Çıktığı andan beridir oyuncuların ilgisinin üzerinden hiç eksik olmadığı bir oyun olan Doki Doki Literature Club oyununun farklı atmosferi ve ilgi çekici temasıyla adından ses ettirmeye devam ediyor. Başlangıcındaki o “Kawaii’” temalı havasından birden ürkütücü bir oyuna dönen Doki Doki, belki de göründüğü kadar bir oyun değildir? İşte bazı ilgi çekici teoriler.

Kodlar

Oyunu oynayan herkes dosya silme olayını biliyordur. Monika en son kalır ve oyunun gerçek sonuna ulaşabilmek için dosyalarından Monika’yı silmemiz gerek. Peki o dosyaların içeriğinde neler olduğunu merak ettiniz mi?

Eğer cevabınız evet ise ve daha önce bakıp hüsrana uğradıysanız size bir müjde. Aslında dosyaların içindeki sayılar o kadar da rastgele yazılmış sayılar değildi. O sayıların her biri bir kodun parçası ve başka şeylerin de bir parçasıydı.

Kodların hepsini çözmeyi başardığınızda, Monika’nın kodundaki hikaye hepimizi heyecanlandırmaya yetiyor. Çünkü hikayenin sonunda bir tarih görüyoruz.

“Bekle bizi. 2018.”

Başka Bir Oyun

Bazı teori videolarının belki de başını çeken bir düşünce. Acaba bu kadar farklı karakterdeki 4 kulüp üyesinin aslında başka oyunlardan gelmesi, mümkün mü?

Bu oyun hakkında yapılan en büyük teori videosunda, ki biz onu siz bulun diye isimsiz olarak bahsetmek isteriz, Monika’nın silinmesi ardından Kulübün liderinin Sayori olduğu kısımda bu sefer ben merkezci konumdaki karakterin Sayori olması, acaba bütün bu karakterlerin Monika kafalarını karıştırması dışında ortaya çıkabilecek bir başka yönde gizli yanları olduğu sorusunu akıllara getiriyor.

Çünkü aslında bakarsanız bu oyun sadece bir “Visual Novel” değil mi? Yani, oyunun tek amacı önceden hazırlanmış diyaloglara göre hareket etmek.

Ve daha önce hiçbir Dating Sim veyahut Visual Novel tarzı bir oyunda böyle kafa karıştırıcı karakterlere rastlamamıştık ki böyle bir oyun tarzında bu kadar yoğun ve karışık bir karaktere de gerek yok.

E o halde, acaba… bu karakterlerin daha büyük planlı bir oyuna ait olma olasılığı,

olabilir mi?

NOTHING IS REAL

Oyunun ilerleyen dakikalarında elimize bütün kelimeleri çizilmiş ve sadece belli başlı harflerin gözüktüğü ve birleştirdiğimizde de “nothing is real” yani hiçbir şey gerçek değil anlamına gelen bir cümleyle karşılaştığımız bir mektuba erişiyoruz. Çoğumuz sadece sözü okuyup devama basarken bazı meraklılar o mektubu alıp renk ayarlarıyla oynadığında, siyah çizgilerin altındaki gerçek metine ulaşmışlar.

Metinde sözü edilen Arrhythmia, bir kalp rahatsızlığı. Eğer dikkat ettiyseniz çok fazla bilimsel terim var. Teorisini paylaştığımız arkadaşa göre, olayı anlatan kişi bir doktor ve Elyssa adındaki kızın kalbinde ne çeşit bir rahatsızlık olduğunu saptayabilmek için bir ailenin evine gidiyor. Sözü edilen aileye anladığımız kadarıyla “katılım” gösterebiliyoruz. İlerleyen kısımlarda ise sözü edilen rahatsızlık, çoğul bir şekilde bahsi geçiyor. “Their symptoms”. Yani büyük ihtimal kızın üzerindeki hastalık bütün bir ailedeydi ki ailesi olduğunu da sonraki cümlelerde görmekteyiz.

Ama daha korkunç gelen şey, son satırlar.

Duvarın öbür tarafından gelen Elyssa’nın çığlıklarını duyabiliyorum. Çaresizce dinliyorum. Renior, birazdan kızın yanına gideceğini söyledi. Şu an onun odasında mı?

Neden çığlıkları öncekinden bile daha yüksek?

Bahsi geçen aileye katılabileceğimizi mektup içerisinde gördüğümüzü söylemiştik. Bahsedilenlere göre, Elyssa bir çeşit insan deneğinin bir parçası. Ve bütün bu parçaları bir araya getirdiğimizde, bir grubun, yani sözü edilen ailenin, genç kızlar üzerinde deney yaptığı sonucuna ulaşılıyor.

