Kanadalı Astrofizik uzmanı Hubert Reeves’e ait bir sözle açılış yapalım: Doğayla savaş halindeyiz. Kazanırsak, kaybedeceğiz. Peki neden? Çünkü doğa, bizim evimiz. Ait olduğumuz yer. Her geçen gün büyüyen bu savaşı kazanırsak, biz de yenileceğiz.

İnsanoğlu yerleşik düzene geçtiğinden beri doğada bir şeylerin dengesi değişmeye başladı. Ancak, asıl kirlilik ve yıkım Sanayi Devrimi’nin bir sonucu oldu. Teknoloji geliştikçe doğum oranı ve ölüm oranı arasındaki fark arttı, nüfus patlamaları yaşandı. Tüm bunlar beraberinde enerji kaynaklarının bilinçsiz tüketimine sebep oldu. Dünya üzerindeki insanlar bu kaynakları bilinçsizce tüketmeye devam ettikçe birbirleriyle savaşmaya da başladılar. Bu savaşlar daha da büyük yıkımları beraberinde getirmeye devam ediyor. Okullarımızda doğaya dair eğitimden yoksun bırakıldığımız gibi doğanın bir parçası olmayı öğrenemiyoruz. Ne yazık ki kendimizi yok ettiğimiz gibi, bizden başka her canlıyı da kendimizle buna sürüklüyoruz. Buna hakkımız yok çünkü doğa bizim evimiz, gidecek başka yerimiz yok. 

Neyse ki son zamanlarda, haklı endişeyle, bu gidişata müdahale eden ya da sesini çıkaran bilinçli insanların oluşturduğu çevre kuruluşları ve projeler artmakta. Ülkemizde de agaclar.net bu kapsamda projeler gerçekleştiren bir platform. Asıl amacı bitkiler hakkında bizlere bilgi sağlamak ve doğa bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak olsa da bunların yanında daha başka amaçlara yönelik de hizmet vermektedir. (Bkz.)

Doğa İçin Çal, Agaclar.net’in en bilinen projesidir. 2009 yılından beri, Fırat Çavaş‘ın önderliğinde gelişmeye devam eden bir farkındalık projesi. Doğanın giderek bozulan dengesini müzikle aktarmak, müzikle bilinç yaratmak ve insanları bir noktada buluşturmak adına düzenlenen bu projeyle bir sürü müzisyen bir araya gelerek türkülerimize yeni yorumlar getiriyor.

Doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekan ve kaynak oluşuyla, müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası oldu.

Divane Aşık Gibi ile yola çıkıp şimdiye kadar hayat verdikleri diğer parçalar arasında Uzun İnce Bir Yoldayım, Gesi Bağları, Çemberimde Gül Oya, Çayeli’nden Öteye, Selvi Boylum Al Yazmalım, Çiçek Abbas, Devlerin Aşkı, Bitlis’te Beş Minare, Çökertme, Ateş Attım Samana, Havada Bulut Yok, Hayde, Hey On Beşli ve Allı Turnam bulunmakta. Tüm bu türkülere hayat veren yetenekli müzisyenlerin yanı sıra; doğanın baş tacı bülbüller, ağaç sesleri, rüzgar sesleri… Hepsi bir uyum içerisinde onlara eşlik ediyor ve dinledikçe bizler de bu güzel projenin birer parçası olmak için can atıyoruz! Şimdi dilerseniz sizleri tüm bu güzelliklerle baş başa bırakalım. Keyifli dinlemeler!

Doğa İçin Çal videolarını Youtube kanalı üzerinden takip edebilirsiniz. Kanalın içeriğinde, yukarıdaki parçalarla birlikte doğa konserleri ve farkındalık videoları da mevcut.

Kaynak: 1,

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here