2017’ye damga vuran Big Little Lies dizisinin güzeller güzeli Madeline’ı Reese Witherspoon, 22 Mart 1976’da New Orleans’ta dünyaya geldi. Tam adı Laura Jeanne Reese Witherspoon olan başarılı oyuncu, doktor babasının mesleği nedeniyle 4 yaşına kadar Almanya’da yaşadı. 7 yaşında tekrar Amerika’ya döndüğünde ise sektöre ilk adımını atacak ve modellik yapmaya başlayacaktı.

Modellik kariyerinin yanı sıra reklam filmlerinde de yer alarak basamakları hızla tırmanıyordu genç yıldız. Nihayet 14 yaşına geldiğinde oynadığı The Man in the Moon filmiyle ilk sinema deneyimini gerçekleştirdi. Oldukça iyi yorumlar duyduğu bu yapımın ardından birkaç film daha çekti ancak sonrasında eğitimine ağırlık verme kararı alıp Stanford Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümüne kaydoldu. Fakat ne kadar uzaklaşmaya çalışırsa çalışsın bir türlü kopamıyordu Hollywood’dan. 1996 yılında Fear adlı korku filminin başrolünde yer alarak “Nicole Walker” karakterini canlandırdı. IMDB’nin 6.2 verdiği bu filmi yine aynı yıl oynadığı Freeway isimli gerilim filmi takip etti.

1999 yılına gelindiğinde hayatının akışını değiştirecek olan bir projeye imza attı Reese Witherspoon. Kadrosuna girdiği Seks Oyunları filmindeki rol arkadaşı Ryan Phillippe’e aşık oldu ve ikili hiç beklemeden bu ilişkiyi resmiyete döktü. Çiftin Ava Elizabeth ve Deacon Reese adında iki çocukları var.

Ryan Phillippe ve Reese Witherspoon

Mutlu bir evlilik sürdüren Reese, 2001 yılında başrol olarak oynadığı Bu Nasıl Sarışın? filmi ile kariyerinde adeta zirveyi gördü. Bu film onun adını çok daha geniş kitlelere duyuracak ve Hollywood’un en sevilen, en aranan oyuncularından biri haline getirecekti. Hatta 2 sene sonra Bu Nasıl Sarışın?‘ın devam filmi bile çekildi. (Önümüzdeki yıl serinin 3. filmi gelecek.) Her geçen gün yükseliyor, başarısına başarı katıyordu güzel oyuncu.

Bu Nasıl Sarışın filminden bir kare.

2005 yılı da onun için çok şey ifade ediyor. Johnny Cash’in hayatının anlatıldığı Sınırları Aşmak filminde “June Carter Cash” karakterine hayat vererek herkesi büyüledi ve bu olağanüstü performansı sayesinde hem “En İyi Kadın Oyuncu” dalında Oscar hem de Altın Küre kazandı. Hayatı tam anlamıyla mükemmel görünüyordu. Mesleğinin zirvesinde bir aktris, iyi bir anne ve mutlu bir eş! Ancak ne yazık ki bir süre sonra evliliği çatırdamaya başlayacaktı. Çocukları için idare etmeye çalışsa da daha fazla uzatmak istemedi ve boşanma kararı aldı.

Hiç ara vermeden kariyerini sürdürdü. 2011 yılında Robert Pattinson’ın kendisine eşlik ettiği Aşkın Büyüsü ile yine izleyici kitlesinden tam not almayı başardı. Aynı yıl özel hayatında da mutluluğu yakaladı ve Jim Toth ile nikah masasına oturdu. Bir sene sonra ise ünlü oyuncunun Tennessee James adını verdiği 3. çocuğu dünyaya geldi. Artık bir yandan yapımcılık faaliyetlerine girişmek istiyordu. Kayıp Kız ve Yaban filmlerinin yapımcılığını üstlenerek bu işin de üstesinden geldi.

2017 yılında ise bu defa çok farklı bir projeyle çıktı karşımıza Reese Witherspoon. Liane Moriarty’nin romanından uyarlanan Big Little Lies isimli dizide, tek uğraşı çocukları olan Madeline adındaki zengin bir kadını canlandırıyor. Madeline burada tam olarak olayların merkezindeki karakter… Kendisi çok fazla konuşup her şeye karışsa da son derece seksi ve zeki bir kadın. Üstelik merhametiyle her defasında seyirciyi kendisine hayran bırakıyor. Terk edilmiş, tek başına bir kız çocuğu büyütmüş, hayatını çocuklarına adamış ve başka bir kadına tercih edilmiş. Zaman zaman canı çok yansa da bunu hiçbir şekilde karşı tarafa yansıtmadan kendisini toparlamayı başarıyor. Kimseye güvenmiyor ama sevdiği birkaç kişi için de yapamayacağı şey yok. Dostlarına ne kadar değer verdiğini ve insani yanının ne kadar güçlü olduğunu defalarca kez gördük zaten.

Big Little Lies’tan bir kare.

Biz de Reese Witherspoon’un başarılarının devamını diliyor ve yıllar geçtikçe daha da yerine oturan o muhteşem performansı karşısında şapka çıkartarak yazımızı noktalıyoruz.

Kaynak: 1, 2           

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here