Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6

Hugh Jackman ve Christian Bale‘in başrolü paylaştığı, Christopher Priest‘ın aynı adlı romanından uyarlanan, Jonathan Nolan ve Christopher Nolan tarafından senaryolaştırılan filmin yönetmenliğini de yine Christopher Nolan üstlenmiştir.

Film, iki toy sihirbazın gerçek bir sihirbazlığa doğru yol alırken bir anda birbirlerine düşmanca rakip olmalarını konu edinir. Başlangıçta Robert Angier (Hugh Jackman) ve Alfred Borden (Christian Bale) bir sihirbazın yanında çalışmaktadırlar. Ama bir gün kendi gösterilerini yapmaya başlayacaklardır. Bu iki karakterden biri Nikola Tesla’yı simgelerken diğeri ise Thomas Edison’u temsil eder. Alfred ve Robert’ın arasındaki bu çekişme, bir zamanlar Tesla ve Edison arasında yaşanan çekişmeye göndermedir. Tesla karakterini kanlı canlı görülürken Edison, yalnızca repliklerde ve otele gönderdiği adamlarıyla filmde yer bulur.

Hikayemizin tetikleyici unsuru, Robert’ın sevgilisinin sahnedeki bir gösteri esnasında kazaya kurban gitmesidir. Öyle ki Robert gösteriye başlamadan evvel Alfred’in, Robert’ın sevgilisinin ellerini bağlarken hangi düğümü attığının peşine düşmesiye filmin hikayesi ateşlenir. Bu olay, Robert’ın intikam hikayesini başlatırken, film ilerledikçe bu seyrinden çıkıp Robert’ın Alfred’e en iyi sihirbazın kendi olduğunu kanıtlama çabası haline dönüşür. Bu olayın gölgesinde, Alfred ve Robert’ın sınır tanımayan rekabetini izleriz.

Film, karmaşık bir kurgu anlayışıyla seyirciye sunulur. Geçmiş, gelecek ve şimdi birbiri ardına sıralanmak yerine aralara serpiştirilerek montajlanmıştır. Bu sebeple dikkatinizi filmden almadan izlemek, sizin filmin sonunu anlayabilmenizi sağlar. Çünkü filmde kaçıracağınız en küçük sahne bile bazı boşluklarını oluşmasını doğuracağından, filmin sonunda da aklınızda karmaşalara sebep olabilir. Buna karşın dikkatinizi filmden ayırmadan izlerseniz, yönetmenin hikayeyi böyle bir kurguyla sunduğu halde ne kadar anlaşılır anlatabildiğini göreceksiniz.

Christopher Nolan filmlerini izleyenler onun ne kadar akıcı bir kurgu anlayışına sahip olduğunu bilir. Yönetmen diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmde de seyirciyi filmin sonuna kadar diri tutmayı başarır. Filmin başından itibaren seyirciye yapbozun parçalarını dağıtır. Eğer çok dikkatli seyrederseniz Robert’ın peşine düştüğü Alfred’in sırrı olan hileyi bulabilir ve yapbozun parçalarını rahatlıkla bir araya getirebilirsiniz. Ancak filmde de söylendiği gibi “Siz sırrı çözmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.” sözüne inananlardansanız, filmin sonuna kadar bu gerçeği öğrenemezsiniz.

Gelelim eleştirel bakış açımıza. Filmin sonunda Alfred’in hilesini öğrendiğimde, başka bir şey olmasının daha etkileyici olabileceği hissine kapıldım ama onun hilesi benim soru işaretlerimi dağıtmayı başardı. Yani en azından tatmin edici bir yanıttı. Ancak Robert’ın gösterisi için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Robert’ın hikayesi benim açımdan tatmin edici değildi. Teorisi olabilen ancak gerçekte henüz gerçekleştirilmemiş bir bilim olayı olmasından ötürü olacak, Robert’ın gösterisinin başka türlü açıklanmasını bekledim. Eminim birçok seyircide bu duygu oluşmuştur ya da izlediklerinde oluşacaktır. Çünkü film, sizlere sunuluşu itibariyle beklentinizi zirveye çıkarıyor. Bu sebepten finalinde bir nevi hayal kırıklığına uğrasanız da film zihninizde harika bir tat bırakmayı başarıyor. Bunun sebebi, asla açıklanamayacak bir yolu bekleyişiniz ve sonunda aklınıza gelebilecek bir hile olduğunu anlayışınız olmalı.

Son olarak iki Oscar adaylığı bulunan film, IMDB TOP 250’de 49. sırada yer almaktadır.

Yazımızı filmde anlatılan, sihirbazlığın ana bölümleriyle bitirelim;

Her sihirbazlık numarası üç bölüm ya da perdeden oluşur… Birincisi “vaat” bölümüdür. Sihirbaz size sıradan bir şey gösterir. İskambil destesi, bir kuş ya da bir insan. Son derece gerçek, üzerinde oynanmamış, normal bir şey olduğunu görmeniz için nesneyi incelemenizi ister. Fakat gerçek farklı olabilir.

İkinci perdeye “dönüşüm” denir. Sihirbaz olağan bir nesneyi alır ve onu olağanüstü bir şeye dönüştürür. Hilenin sırrını arıyorsunuz, ama bulamazsınız. Çünkü dikkatli bakmıyorsunuz. Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz. Henüz alkışlamazsınız, çünkü bir şeyi yok etmek yeterli değildir. Onu geri getirmeniz gerekir.

İşte bu yüzden her sihirbazlık numarasında üçüncü bir perde bulunur. İçlerinde en zorlusu. Bizlerin deyişiyle “prestij”.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here