Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

İtalyan şair Filippo Tommaso Marinetti’nin İtalya’nın ancak geçmişle bağlantıyı keserse sanat alanında ileriye doğru gidebileceğini savunmasıyla başlattığı bir akımdır “Fütürizm”. 20 Şubat 1909 yılında Le Figaro adlı, dönemin ünlü gazetelerinden birinde manifestosunu yayınlamış ve böylelikle dönemin en önemli akımlarından birinin temellerini atmıştır. Bu manifesto insanlığa bir çağrı şeklindedir, onları geçmişe ait her şeyi bırakıp yeni bir dünya yaratmaya teşvik eder. Amaçları; yeni bir dünya düzeni içerisinde, yeni bir sanat anlayışı yaratmak olan Fütürist sanatçılar bu yeni sanatın ne olacağına tam bir açıklık getirmemişlerdir, sadece geçmişten kurtulmak ve yenilenmektir asıl hedeflenen. En çok ilgilerini çeken kavramlar; hız, dinamizm ve teknoloji olmuştur. Fütürizmin en önemli temsilcilerinden olan Boccioni’nin şu sözünden hareketliliğe olan hayranlıklarını anlayabiliriz: “ Her şey hareket eder, her şey bir kovalamaca halinde hızla döner. Önümüzdeki figürler bir görünüp bir yok olurlar. Retina üzerindeki görüntülerin etkisi, titreşimler halinde algılanır. Koşan bir atın dört ayağı değil, yirmi ayağı var gibi görünür ve o görüntü birden üçgenimsi bir biçim kazanır.”. Ortaya konulan eserlerin neredeyse hepsi bir yandan Kübizm etkisi altında olsa da, diğer bir yandan dışavurumcu bir soyutlama ile dinamizmin temellerini yakalama hedefindedir. Bu akımın ün kazanmasına fayda sağlayan sanatçıların ortaya koyduğu ve nesnelerin hareket halindeykenki durumunun tasvir edildiği birkaç esere göz atalım.

Daha önce hiç ele alınmamış bir konu olan ve Fütürizm’in amaçlarına hizmet eden eserlerden biri, Giacomo Balla‘nın, Dynamism of a Dog on a Leash (Tasmalı Köpeğin Dinamizmi) adlı eseridir şüphesiz. Burada bize gösterilen günlük hayattan alınmış, çok olağan bir karedir; bir kadın köpeğini gezintiye çıkarmıştır fakat amaç figürleri bize bedenlerinin tüm detaylarıyla göstermek değil sadece onların hareketlerine odaklanmak. Köpeğin patileri, kuyruğu, kadının ayakları, tasmanın zinciri ve bu nesnelerin hareket ederken geldikleri farklı konumlar tek bir karede resmedilmiştir. Daha önce hareketliliği bu şekilde ele almak kimsenin aklına gelmemişti, bu yüzden yapılan bu deneysel çalışmalar bir çığır açmıştır diyebiliriz. Dinamik bir nesneyi, hareketi sırasında bulunduğu tüm pozisyonlar üst üste gelecek şekilde resmetmek, tam anlamıyla yeni bir sanat oluşturmaktır. Ayrıca figürlerin üstünde yürüdükleri zeminde oluşan çizgiler de, onların hareketleriyle bir ilerleme kaydettiklerine gönderme yapar.

Yine Fütürizm akımının önemli eserlerinden biri olan Unique Forms of Continuity in Space (Uzayda Sürekliliğin Eşsiz Formları), Umberto Boccioni tarafından yapılan bronz bir heykeldir. Bu sefer bir figürün hareket halinin bir heykelde ele alınışına şahit oluyoruz. Bu eserde de ele alınan insan figürünün fiziki detayları en aza indirilmiş, sadece dinamizme odaklanılmıştır hatta kolları yerine kanata benzer uzuvlara sahip olduğu söylenebilir. Yürürkenki anı tasvir edilen figürün bacaklarında gördüğümüz uçuşan bölümler, adeta esen rüzgar ve hareketin etkisiyle oluşan, normalde gözle görülmeyen detaylardır. Yine deneysel bir çalışma ortaya konulmuş ve insan dinamizmi bu şekilde ele alınmıştır. Bacak kısmındaki detayları, bol pantolon giymiş bir kişinin yürürken kıyafetinin uçuşan parçaları olarak da hayal edebilir böylelikle bu heykeli daha kolay anlamlandırabiliriz.

Bu iki eserde de gördüğümüz üzere Fütürizm akımı sanat dünyasına yeni bir soluk kazandırmış; alışılageldik, eski sanat anlayışını yerle bir etmiştir. Tüm bu dinamizmi tasvir etme merakı da dönemin gelişen teknolojisinin, özellikle fotoğrafçılığın ortaya çıkmasının ve bu gibi hız içeren anların ölümsüzleştirilmesinin bir sonucudur.

Kaynak 1,2,3,

Antmen, Ahu, 20.Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar, Sel Yayıncılık, 7. Baskı

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here