Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
293

Her fırça darbesinin arkasında bir düşünce ve her resmin anlatması gereken bir hikayesi var. Bazen hikayeler ise resmin kendisinden daha da ilginç hale geliyor.

Bizde sizler için en popüler sanat eserlerinden bazılarını ve bunların ardındaki hikayelerini sıraladık.

1- Edvard Munch – Çığlık / The Scream (1893)

Norveçli ressam Edvard Munch’un dünyaca ünlü Çığlık tablosu sanatçının en önemli eserlerinden bir tanesi. Çığlık tablosunun Sanat Tarihindeki orijinal adı ise Boğuntu‘dur. Bu resim, birçok insanı etkiledi, hayranlık uyandırdı ve birkaçını ise korkuttu. Resimde ön planda ızdırap çeker gibi görünen bir figür, arka planda ise Ekeberg tepesinden Oslofjord yer almaktadır.

Munch, 22 Ocak 1892 tarihli günlüğündeki kayıtlardan birinde Çığlık’ın arka planındaki ilham kaynağının Nice olduğunu söylüyor. Bir akşam bir yol boyunca iki arkadaşı ile yürürken Munch kendini yorgun hissetti ve trabzanlara yaslandı bu esnada iki arkadaşı yürümeye devam ettiler ve batmakta olan güneş ile gökyüzünün kan kırmızısı renginde olduğunu farketti, karşılaştığı manzara karşısında “doğanın içinden geçen bir çığlık hissettim” diyor Munch.

Amerikan sanat tarihçisi Robert Rosenblum’a göre bu resimdeki insan figürünün yüzü Paris’teki Musée de l’Homme’da bulunan Peru’dan gelmiş olan mumyanın yüzünden etkilenerek yapılmıştır.

Edvard Munch – Çığlık / The Scream (1893)

 

2- Pablo Picasso – Guernica

Pablo Picasso, İspanya iç savaşı sırasında Guernica şehrinin 26 Nisan 1937’de Alman ve İtalyan savaş uçaklarının saldırısının ardından yaşadığı acıyı yansıtan “Guernica”yı yarattı. Bugün, “Guernica”, savaşın getirdiği geniş çaplı acı ve yıkıma karşı insanlığı uyarmak için güçlü bir sembol olarak görülüyor.

Guernica tüm canlıların savaştan nasıl etkilendiğini gösteren bir tablo ve insanları, hayvanları ve bitkileri kapsamaktadır. Resmin gri, siyah ve beyaz tonlarında olması onu daha melankolik yapıyor.

Pablo Picasso, Guernica,1937

 

3- Vincent Van Gogh – The Starry Night, 1889

“Yıldızlı Gece”, Vincent Van Gogh’un en iyi ve modern kültür tarihinin en tanınmış eserinden biri olan ünlü bir yapıt. Bu muhteşem eserin ardında yatan hikaye ise Gogh bu resmi akıl hastanesindeki odasından görülen Saint-Remy-de-Provence şehrini tam olarak göremediğinden asıl manzaya sadık kalmayarak hayal gücüyle yaratmış olduğu unsurlar ekleyerek çizdi.  Resimdeki köyün kendi memleketi mi yoksa bir Fransız kasabası mı olduğu bilinmiyor.

Resimdeki parlak yıldız ise Gogh’un ‘sabah yıldızı’ olmayı düşündüğü Venüs’dür. Bu daha sonra araştırmacılar tarafından doğrulandı çünkü 1889 baharında, Venüs Dünya’ya oldukça yakın ve görünürdü.

Dünyaca üne kavuşmuş olan bu popüler eserin ressamın kendisi tarafından pek beğenilmediği ise kardeşi Theo’ya verdiği mektuplarda yer almakta.

Vincent Van Gogh, The Starry Night, 1889

 

4- Jan van Eyck – Arnolfini’nin Evlenmesi, 1434

Hollandalı sanatçı Jan van Eyck tarafından 1434 yılında yapılmış olan Arnolfini Portrait , sanat tarihçileri tarafından tarihin en önemli tablolarından biri olarak kabul edilmekte, aynı zamanda da sürekli bir tartışma kaynağı olmaktadır.

Ancak, resmin tartışmalı kısmı ayna değil, daha ziyade çiftin kendisi olmuştur. O zamanlar sadece evin etrafında duran çağdaş insanları boyamak sıra dışıydı, bu yüzden tarihçiler resmin daha derin bir anlamı olabileceğini savunuyorlar.

Jan van Eyck’ın bu tablosu, sanat tarihçisi Erwin Panofsky tarafından her ne kadar “Arnolfini’nin Evlenmesi” şeklinde yorumlanmışsa da tabloda anlatılan olayda daha önce gerçekleşen bir evlilikten bahsedildiğini savunanlarda var. Olaylar bununla da bitmiyor 1997’de çiftin ortaya çıkan belgelerinde tablonun yapıldığı dönem ve sonraki birkaç yıl içerisinde evli olmadıkları ortaya çıktı.

Aynadaki figürlerden birinin ressamın kendisi olduğu varsayılmaktadır.

Detay

5- Salvador Dali – Persistence of Memory, 1931

Salvador Dali – Persistence of Memory, 1931

Belleğin Azmi ya da Eriyen Saatler olarak bilinen Persistence of Memory, Salvador Dalí tarafından 1931 yılında yapılan ve en bilinen eserlerinden biridir.

İspanyol ressam Salvador Dali tarafından yapılan bu resim, onun en ünlü sanat eseridir. Bu resim tasarlandığı zaman, sanatçı kendinden kaynaklı psikotik halüsinasyonlara girme ve ondan önce gelenleri resmetme alışkanlığı içindeydi. Birçok kişi, eriyen saatlerin, zaman ve mekân arasındaki yakın ilişkiyi simgeleyen Einstein’ın görelilik Kuramı’nı simgelediğine inanırken, Dali kendi ilhamını güneşte eriyen bir peynir parçası olduğunu açıkladı.

Bu resim tıpkı diğer çalışmalarının çoğu gibi derinden ve kişiseldir. Arka planda tasvir edilen tepeler, kendi yerel Katalonya kasabasından Cape Creus tepeleridir. Hayatının bu evresinde sanatçı Freud tarafından derinden etkilendi ve şekilsiz formlar pasif bir düzende boyanarak nötr renkler rüyasında ressamın kendisinin temsilidir. Eriyen saatler ise zamanın anlamını yitirdiğini gösterir.

Kaynak: 1, 2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
293

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here