Şiirleri, resimleriyle tanıdığımız Bedri Rahmi Eyüboğlu, mozaik çalışmalarıyla da Türk sanatına oldukça büyük izler bırakmış bir isim. Duvar resimleri yaparken bunu mozaiğe dönüştüren Bedri Rahmi’nin bazı mozaik eserleri değer görmeyip zamanla kaybolmuş olsalar da hala sağlam bir şekilde ayakta olanlarının görkemi muhteşem!

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun mimaride ilk deneyimi olan Lido yüzme havuzu ile Ankara Büyük Tiyatro’daki duvar resimleri, onun mozaik sanatı için bir ön hazırlıktır. Mimar – sanatçı birlikteliğine önem veren Bedri Rahmi, yapıda yer alan resmin, kalıcılığa ve fazla miktarda seyirci kitlesine ulaşacağına inanıyordu. Bunun yanında duvara uygulanan resim, mimari ve ışıkla birleşince daha farklı bir etki yaratacaktı.  Duvarla ilk karşılaşmasını ise şöyle anlatıyor:

”Duvar bizim için üzerine resim yapılan değil, üzerine resim asılan, huyunu suyunu bilmediğimiz bir varlıktı. karşımıza dağ gibi dikilmişti.”

Lido Yüzme Havuzu için yaptığı duvar resimleri için: ”Bunlara resim değil, nakış demek lazım.” demiştir fakat günümüzde bu resimler yok olmuştur.

Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu

Bedri Rahmi  için mozaiğin yeri çok farklıydı. Çünkü resimle uğraşan sanatçı, mozaikte kullanılan tekniklerle resmini birleştirirse, resimlerine uzun bir ömür vereceğine inanıyordu. Duvar boyarken Bedri Rahmi’nin izleyebileceği iki yol vardı. Bunlardan biri, ışık oyunları ve fırça vuruşları diğeri ise;  mozaiğin dokusunu fırça darbeleriyle yaratmaktı. Bedri Rahmi, fırça darbelerini yan yana koyarak mozaik görüntüsünün vereceği etkiyi seçti.

O dönemde Avrupa ve Amerika’da hızla yayılan mimarla ressamın işbirliği yapma düşüncesi, Bedri Rahmi’yi, çalışmalarını mimariye kazandırma düşüncesine itmişti. Geniş bir çevresi olan Bedri Rahmi, mimar arkadaşlarıyla işbirliği yaparak 1956-1957 yılları arasında mozaik panolarını yapma fırsatı buldu. O dönemlerde özel yapım mozaiklerin yanı sıra Avrupa’dan getirilen mozaikler de kullanılıyordu. Türkiye’deki mozaik sorunu ise BETEBE fabrikasının açılmasıyla çözülmüştü. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Orta Çağ mozaiklerini tanıdıktan sonra, onlara olan hayranlığıyla mozaik sanatına yönelmiştir. Ayrıca İstanbul’da ortaya çıkarılan Bizans dönemi  mozaiklerini de sık sık gidip incelemiştir. Aynı  zamanda, Ayasofya ve Kariye Müzeleri’ndeki restorasyon çalışmasında görevli olan Profesör Whittemore’la olan fikir alışverişi de onun mozaik sanatını etkilemiştir. Yani, Bedri Rahmi, etkiye, etkilenmeye açık bir sanatçıydı. Etkilenmeden, ustaları tanıyıp bilmeden sanat yapılabileceğini düşünmezdi. İyi bir sanatçının kendinden önce gelmiş sanatçıları incelemesi gerektiğini savunurdu.

Eren Eyüboğlu mozaik çalışması

 

Mozaik tarzında resimler yapan Eyüboğlu, ilk mozaik panolarını 1956 yılında, Ankara Etibank Genel Müdürlüğü için, eşiyle beraber yapmıştır. Daha sonra ise eşi Eren Eyüboğlu’yla beraber, Brüksel Sergisi’nde sergilenecek olan Türk Pavyonu için mozaikten bir pano üretmişlerdir. O sıralarda Türk basınında olumsuz eleştiriler alan Bedri Rahmi, Brüksel’de ise büyük bir ilgi görmüştür ve bu ilgi ona altın madalya kazandırmıştır. Bu pano, sergi bitiminden sonra Türkiye’ye getirilmiştir fakat hak ettiği değeri görmediği için yitip gitmiştir. 1964 yılında Manifaturacılar Çarşısı için yaptığı mozaik tablo, Brüksel’de Türk pavyonu için yaptığı  çalışmanın eskiziydi fakat duvar boyutu biraz daha büyük olduğu için eskize bir tane daha minare eklenmiştir.

Bedri Rahmi Eyüboğlu mozaik çalışması

 

 

Bedri Rahmi ve eşinin 1955-70 arasında yaptıkları mozaik çalışmaları Türk sanatında büyük yankı uyandırmıştır. Eski tekniğe yeni  biçimler vererek mozaik sanatını farklı bir şekilde ele almışlardır. Bunu yaparken Batı’dan etkilendikleri kadar Türk mimarisi ve gelenekleriyle de bağlantı kurmuşlardır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here