Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
3

Şehirlerin edebiyata etkisi asla yadsınamaz. Edebiyat dünyasından birçok insanın vardır bir şehri. Ya hayranlıkla şiirlerinde sık sık bahsettiği, ya romanını caddelerinde yaşattığı, ya adına şiirler yazdığı ya da bir nefretin içinde, asla kopamadığı. Şehirler ve edebiyat dünyası koca bir derya iken biz, sizler için küçük bir kaşık daldıracağız.

1)YAHYA KEMAL BEYATLI – İSTANBUL

“Gurbetten, uzun yolculuk etmiş, dönüyordum.
İstanbul ufuktaydı…”

2 Aralık 1884, Üsküp doğumludur. İstanbul, doğduğu değil ama aşık olduğu şehirdir. Şiirlerinde, aruz veznini terk etmemiştir ve “Ok” şiiri hariç tüm şiirlerini aruz ile yazmıştır. Divan Edebiyatı’nı cumhuriyetin ilk yıllarına getirmiştir ve modern edebiyatla harmanlamıştır. Bu şiirlerde birçok şeyden bahsetmiştir ama en çok İstanbul… İstanbul onun nefes aldığı yerdir. Dilinden düşürememiş, kalemini eline aldıkça İstanbul’u anmıştır.

“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

2)FRANZ KAFKA – PRAG

3 Temmuz 1883’te, Yahudi bir ailenin 6. çocuğu olarak Prag’da dünyaya geldi. Hayata genelde puslu gözlerle bakmış ve olanların altında ezilmiştir. Bir Yahudi olarak Almanlar ile iç içe yaşadı, Çeklerin içinde Almanca konuştu. Kimseyi pek memnun edemedi. Babası en büyük çatışmaları yaşadığı insandı. Tüm bu sıkıntılarını, kayıp ve acılarını anlattı ve hissettirdi kitaplarında. Tüm bunlar, Prag’ın sokaklarına serpilmişti. Öfkesini bu şehirden çıkardı. Şehre karşı da hep bir nefret taşıdı içinde. Ama oradan hiçbir zaman ayrılamadı. Belki nefret ve Kafka’nın umutsuzluğunun ördüğü bağlarla bağlanmışlardı birbirlerine.

Kafka’nın evi, Prag

3) AHMET HAMDİ TANPINAR – BURSA

“Bu hayâle uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtılarından
Billûr bir âvize Bursa’da zaman.”

23 Haziran 1901’de, İstanbul’da doğdu. Ahmed Hamdi, Bursalı değildir ama Bursa; hakkında konuştuğu ve yazdığı bir şehirdir. Her zaman bu şehre sevgisini dile getirmiştir. Demeçler vermiş, yazılar yazmıştır. “Bursa’da Zaman” şiiriyle tanınmıştır zaten.
Beş Şehir kitabındaki şehirlerden de bir tanesidir Bursa ve orada şu şekilde bahsetmiştir bu şehirden:

“Bu şehirde muayyen bir çağa ait olmak keyfiyeti o kadar kuvvetlidir ki insan ‘Bursa’da ikinci bir zaman daha vardır’ diye düşünebilir. Yaşadığımız, gülüp eğlendiğimiz, çalıştığımız, seviştiğimiz zamanın yanı başında, ondan çok daha başka, çok daha derin, takvimle, saatle alakası olmayan; sanatın, ihtirasla, imanla yaşanmış hayatın ve tarihin bu şehrin havasında ebedi bir mevsim gibi ayarladığı velut ve yekpare bir zaman.”

4)GARCİA LORCA – GRANADA

“Ölüm, güzel çingenem, ölümümsün dün de bugün de,
Ah! Ne kadar rahatım seninle başbaşa,
İçime çekerken Granada’nın havasını,
Benim Granada’mın!”

5 Haziran 1898 Granada’da doğmuştur. Şair olmasının yanı sıra bir bestekar ve ressamdır. Çok yakın olduğu Salvador Dali ile beraber çaba harcamış bir sanatçıdır. İkisi de sanatını icra edebilmek ve başkalarına aktarmak için uğraşmıştır. Şiirler yazmış ve dergilerde yayımlanmıştır. Bu şiirlerin çoğunluğunda, o çok sevdiği şehri, Granada’yı anlatmıştır. 38 yaşında Granada’da öldürülmüştür.

“Akar nehirlerin Granada
Biri kanla, gözyaşıyla öteki”

Onlar ya da şehirleri bu kadar kısa değil tabii. Daha ne çok okunacak yazı ve şiir, adımlanacak şehir var!

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here