Bu teori başta sadece mektup üzerinden gidiliyor gibi düşündürse de, oyun içerisinde iki kez “insan deneyleri” konusuna değinildiğini hatırlatmak isterim. İkisi de Yuri’nin bizimle okumak istediği “The Portrait of Markov” adındaki kitabın konusundan bahsedilirken sözü edilmişti.

İlk sözü edildiği yer Yuri’nin tamamen masum bir şekilde kitabın özetini geçtiği kısımdı.

Şöyle ki, “hikaye liseli bir kızın uzun süredir kayıp olan kız kardeşinin yanına taşınması ve kısa bir süre içerisinde de hayatı oldukça garip olmaya başlaması hakkında.

Kız, insan deneyleri yapılan bir hapishaneden kaçan insanlar tarafından hedef haline geliyor ve hayatı tehlikede olduğu sırada, en çok kime güvenmesi gerektiğini seçmesi gerekmekte.”

İkinci anlatımını yaptığı kısımda ise Yuri biraz daha kafayı sıyırdığı ve hikaye hakkında aslında sayfalarda asıl anlatılan olaylar için daha ürkütücü bir konuşma yaptığı yer.

“Hikaye, dindar bir kampın insan deneyleri yapan bir hapishaneye dönüşmesi hakkında. Buraya hapsedilen insanlar kana aç ölüm makinelerine dönüştürülüyorlar. Ama kurulan tesis gittikçe kötüleşerek insanları terbiye etmek için uzuvlarını keserek ve onları gidip- ”

Ve cümlesini keser.

Sahte bir kitap için gerçekten fazlasıyla detaylı bir anlatım, öyle değil mi?

Libitina

Kodların bu oyun içinde ne kadar önemli olduğunu hatırlayalım. Son iki teorimizde bahsettiğimiz, karakterlerin farklı bir oyundan gelmesi ve Yuri’nin çok sevdiği “The Portrait of Markov” kitabını da köşeye bıraktığımızda,

Kodların arasında saklı bir karakterden daha bahsetmek isterim.

Libitina.

Kim olduğu aslında bilinmiyor. Tek bilindiği bahsinin geçtiği yerde bir nevi test sonuçlarının olması. Karakteristik özellikleri, yaşı, kilosu ve benzeri hakkında öğrenilmesi gereken birçok şeyin yazıldığı kısımda “deney” kelimesi ile birlikte akıllara bir önceki teoriyi getirmekte.

Libitina bu deneklerden birisi olabilir mi?

Karakteristik özelliklerinden bahsederken, “kendine zarar vermeye meyilli, çığlık atan, yüksek sesli kahkahalar, yersiz gülmeler…

Bütün bunlara baktığımızda, tanıdığımız karakterlerden bir tanesinin aslında bütün bu özelliklere sahip olduğunu fark ediyoruz.

Yuri.

Yuri’nin “The Portrait of Markov” hikayesine bu kadar hayran olmasının nedeni de bu olabilir.

Çünkü o hikaye aslında Yuri’nin hikayesi.

Yani, gelecek oyundaki deneyi başarıyla geçen ve oyunun psikopat baş karakteri,

Libitina yani, Yuri olma olasılığı çok yüksek.

Tabii, bunların hepsinin yalnızca birer teoriden ibaret olduğunu da unutmamak gerek. 🙂

Bizden  şimdilik bu kadar. Eğer sizin de aklınızda buna benzer sağlam teoriler varsa, bizimle paylaşmayı unutmayın!

2 YORUMLAR

  1. Benim bir fikrim var. Daha doğrusu sorum. Monika bizimle birlikte olabilmek için önce Sayori’yi öldürüyor, sonra Yuri’nin akıl sağlığını kaybetmesine yol açıyor, en son da Natsuki’yi dosyalardan siliyor. Ancak bunlar olmadan önce, sadece Sayori’nin öldüğü vakitlerden sonra ortam oldukça farklılaşıyor. Natsuki ve Yuri kavgaya devam ediyor çünkü Sayori onları ayıramaz. Çünkü o ölmüştü. Bunların hepsi normal. Ama Yuri’nin akıl sağlığını kaybettikten sonra sanki kendinde değilmiş gibi konuşması?? Yuri’nin bize aşık olduğunu zaten biliyoruz. Yuri’nin Libitina olma ihtimalini de biliyoruz. O zaman neden kendinde değil gibi konuşuyordu? Natsuki ile kavgaları sırasında Natsuki’ye inanılmaz laflar atıyordu. Bu işin içinde Monika’nın olma ihtimali var mı? Dosyalar ile oynayabiliyor. O zaman Yuri’nin beynine girebilir. Natsuki de öyle. Yuri ile kavga ettiklerini hatırlamaması… Monika düzenli olarak dosyaları sildiği için olabilir mi bu kışkırtma ve unutkanlıklar?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here