Uyurken insanı hem rahatsız eden hem korkutan hem de merak ettiren bir olay varsa o da hiç şüphesiz kabuslardır. Bu gizemli ve kötücül rüyaların neden görüldüğü tarih boyunca merak edilmiş ve mitolojiyle anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Dünyanın her bir yanında oluşan mitoloji, bu kabus mitolojisinin açıklanmasına yardımcı olmaya çalışmıştır.

Kikimora – Slav Mitolojisi

Mora ya da Mara eski Slav mitolojisindeki ruhlardan biridir ve bu ruh güzel kadınların bedenlerini alıp erkeklerin rüyalarına giren onlara rüyalarında işkence eden, istemedikleri şeyleri söyleten, yaptıran ve onların bu rüyalarını kabuslara çeviren kötücül bir ruhtur. Genelde evin bodrumunda ya da fırınında yaşadığı düşünülen bu dişi ruh, yerleştiği evde huzursuzluk yapar ve ilk geleneksel uyku felcinin açıklamasını bu mitle yaparlar.

Nocnitsa – Slav Mitolojisi

Çocuklara uykularında eziyet eden gölgeden oluşmuş bir ruh olan Nocnitsa’nın, bataklık ve çamur gibi koktuğuna inanılır. Eğer bir Nocnitsa’dan korunmak istiyorsanız ortasına delik açılmış bir taş kullanmanız gerektiği söylenir. Bazı bölgelerdeki anneler ise bebeklerinin beşiklerine bir bıçak koyarlar veya beşiğin etrafına bıçakla bir daire çizerlerse doğaüstü varlıkların demire dokunamayacağını düşündükleri için çocuklarını korumuş olacaklarına inanırlar.

Baku – Japon Mitolojisi

Tanrıların diğer hayvanları yarattıktan sonra kalan artıklardan oluştuklarına inanılan ve insanların kabuslarına dalıp onları yiyip bitiren kötücül bir ruh olduğuna inanılır. Eğer bu girişimden memnun olmaz, yani doymazlarsa rüyaları ve umutları da yiyip bitirmekten geri durmazlar. Böylece insanları boş bir hayat yaşamaya mahkum ederler.

Kitsune – Japon Mitolojisi

“Gel ve uyu” anlamına gelen kitsu-ne ve “daima gelir” anlamında olan ki-tsune kelimeleri spesifik bir miti oluşturur. Ono adında biri, zamanını güzel bir kadın bulmak için geçirir durur. Aradığını bir akşam büyük bir kırsal alanda bulunca hemen onunla evlenmek ister ve böylece evlenirler. Çocuklarının doğumuyla eş zamanlı olarak, Ono’nun köpeği de büyüdükçe kadına daha çok düşmanlık sergileyen küçük bir köpek getirmiştir. Kadın, kocasına yavruyu öldürmesi için yalvarır ama adam bunu reddeder. Bir gün büyüyen bu köpek kadına öyle bir saldırır ki kadın en sonunda tilkimsi bir şekle girerek kaçar ve uzaklaşmaya başlar. Adam arkasından “Bir tilki olabilirsin ama sen benim çocuğumun annesisin, seni daima seveceğim, istediğin zaman buraya gelebilirsin, her zaman hoş karşılanacaksın” diye seslenir. Böylece her akşam kadın geri gelir ve adamın kollarında uyur. Fakat bu olay, insanlar için farklı bir hal almış ve her akşam insanları kandırarak ve kontrol altına alarak rüyalarında beliren doğaüstü bir tilki ruhu olarak kalmıştır.

Phobetor – Yunan Mitolojisi

Rüyaların tanrısı Morpheus ve gerçek üstü hayallerin ve fantezilerin tanrısı olan Phantatos’un kardeşi olan Phobetor, dünyevi alemde çeşitli hayvanların kılığında görünme yeteneğine sahiptir ve uyanık dünyada ölümlülerle etkileşim kurmak için fiziksel görünüşlerini istedikleri zaman istedikleri bir şekille değiştirebilir. Phobetor, çeşitli heykellerle insansı, kanatlı bir şeytan olarak gösterilmesine rağmen gerçek bir fiziksel forma sahip değildir. İnsanların kabuslarına giren Phobetor, dünyevi hayvanlardan kabus hayvanlarına kadar çok sayıda forma geçebilir, eğer tatlı bir hayvan biçimi alırsa genelde uyuyan insana rahat bir his verir ama bir canavar haline geldiğinde, sonuçları insanlar için hiç iç açıcı olmaz.

Melinoe – Yunan Mitolojisi

Melinoe Yunan mitolojisinde yeraltı dünyası Cocytus nehrinin ağzının yakınında tanrıça Persephone’nin kızı olarak doğmuş olan bir peridir. Korkunç fırtınalarla insanlara kabus ve delilik getirmekten sorumludur. İnsanları korkutarak kendi yolunu çizdiğine inanan Melinoe, ölen insanların, gölgelerin veya hayaletlerin tanrıçası olarak bilinir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here