinin sonunda kullunalın -“-logi” eki Yunancadaki “logos” kelimesinden türemiştir. Logos, gerçeklerin söz aracılığıyla dile gelmesidir; sözün gerçeğin peşinden gitmesi ve doğadaki gerçeğin yansıtılmasıdır. Logos kavramını ortaya atan Herakleitos’a göre önemli olan dilin gerçekleri dile getirmesidir, bu nedenle logos diğer aktarım biçimlerinden üstündür. Logos, epos gibi süslü dil kullanmazken mythos gibi bir efsaneyi de yansıtmaz, ilgilendiği alan sadece gerçeklerdir.

Mythos ve Epos, birbirilerinin alanlarıyla ilgilenip gelişirken logos onların tamı tamına zıt kulvarda ilerler. Epos, ege kıyılarındaki destanlarla, Olimpia tanrılarıyla, İstanbul Boğazı’ndaki aşk masallarıyla ilgilenirken logos, ülkemizde kurulan ve bilimlerin doğduğu yer olarak gösterilen İyonya’da ortaya çıkan bilim türleriyle ilişkilendiriyordu.

Bilimsel dil zaman içerisinde logos olarak adlandırdığımız söz aktarma biçiminin etkili kullanımıyla gelişirken edebiyatta özellikle şiir dalı epos ve mythosun birbirleriyle olan etkili gelişiminden sonra gerçekleşmiştir.

Kaynak: 1) Mitoloji Sözlüğü – Azra Erhat, 2) Mitoloji 101

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here