Ünlü yazarların sıradışı hayatları olduğu yıllardır konuşulan bir konu. Robert Schnakenberg‘in kaleme aldığı “Büyük Yazarların Gizli Hayatları” isimli kitap, 41 ünlü yazarın bu sıradışı hayatlarını, bilmediğimiz yönlerini bize sunuyor. İşte onlardan birkaçı;

1. Kumar düşkünü Dostoyevski

Dostoyevski’nin kumara öyle bir bağımlılığı vardır ki kumarı para kazanmaktan çok zevk için oynar. Hatta kumar borçlarını ödeyemeyince karısının parasını çaldığı da söylenir. ”Kumarbaz” kitabında kumar hayatını ve parasızlık sıkıntılarını anlatan Dostoyevski’nin eleştirilen tek yönü bu değil. Ünlü yazar aynı zamanda cinselliğe aşırı düşkünlüğü ve hırsızlık yapmasıyla biliniyor. Evli kadınları ayartmaya çalışması ve küçük yaşta bir kızla birlikte olmasını övünerek anlatması da cabası.

2. Erzurum yolculuğunda bir yazar: Aleksandr Puşkin 

Rus edebiyatının kurucusu olarak görülen Aleksandr Puşkin ile ilgili en ilginç bilgi, gittiği tek yabancı ülkenin Türkiye olmasıdır. 1829’da, yani Osmanlı İmparatorluğu zamanında, katıldığı Rus ordusu ile birlikte Erzurum’a giden Puşkin, geçirdiği günleri Erzurum Yolculuğu isimli kitabında anlatmaktadır.

3. İlk eşcinsel mağduriyeti: Oscar Wilde

Oscar Wilde da Hemingway gibi çocukluğu boyunca annesinin isteği üzerine kız kıyafetleri giydi. İleriki zamanlarda eşcinsel sevgilisine yazdığı mektuplar ortaya çıkınca, 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu mektuplar ise geçen yıllarda açık artırmayla satışa çıkarıldı.

4. Mark Twain ve cesur stand-up gösterisi

Dünyada ilk stand-up gösterisini Mark Twain yaptı. İzleyicilerin arasında Kraliçe 1. Elizabeth varken, çekinmeden yellenme üzerine uzun bir konuşma yaptı. Aynı zamanda daktiloyla yazılarak yayın evine verilen ilk kitap Mark Twain’in 1883 tarihli Mississippi’de Yaşam kitabıdır.

5. Futbolun felsefesi: Albert Camus

Camus gençliğinde bir futbolcuydu. 17 yaşına kadar futbol oynayan yazar, verem hastalığına yakalanması sebebiyle futbolu bırakmak zorunda kaldı. 21 yaşında evlendiği eşi varlıklı bir doktorun kızıydı fakat eşi morfin bağımlısı olduğu için bu evlilik fazla sürmedi. Hayatı boyunca çok sigara içen Camus, çok sevdiği sigarasının adını aynı zamanda bir kedisine verdi.

6. Takıntıları ile Truman Capote

Amerikalı yazar Capote, alkole çok erken yaşlarda başladı ve kısa süre sonra bağımlı hale geldi. Yazılarını her zaman yattığı yerden yazmak gibi takıntıları vardı. Bazı batıl inançlara sahip olan Capote, aynı kül tablası içinde üçten fazla sigara söndürmezdi. Ayrıca cuma günleri hiçbir işe başlamayan, iki tane rahibenin olduğu bir uçağa binmeyen ve rakamlarla takıntısı olan biriydi. Özellikle telefon numaralarındaki rakamları toplayıp sonucu uğursuz çıkan kişilerle bir daha görüşmemesi gerçekten mübalağa bir özellikti.

7. Yalnız bir ölüm: Tolstoy

Tolstoy, çağdaşı İvan Turgenyev’i düelloya davet etmişti. Hatta tabancalar bile gelmişti ama araya giren hatırlı dostlar sayesinde düello yapılmadı. Bu olayın ardından ikili uzun yıllarca görüşmedi.

13 çocuğu olan Tolstoy, 48 yıllık evliliğinden sonra “Benim yaşımdaki insanların sıkça yaptıkları bir şeyi yapıyorum. Son günlerimi tek başıma ve sükunet içinde geçirebilmek için dünyadan vazgeçiyorum.” yazan bir not bırakarak evini terk etti. Bu sırada 82 yaşında olan yazar birkaç gün sonra bir tren istasyonunda donarak öldü.

8. Woolf ve konuşma sanatı

Konuşmaya 3 yaşında başlayan Virginia Woolf, suskun olduğu bazı zamanlar hariç konuşmayı çok severdi. Bir seferinde 48 saat aralıksız konuşmuştu. Bütün eserlerini ressam olan kız kardeşinden ilham alarak ayakta yazdı.

9. Sarhoş bir yazar Jack London

Jack London’ın kütüphanesinde tam 15 bin kitap vardı. John Baryelcorn adlı eseri, Adsız Alkolikler Birliği’nin okuma listesinde yer alıyor. London içmeye 5 yaşında başladı ve 40 yaşında öldü. Bazen içmeyi o kadar abartıyordu ki başına sayısız kazalar geliyordu. Bir seferinde Oakland Rıhtımı’nda tökezleyerek denize düştü ve kendini San Francisco Körfezi’nde buldu.

10. Morg ve Uyku: Charles Dickens

Dünyanın en tanınmış yazarlarından, Büyük Umutlar’ın yazarı Charles Dickens dünyanın belki de en tuhaf uyku alışkanlığına sahipti. Yatarken yüzü mutlaka kuzey kutbuna bakacak şekilde uzanırdı. Bu tercihini açıklarken ‘yerküre elektrik akımları, pozitif ve negatif elektrik’ gibi şeyler söylemişti. En fazla vakit geçirdiği yer de kimsesizler morguydu.

11. Beğenilme arzusu ile Victor Hugo

Vücudu diri kalsın diye her sabah buz gibi suyla duş alan Hugo, aynı zamanda sesi güzel olsun diye çiğ yumurta yerdi. Her zaman bakımlı, temiz ve şık görünen yazar, insanların onu daima beğenmesini isterdi.

12. Agatha Christie ve kayıp gün

Polisiye kitapların kraliçesi Agatha Christie, 1926 yılında 36 yaşındayken ortadan kayboldu. Yerel polis, halk ve istihbaratçılar her yerde onu aradı. 10 gün sonra sahte bir kimlikle bir otelde bulundu. Soranlara ne olduğunu hatırlamadığını söyledi. Gerçekte ne olduğu ise bir sır olarak kaldı.

13. Dillendirilen cesur aşk: Walt Whitman

Walt Whitman eşcinseldi. En büyük aşkı ise ABD Başkanı Abraham Lincoln’dü. Şiir yazmadığı veya Abraham Lincoln’e olan aşkını anlatmadığı zamanlarda banyo küvetinde içki içerek bağıra bağıra şarkılar söylerdi.