Nilipek. Tam adıyla Nil İpek Hülagü. Duru ve huzur veren müziğin, buğulu romantizmin en nahif temsilcilerinden biri. Yağmurdan sonraki toprak kokusu gibi… Aşkı, terk edişi, çekingenliği, nostaljiyi sonuna kadar yaşatan bir müzisyen. Bir yanı sakin, bir yanı agresif yeni albümünün öncesinde Nilipek’le projelerine ve müziğinin derinliklerine dair oldukça keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İyi okumalar!

1. Gözleri Aşka Gülen adlı şarkı yorumunuz gerçekten çok başarılıydı. Bu yorumunuzun Koç Holding tarafından Atatürk’ün ölüm yıldönümü için hazırlanan klipte kullanıldı. Böyle anlamlı bir anmanın parçası olmak nasıl bir duygu? Süreç nasıl gelişti?

– Ajans (Publicis) bizimle iletişime geçti; projenin detaylarını anlatmadan özel bir şey yapmak istediklerini ve yaptığım versiyonun bu projeye çok uyduğunu söyledi. Sonrasında bir toplantı yaptık ve fikirden çok etkilendik, şahsen ben gurur duydum. Bir aşk şarkısı bambaşka bir boyut kazanmış oldu hem bizim gözümüzde hem de dinleyenlerin gözünde.

2. Sözlükte bir dönem yazar olduğunuza ve platformu takip ettiğinize ilişkin iddialar ve oldukça olumlu yorumlar var. Buradan yola çıkarak farklı platformlarda size hitaben yapılan yorumlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

– Hehehe, evet sözlük yazarı olduğum ve platformu takip ettiğim doğru, ama artık pek yazmıyorum katkım olacağını düşünmediğim için. Yani tabii ki çok basit bir mekanizma işliyor bende de. Güzel yorum görünce seviniyorum, kötü yorum görünce üzülüyorum, ama tabii ki filtreli bir koruma mekanizması var artık; eleştiri olarak alabileceğim şeyleri alıyor, önyargılı bir şey okursam önyargının nedenini düşünüyor, genellemelere kendi kendime sinirleniyorum. Sonra hayatıma devam ediyorum. Bazen şaşırtıcı derecede güzel yorumlar oluyor, onları da kalbimin en güzel yerinde saklıyorum.

Bir yandan zaman zaman bunun bizim şansımız mı yoksa şanssızlığımız mı olduğunu düşünüyorum. Birçok insan yazdığı şeylerin okunabileceğini tahmin bile etmiyor olabilir, aslında bütün hikâye insanların kendi aralarındaki konuşmalar gibi, belki çoğu bahsettikleri insana ulaşacağını dahi düşünmüyor. Bütün bunları 30 sene önce yaşıyor olsak, insanların bizimle ilgili ne düşündüğüne dair hiçbir fikrimiz olmayacaktı. Belki de birer özgüven canavarı olacaktık, böylece ayaklarımız yere bağlı kalıyor.

3. Deeperise ile yaptığınız düet çok beğenildi, kendisiyle tekrar bir araya gelip daha uzun soluklu bir iş yapmayı düşünür müsünüz?

– Mesut’la çalışmak çok zevkli, müziğini de çok seviyorum. Şu anda net bir planımız yok, ama biz de sürekli birbirimize bir sonraki şarkıyı ne zaman yapacağımızı soruyoruz. 🙂

4. Müziğinizde de sahne performanslarınızda da son derece doğal ve samimisiniz. Sanat camiasından birçok isim karantina sürecinde ev hallerini sevenleriyle paylaşma, yayın veya kanal açma, podcast kaydetme gibi etkinlikler yapıyor. Sizin de böyle bir fikriniz var mı?

– Zaman zaman evden bazı hallerimi sosyal medyada paylaşıyorum, anlık olarak pek çekindiğim bir şey değil, karantinadan önce de paylaşıyordum. Ama içimden gelmeden yaparsam bunun çok anlamı olacağını düşünmüyorum. Bir noktada belki içimden gelirse bir şeyler kaydedip koyabilirim, ama şimdilik önceliğim müzik diyelim.

5. İnsana huzur veren, sakinleştiren bir sesiniz var gerçekten de. Bazı işleriniz de rock müzik havası barındırıyor. Farklı tarzları birleştirdiğiniz bir düet projeniz olacak mı? (Bkz. Nilüfer’in Rock Düetleri, Erol Evgin’in Altın Düetleri vb.)

– Neden olmasın tabii ki ama şu an belirlenmiş bir proje yok. Şu ana kadar daha çok, sevdiğim arkadaşlarımın sevdiğim şarkılarına konmak şeklinde gelişti hep düetler, Ahmet Ali’nin Bahçeden projesi bile kendi başına bir proje olsa da benim için aynı kategoride. Tarzlar arası geçişleri seviyorum, bakalım hayatın getirdiklerine göre değişecek bu sorunun cevabı. 🙂

6. Bir dönem Can Kazaz ile pek çok düet yaptınız. Bu düetleri bir seri gibi düşünürsek ikinci bir seri olacak mı?

– Aslında sadece iki düet yaptık, ama sanırım biz çok severek yaptığımız için dinleyenler de çok sevdi. Bir seri gibi algılanması ne güzel, ama aslında sadece Her Gece’yi kaydetmek için bir araya gelecektik. Ben Can’ın “Kendi Halimde” sini çok sevdiğimden onu da söyleyelim diye ısrar ettim biraz. Sonrası hoşluk, güzellik 🙂 Şimdilik planladığımız ikinci bir seri yok açıkçası, ama Can’ı ve müziğini seviyorum, tabii ki yollar kesişebilir yine.

