Antik dünyanın 7 harikasından biri olan Halikarnas Mozolesi; MÖ 4. yüzyılda Anadolu’daki Karia kralı Mausolos’un mezarı için Halikarnassos’ta, yani şimdiki adıyla Bodrum’da inşaa edilmiştir. Ayrıca bu ünlü yapıt mezar anıtları için kullanılan ‘mozole’ sözcüğünü kazandırmıştır.

Halikarnassos’un başkent olması ve büyümesi Mausolos döneminde gerçekleşir. Sanat sevdalısı olan kral surlarla çevirdiği kenti Helen gelenekleriyle donatmış ve müthiş bir imar çıkarmıştır. 7 kilometre uzunluğundaki şehir duvarları, tiyatrolar, anıtlar ve heykellerle donattığı şehir; kültürel, maddi ve politik olarak tarihinin en güçlü zamanlarını yaşamıştır.

Şehrine güzellikler katmayı seven bu kral, en ünlü sanatçılara kendi anıt mezarı olacak bu mozoleyi inşa ettirmeye başlar. Anadolu kültürüyle uyuşmayan iç evlilikler o zamanlar yaygındır ve kardeşler birbirleriyle evlendirilir. Kral Mousolos hayatını kaybettiğinde hem kız kardeşi hem de karısı olan Kraliçe Artemisia şehrin başındadır ve mozolenin inşaasını o devam ettirir. Söylenceye göre Artemisia eşinin küllerini şarap eşliğinde içer ve böylece onun kalıntıları için kendini yaşayan bir mezar yapar.

Çok büyük bir mermer anıt inşa edilir. Yüksekliği 55 metre olduğu düşünülür. Mezarın ana bölümü büyük bir temel üzerine oturmaktadır. Ön bölümde sütunlar vardır ve en üstte ise 7 metre yüksekliğinde bir piramit yer alır. Mozoleyi Mousolos’un heykeli taçlandırır. En son 12. yüzyılda Psikopos Eustathios tarafından görülmüştür. 1500 yıl ayakta kalan inşanın bir depremle yıkıldığı düşünülmektedir. 1402′ de Saint Jean Şövalyeleri Bodrum’a geldiğinde yıkık olan mozolenin taşlarını Bodrum Kalesi’nin yapımında kullanmışlardır. Günümüzde büyük bir çukur içerisinde az bir kalıntısı kalmıştır.

Kolon işçiliğini ve piramit çatı yapısını birlikte bulundurduğu için hem Yunan hem de Mısır mimarisinin karakteristik özelliklerini almıştır. İki farklı kültürü bir araya getirmesi mozoleyi değerli kılar. Gerçekte anıtsal mezarlar yeni bir gelişme değildir. Antik Mısır’da firavunların mezarlarını belirten piramitler yapılmıştır. Ancak Atina’da bu derece kişiyi yüceleştiren yapılar görünmez çünkü kişisel başarıyı anmak uygun görülmemiştir. Halikarnas’ın mozolesi, İskender’in yükselişiyle Yunan kültüründe yer almış gelişmelerin bir örneği olmuştur. Bu mozole, abartının ve sıralı düzenin çok öne çıktığının bir örneğidir, öyle ki Platon monarşik gücün yükselmesine bağlar.

 

Kaynak: Hollingswort, Mary, Dünya Sanat Tarihi, İnkılâp Kitapevi, 2009