Meksika Yucatán Yarımadası’ndaki ikonik Tulum bölgesinde bulunan ve Roth Architecture tarafından tasarlanan Uh May Residence, ormanın ortasında yaşanabilir bir heykel olarak karşımıza çıkan orman konutu.

Yapı, ona ev sahipliği yapan ormanın doğal yaşam alanını anlamak, saygı duymak üzerine inşa edilirken bir sanat şehri Azulik Uh May’ın ortamıyla da uyum içindedir. Üzerine inşa edildiği zeminin organik şekillerine sadık kalınıp Fibonacci spirali şeklinden ilham alınarak hiçbir düz çizgi veya keskin açı olmadan tasarlanmıştır. Konut, ormandaki yaşamı yeniden tanımlayarak mimari ile doğal çevresi arasında yıkıcı olmayan bir diyalog oluşturmayı hedefliyor.

Projenin inşasına rehberlik eden amaç, doğanın ağ oluşturma becerisinin, ağaç ağı aracılığıyla iletilen bilgilerin entegrasyonuymuş. Dünya’nın ekosisteminin çeşitliliği milyonlarca yıl içinde gelişti ve giderek daha karmaşık ve temelli bir hale geldi. Hala araştırılan karmaşık bir mantar ağı olan miselyum ile birbirine bağlanan ağaçlar, birbirleriyle iletişim kurar, yardım eder ve korurlar. Burada yaratılmak istenen ruh da bu bütünlükten geliyor.

Malzeme olaraksa çimento kullanımı, özellikle binlerce ağacın kesilmesini ve ormana ağır makinelerin girmesini önlemek için özel olarak seçilmiş. Yerel malzemelerle beraber hazırlanmış kaplama, bunu tamamen organik formların buluştuğu bir yer haline getirmiş. Böylece binanın içinde bulunan, otuzu ana yatak odasında olmak üzere 250 canlı ağaç korunarak tasarıma dahil edilmiş ve herhangi bir ağacı kesmemek projenin her adımını yönlendirmiş.

Yapının içi ana süit, çift kişilik süit ve piyano içeren bir müzik odasının yanı sıra yüzen ağlara ve asma dokuma koltuklara sahip dinlenme alanlarından oluşur.

İç mekanda süitlerin dışında en çok kullanılan ortak kullanım alanları ise sanat ve okuma odası, müzik odası, dağıtım ağları, iç ve dış ses sisteminden oluşur. Başlı başına bir ortak alan olan yemek alanında tam donanımlı mutfak, zemin seviyesinde şarap mahzeni ve kuş yuvasına benzer oturma alanına sahip çatı katı bulunur.

Dış mekanda iklimlendirilmiş havuz, buhar banyosu, sauna, egzersiz ve sağlıklı yaşam alanı, tuvaletler, IK LAB’ın çağdaş sanat galerisine özel erişim ve yemek odası bulunur.

Yapının içinde Artur Lescher, Margo Trushina, Miriam Cahn ve Guillaume Leblon gibi uluslararası çağdaş sanatçıların eserlerinin yer aldığı bir okuma ve sanat odası da yer alıyor.

Proje sırasında ekibin üstesinden geldiği en zor engel sorulduğunda ise ekip, en zor engelin tam olarak hiçbir ağacı feda etmemek olduğunu söylüyor ve çevrenin doğal dokusunu korumak için yeni inşaat teknikleri geliştirmeleri gerektiğini ifade ediyorlar. Bu yüzden her şeyin elle ve sanatsal bir şekilde yapılması sağlanmış.

Son olarak ekibin vizyonunu anlamak için onlar tarafından amaç haline getirilen bir diğer söylemleri ise şudur: ‘İnsan evriminde, insanın dünyadaki yerinin üç temel ögeyle tanımlanması; sanat doğa ve ataların bilgeliği. Bu üç öge, yalnızca projelerimizin her birini değil, aynı zamanda organizasyon yapımızı ve kabile olarak bağlanma şeklimizi de yönetir.’

Kaynak: 1, 2, 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here