7. Sesiniz ve tarzınız çok sakin dursa da sözlerdeki vuruculuk gerçekten sarsıcı düzeyde. Sözler yazılırken nasıl bir süreç yaşanıyor? Sözler tamamıyla size mi ait?

– Sözler ve müzikler çoğunlukla (yani yeniden yorumladığım şarkılar dışında) bana ait. Bir defterim var, hep yanımda taşımaya gayret ettiğim. Oraya yazıyorum; genelde yoğun duygusal durumlardan çıkışım, baş edişim gibi oluyor. Bazen bir duygusal durumun getirdiği iki satırı, başka bir duygusal durum kaynaklı satırlarla birleştiriyorum. Bazen kendimi şarkının içine koyup ne hissederdim, nasıl söylerdim onu hayal ediyorum. Çok sık olmasa da bazen bir ritmin, birkaç akorun üzerine doğaçlama yazdığım da oluyor.

8. Youtube kanalınızda bir süredir paylaşım yapmıyorsunuz. Yeni albümle birlikte kanalınıza geri dönecek misiniz? Berkay Küçükbaşlar ile verdiğiniz online konser, sosyal izolasyon gereği evde kalan dinleyicilerimizi bir hayli motive etmiş yorumlarda gördüğümüz kadarıyla. Konserlerin de devamı gelecek mi?

– Aslında kayıt sürecinde kayıt günlüklerini paylaştım; düzenli olmasa da. Tabii ki albümle birlikte yeni videolar da gelir, yine Berkay’la birkaç konser daha vermek istiyoruz. En son yeni albümden ilk tekli Yaprak için şarkı sözlerini içeren bir video yayınladım, benzer birkaç video daha yapmak istiyorum.

9. Gömülür isimli şarkınız kimisine ilk aşkı, kimisine ilk ayrılığı anımsattı. Hepimizin içine dokundu. Peki size ne ifade ediyor Gömülür?

– Gömülür zamanla daha çok sevdiğim bir şarkı, özellikle konserlerde hep birlikte söyledikçe. Aslında bir utangaçlık şarkısı daha çok. Aşkta, dostlukta veya hayranlıkta platoniklik şarkısı. Karşısındakinin ne düşündüğünü hiç kestiremeyen, dikkatini çekmek isteyen ama dikkatini çekmekten de korkan birinin; tuhaf, arada kalmış hali. Ayrılığa dair olmadı hiç benim aklımda ama zaten bence şarkı yayınlandıktan sonra yazanın hikayesinden tamamen kopuyor, dinleyen herkesin hikayesiyle donanıyor.

10. Bir Aşk İki Hayat filminde sizin de şarkınız vardı film müziği olarak, oldukça da beğenildi. Film müziği yapmaya da sıcak bakıyor musunuz? Sizi başka filmlerde de dinleme olanağımız var mı?

– Bir Aşk İki Hayat için bir şarkı seslendirdim, aslında o sahne için yorumladığım bir şarkı değildi ama sonra o sahneye tam oturduğunu fark etti Cem (Öget) ve o şekilde ilerledik. Asıl film müziği tecrübem Caner Özyurtlu’nun yönettiği Biz Böyleyiz filmiyle oldu; Ocak’ta yayınlanan filmin müziklerinin çoğunu besteledim, bazılarını da ekipçe yaptık. Müzikler albüm olarak henüz yayınlanmadı ama yazın yayınlanmasını planlıyoruz.

11. 24 Nisan ve 8 Mayıs’ta yeni albümünüz iki bölüm halinde yayınlanacak. Süreç nasıl gelişti, neden iki bölüm halinde yayınlamayı tercih ettiniz? Bu albümde sevenlerinizi neler bekliyor?

– Albümdeki ilk beş şarkı ve son beş şarkı iki farklı hikâyeyi anlattığı için ayırmak istedim, sonunda aynı albümde toplansa da ilk aşamada birbirinden ayrı algılanması daha doğru geldi. İlk bölümü biraz daha agresif, ikinci bölümü biraz daha sakin. Önceki albümlere göre biraz daha derinlikli bir sound ve zaman zaman farklılaşan bir vokal tavrı olduğunu söyleyebilirim.

12. Bu albümler, önceki işlerinizdeki gibi bir genre çerçevesinde mi olacak? Yoksa aşina olduğumuz tarzınızın sınırlarını daha deneysel bir şekilde genişletecek misiniz?

– Aslında çoğu zaman pek genre çerçevesinde düşünmüyoruz şarkıları, şarkının bizi götürdüğü yere ilerlemeye çalışıyoruz. Tabii ki ön plana çıkan, daha görünür şarkılar genelde herkesin daha çok sevdiği, daha rahat dinlediği şarkılar oluyor. 🙂 Tahminim yine benzer bir durum olur ama biz yine şarkıların bizi götürdüğü yerlere doğru ilerledik. Tabii ki referanslarımız var, etkilendiğimiz isimler var ama bu isimler çok çeşitli ve her şarkıda değişken.

Değerli cevapları ve bu sıcacık röportaj için Nilipek’e çok teşekkür ediyoruz. 8 Mayıs’ta yayınlanacak albümü için de şimdiden kendisini tebrik ediyoruz. İlk bölüm gerçekten çok başarılı. 24 Nisan’da yayınlanan Mektuplar I’i dinlemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca karantina günlerinde Nilipek’i evinizde konuk etmek isterseniz Youtube kanalına da göz atabilirsiniz.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here