15 Ocak 2018 tarihi, The Cranberries ile büyüyen veya olgunlaşan bir nesil için unutulmayacak bir tarih olacak: Müzik dünyasının gördüğü en büyük vokallerden biri olan Dolores O’Riordan, o gün hiç beklenmedik bir şekilde 46 yaşında aramızdan ayrıldı. Sanatçı, grubu The Cranberries ile Zombie başta olmak üzere LingerDreamsOde to My FamilyAnimal InstinctJust My Imagination ve Salvation gibi birbirinden ayrı güzellikte klasik hite imza atmıştı. Grup da böylece dünya çapında 40 milyondan fazla albüm sattı. Topluluğun şarkı yazarı ve vokali olarak elde edilen başarıda en büyük paya sahip olan O’Riordan, kendine özgü şarkı söyleme tekniğiyle de çok yaratıcı bir müzisyendi: Vokalini farklı kılan ise 2 buçuk oktavlık muazzam sesi ile yodel ve celtic rock tekniklerini harmanlamasıydı.

İrlanda’nın Limerick gibi çok fazla imkanın olmadığı bir şehrinden çıkıp bir de bunun üstüne alternatif rock olarak ifade edebileceğimiz müzik türüyle dünyaca üne kavuşabildiği için O’Riordan, her anlamda gerçek bir sanatçıydı. Daha da önemlisi, The Cranberries’i hayatının herhangi bir bölümünde fon müziği yapmış müzikseverler için ise unutulmaz izler bırakmış bir isimdi. Müzisyen, The Cranberries ile olduğu kadar bir de grubun tekrar birleşmesinden önce yayımladığı iki solo albümüyle de fazlaca iz bıraktı. Ancak özellikle ilk solo çalışması, zamanında albümün tadını almış müzikseverler için ayrı bir değeri olan albümdü.

2007 yılında ilk solo albümü Are You Listening?’i yayımlayan O’Riordan, her zaman kısacık görmeye alıştığımız saçlarını kaydın kapağında görüldüğü gibi bu defa uzatarak dinleyicilerinin karşısına çıkıyor. Albümde her zamanki The Cranberries tarzından uzaklaşmayan sanatçı, bunun yanında birçok farklı müzik akımını da tarife katarak sıra dışı bir lezzet yakalıyor. Böylece, kayıt baştan sona dinlenildiğinde dinleyiciyi herhangi bir şekilde sıkma olasılığı çok düşük oluyor. Ayrıca bununla birlikte, The Cranberries’in bu albüm çıkana kadar oldukça uzun bir süre pek akılda kalıcı işlere imza atmamasıyla da O’Riordan’ın ilk albümü insanı fazlasıyla etkilemeyi başarıyor.

Albümün ilk single’ı olan Ordinary Day, kaydın dinlemesi en zevkli işlerinden biri: Şarkı ilk saniyesinden dinleyiciyi etkisi altına alıyor ve nakaratında ise “Beautiful girl, won’t you be my inspiration. Beautiful girl, don’t you throw your love around” dizelerini ister istemez size söyletiyor. Sanatçının parçadaki naif vokallerinin arka fonundaki akustik gitar özellikle çok başarılı. Tam bir yolculuk şarkısı bu. Ardından gelen When We Were Young’da ise tempo birden muazzam bir biçimde yükselerek enerjinizi tavana çıkarıyor. Buradaki elektro gitarlar da parçayı Dolores’in sesiyle birlikte taşıyan en önemli unsurlar. Bu nedenle şarkının oldukça agresif ve güçlü bir karakteri var: “I wanna get out. I wanna go home. Is anything better. Than you on the phone?” sözlerini söylerken sanatçının o özlemini ve bıkkınlığını hissedebiliyorsunuz. Hatta sonlara doğru The Cranberries parçalarından alıştığımız o yodele benzeyen bağırışları da duyabilirsiniz.

Human Spirit ise İrlanda geleneksel müziği Celtic rock ögeleri taşıyan başarılı bir parça. Yan flüt katkılı bu şarkı, sanatçının kökenlerini kullanarak modern şarkılar yazabildiğinin bir başka kanıtı. Ayrıca O’Riordan’ın Sam Smith’ten tam 7 yıl önce “Won’t you stay with me?” haykırışları yaptığı Stay with Me ise albümün bir diğer dikkat çeken parçası. Özellikle nakarattaki sert gitarlar parçayı ayrı bir seviyeye taşımış. Black Widow, daha önce ifade ettiğimiz üzere sanatçının müziğinde farklı bir lezzet yakaladığı parçalardan biri. Piyanoların ve çoklu vokallerin deneyselliği şarkıyı çok orijinal bir yere koyuyor. Bunun yanında Apple of My Eye ve Ecstasy de vokallerindeki iniş çıkışlarıyla ve dinleyiciyi kendine bağlamasıyla akustik The Cranberries parçalarını andıran çok tatlı çalışmalar olmuşlar. October ise sanatçının sesinin ilk dönemlerine en fazla benzediği parçalardan biri. Albümün en akılda kalan şarkılarından olan eser, “You stand in my way, with nothing to say.” nakaratıyla ve özellikle de parçanın sonundaki vokalle etkisi altında bırakıyor.

Sanatçının aramızdan ayrılışının ardından biliyoruz ki özellikle Everybody Else Is Doing It, So Why Can’t We? ve No Need to Argue albümleri birer klasik olarak değerlendirilecek. Bu albümlerin arkasında zamanla ölümsüzleşecek olan Are You Listening? ise sanatçının en kişisel eseri olarak kalacak. Huzur içinde yat Dolores…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here