Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
23

Tablolar ve hikayeleri serimizin dördüncüsü ile karşınızdayız. Bu kez hep birlikte Ernst, Dali, Botticelli, Rembrandt ve Rousseau tablolarını okuyacağız.

1- Ernst – Europe After the Rain II (1942) 

Yağmur Sonra Avrupa, duygusal yalnızlık, fiziksel yorgunluk ve savaşın yıkıcı gücünün korkularını birleştiren bir başyapıt.

Yağmurdan Sonra Avrupa,  Ernst’in icat ettiği tekniklerden yoğun bir şekilde yararlandı ve hem bükülmüş enkazları hem de çürüyen organik çürümeyi anımsatan perişan bir manzarayı canlandırdı. Bir savaşın yıkıcı gücünün korkularını, ateşin yağmurunu, İncil’deki hüzün ve terör saltanatı sonrasında birleştirdi.

Eser günümüzde Hartford‘da bulunan Sumner Collection‘da sergilenmektedir.

2- Dali – Metamorphose de Narcisse (1937)

Metamorphose de Narcisse, Dalí’nin bir Yunan mitini yorumlaması. Narcissus, sadece kendini seven ve birçok sevginin kalbini kırmış büyük bir güzelliğin gençliğiydi. Tanrılar, bir havuzda kendi yansımasını görmesini sağlayarak onu cezalandırdı. Yansımasına aşık olan Narcissus, onu kucaklayamadığı için hayal kırıklığından öldü. Tanrılar onu nergis çiçeği olarak ölümsüzleştirdi. Havuzda diz çökmüş Narcissus’un yumurta ve çiçeği tutan eline dönüşümü halüsinasyon etkisi ile tasvir edildi. Narcissus’un dönüşümden önceki hali, olduğu gibi arka planda görülmekte. Dali’nin harikulade halüsinasyon ve yanılsaması ile resmi büyüleyici bir etki sundu.

3- Botticelli – Nascita di Venere (1485)

Venüs’ün Doğumu, kuşkusuz dünyanın en ünlü ve sevilen sanat eserlerinden biri. 1482 ve 1485 yılları arasında Sandro Botticelli tarafından boyanmış, İtalyan resminin sembolü haline gelmiş, bu yüzden alegorik anlamlar ve antik çağlara atıfta bulunulmuştur.

Tema, Latin Edebiyatından ve tam olarak Ovid’in Metamorphoses’lerinden gelir. Venüs, deniz yüzeyini saran bir kabuk üzerinde çıplak olarak tasvir edilir; solda rüzgarlar gülün bir çağlayanı ile uçar, sağdaki genç kız (Ora) tanrıça için onu giydirmeyi bekler. Çayırdaki menekşeler, alçak gönüllülük sembolü ve sık sık aşk iksirleri yapmak için kullanılır.

Sandro Botticelli bu çalışması ile sanat tarihine en iyi başyapıtlarından birini vermiş oldu.

Eser günümüzde Floransa‘da bulunan Uffizi galerisinde sergilenmektedir.

4- Rembrandt – The Nightwatch (1642)

Eserde, Yüzbaşı Frans Banning Cocq (siyah elbiseli) ve askerlerinin ilerlemesi resmedilmiştir. Gece Devriyesi, İngilizce “The Nightwatch” ve orijinal ismiyle “De Nachtwacht”; Hollandalı ressam Rembrandt tarafından 1642 yılında yapılmış olup Barok resim sanatının dünyaca ünlü örneklerinden biri ve belki de Hollanda tarihini en iyi temsil eden eserdir. Tablo en kısa tabiriyle; Yüzbaşı Frans Banning Cocg’un Teğmen Willem van Ruytenburch’u yönlendirişiyle ilerleyen 28 figürden oluşan askeri birliği göstermektedir.
Tabloya baktığımızda ilk dikkatini çeken kuşkusuz ki yakın planda bulunan Yüzbaşı Cocq ve Teğmen Ruytenburch. Beyaz yakalı siyah giysisi içinde ve rütbesini gösteren kırmızı kuşağıyla dikkat çeken yüzbaşı, askeri birliğe liderlik edip hareketlenmeleri için yol gösteriyor. Yan tarafından sarı giysiler içinde beyaz kuşaklı teğmen ise yüzbaşıya eşlik ediyor. Her ne kadar izleyici yüzbaşının teğmene emirler yağdırdığını düşünse de teğmenin emir alır gibi bir duruşu yok. Tablonun özelliklerinden biri de budur.
Eserde bulunan figürlerin çoğu askeri birliğe dair izler taşır. Bu yüzden bahsederken de askeri birlik diye genelleme yaparak bahsediyoruz fakat yakınlaştırarak baktığınızda bando takımından tutun da maskotlara kadar çeşit çeşit kurgulanmış figür görebilirsiniz. Rahatlıkla görebileceğimiz birkaçından söz edelim. Mesela, resmin sol tarafından bulunan kırmızı giysili adam figürü birliğin askeri kısmından (silahşör olabilir) biri ve elinde uzun namlulu bir silah taşıyor.
Ressamın en bilinen resmi olan The Nightwatch Amsterdam‘da Stedelijk Museum‘da sergilenmektedir.

5- Rousseau – Sleeping Gypsy (1897)

Modern zamanların en önemli eserlerinden biri olan Sleeping Gypsy‘ye ilk baktığımızda ay ışığında uyuyan bir kadın ve bir aslan tasviri görüyoruz.

Paris’e giden bir gişe toplayıcısı olan Rousseau, Akademi’ye girme emelleri olmasına rağmen, büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmiş bir ressamdı.

Uyuyan Çingene oryantal kostüm giyen bir çölde bir Afrikalı çingeneyi canlandırıyor. Çingene telli bir enstrüman ve su kavanozunun yanında yatıyor. Bu maddelerin her birinin ait oldukları kültürlere büyük önemi vardır. Oryantal frak ve mandolin, kendi Asya ve İtalyan kültürlerine özgüdür. Ancak, Rousseau hepsini kendi resminde bir araya getirmeye karar verdi.

New York‘da Museum of Modern Art(Moma)’da sergilenmektedir.

Kaynak: 1, 2, 3, 4
Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
23

1 YORUM

  1. Çok güzel bir çalışma olmuş.Bayıldım bu tarz çalışmaların devamını heyecanla bekliyorum .Wannart ekibine sonsuz teşekkürler

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here