Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Bir sürü solistin en büyük hayallerinden biridir sanırım La Scala’da sahne almak. Öylesine bir sahne değil bazıları için kocaman bir taht bazıları içinse küçücük bir mezar La Scala.

İtalya’nın Milano kentinde takvim 3 Ağustos 1778’i gösteriyordu. Mozart’la arasında büyük bir rekabet olduğu bilinen Salieri’nin Europa Riconosciuta operasıyla birlikte Scala’da 240 yıllık bir tarih başlamış oldu. İtalya’dan ve dünyanın dört bir yanından bir sürü sanatçı bu sahnede boy gösterdi. La Scala tüm opera sahnelerinin arasından en önemlisi oldu. Aynı zamanda kendi içinde bir orkestraya, koroya, baleye ve genç yeteneklerin profesyonelleşmesi için Accademia La Scala adında bir akademi kuruldu.

1776 yılında bir karnavalın galasında yanan Teatro Regina Ducale’nin yerine La Scala inşaa edilmiştir. Milano’nun Scala’dan önceki operası binası yandıktan sonra yeni bir opera binasına ihtiyaç duyulmuştur. Bunun üstüne o zamanlar Avusturya’nın arşidükü olan Ferdinand’a bir yeni bir opera binası isteğinde bulunulmuştur. Bunun üstüne görevlendirilen mimar Giuseppe Piermarini bir proje hazırlar lakin bu proje Avusturya lombardiyası valisi kont Firmian tarafından reddedilir. İkinci proje Maria Theresia tarafından 1776 yılında kabul edilerek Santa Maria della Scala kilisesinin eski yeri inşa edilmesinde karar kılınır. Yapımı iki yıl içinde tamamlanarak 1778 yılında üç bin seyirci kapasiteli olarak açılmıştır.  O zamanların geleneğine uygun olarak partere sandalye konulmamıştır. Orkestra çukuru yoktur. Seyirciler orkestrayı görür ve gösteri ayakta izlenirdi. Binanın masrafları locaların satışı sayesinde kapatılırdı. Locaların altında, daha düşük ekonomik düzeydeki izleyicilerin bulunduğu loggione denilen galeriler vardır. Temsillerin gidişatı loggionelerdeki seyircilerden belli olurdu. Sanatçılar sürekli takip edilirdi. Kötü bir temsil uzun süre dudaklardan düşmeyecek dedikodulara neden olurdu.

La Scala en başta sahneye yerleştirlen seksen dört kandille aydınlatılıyordu. Daha önce Regina Ducale’nin yanması nedeniyle yangın ihtimaline karşı Scala’danın iki odasında yüzlerce kova su depolandığı söylenir. Daha sonra kandillerin yerini gaz lambaları almıştır. 1883 yılında ise elektrik ampülleri kullanılmaya başlanmıştır. Scala 1907 yılında iki bin sekiz yüz kişi kapasiteli olarak yenilenmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında çok zarar gören Scala, 1946 yılında tekrardan onarılmıştır. Orkestra şeflerinin en başarılılarından sayılan A. Toscanini’nin yönettiği ve dönemin en ünlü sopranolarından olan Renata Tebaldi’nin solistliğini yaptığı uzun süre unutulmayan mükemmel bir konserle tekrardan halka açılmıştır.

La Scala açıldığından bugüne bir çok ünlü eserin prömiyerini üstlenmiştir. Ayrıca, zamanında Scala ve Verdi arasında özel bir bağ vardı. Birkaç yıl boyunca Verdi eserlerinin Scala’da sahnelenmesine izin vermediği bilinir. Bunun sebebi olarak da orkestranın, Verdi’nin orkestrasyonunu değiştirmesi olduğu söylenir. Neyse ki bir şekilde Scala ile Verdi arasında anlaşmazlık sona ermiş ve Verdi kendi Requiem’ini 25 Mayıs 1874 tarihinde Scala’da yönetmiştir.

2002-2004 yılları arasında mimar Mario Botta tarafından büyük bir renovasyona gidilmiştir. Aslına sadık kalınarak yapılan renovasyonlar çok beğenilmiştir. La Scala halen bir sürü esere ev sahipliği yapmaya devam etmektedir.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here