Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

DC’nin en önemli kahramanlarını bir araya getiren Justice League filmi sonunda geldi ve bekleyenlerini sevindirdi. Justice League’in gelmesiyle DCEU en yeni üyesine kavuşmuş oldu. Her ne kadar bu zamana kadar yapılan sinema filmlerinde pek başarılı olamayan DC, buna karşılık animasyon filmleriyle büyük bir başarı elde etti.

Bu arada unutmadan Justice League filminin incelemesini de Birlik Toplandı: Justice League İncelemesi yazımızda okuyabilirsiniz.

Şu anki görüşler DC’nin sinema konusunda Marvel’ın biraz gerisinde olduğu yönünde olsa da animasyon alanında DC, Marvel’ın şimdiden önüne geçmişe benziyor. Toplam 29 tane animasyonu bulunan DC’nin sizler için seçtiğimiz en iyi 10 filmine gelin beraber bakalım.

10 – Justice League: War (2014)

New 52 animasyonlarının ilki olan Justice League: War, 4 Şubat 2014 yılında gösterime girdi. Film aynı zamanda DC’nin animasyon türü adına inşa etmek istediklerinin de bir habercisi niteliğindeydi.

Film, Justice League üyelerini kısaca tanıtıyor. Daha yeni yeni birbirleriyle çalışmaya alışan ekip üyeleri; Gotham, Central City ve Metropolis’te ortaya çıkan kaçırma olaylarıyla karşılaşıyorlar. Daha sonra bu kaçırma olaylarının arkasında Darkseid’in uzaylı istilasının olduğu ortaya çıkıyor. Superman, Batman, Wonder Woman, Flash, Green Lantern, Cyborg ve Shazam’ın olduğu Justice League, ilk kez karşılaştıkları Darkseid’a engel olmaya çalışıyorlar.

Filmin en büyük başarısı ekip üyelerinin kişiliklerini aksiyon ve komediyle harmanlayarak izleyiciye oldukça net ve çabuk anlatması olarak görülüyor. Aynı zamanda ekip üyelerinden Cyborg’un karakter derinliğini oldukça başarılı bir şekilde aktaran film, DC’nin animasyon dünyasına girmek için iyi bir başlangıç niteliği taşıyor.

9 – Superman:  Doomsday (2007)

Listenin 9. sırasında Superman: Doomsday bulunuyor. Death of Superman çizgi roman hikayesine dayanan animasyon, Superman ile devasa Doomsday’i karşı karşıya getiriyor. Superman her ne kadar büyük bir güce sahip olsa da Doomsday onu bayağı bir zorluyor. Savaşın sonunda ise Superman, Dünya’yı Doomsday’den kurtarmanın bedelini canıyla ödüyor. Sonuç olarak Dünya Superman’siz kalıyor. Superman’in ölümü tüm Dünya’yı derinden etkiliyor ve Dünya savunmasız bir gezegen haline geliyor.

Çeşitli karışık görüşlere rağmen film oldukça iyi gelir elde etti. Özellikle Doomsday’in filmdeki varlığı çizgi roman severler açısından oldukça olumlu karşılandı. Filmdeki çizgi roman referansları ve ufak detaylar beğenildi. Her ne kadar diğer animasyon filmlerine göre biraz geride kalsa da Superman: Doomsday animasyon filmi DC’nin en önemli animasyonlarından biri haline geldi.

8 – Wonder Woman  (2009)

İlk olarak Batman v Superman: Dawn of Justice ile sinemalarda karşımıza çıkan Wonder Woman, 2017 yılında ilk olarak kendi filminde daha sonra Justice League’de boy gösterdi. Amazonların prensesi Diana Prince, filmlerden önce DC’nin animasyonları arasında da kendine yer buldu.

1987 yılında George Perez’in kaleme aldığı yenilenen başlangıç hikayesine dayanan animasyon filminde Prenses Diana, yaptığı kaza sonucu Themyscira’ya düşen pilot Steve Trevor ile tanışıyor. Annesinin yasaklamasına rağmen elçi olarak kendine güvenen Diana, gelişen olaylar neticesinde kendisini bir koruyucu konumunda buluyor.

Wonder Woman’ın değişikliğe uğrayan başlangıç hikayesini animasyon filme uyarlamak son derece zor. Fakat film buna rağmen Wonder Woman’ın karakterine uygun olarak feminist duyarlılığına sahip. Aynı zamanda aksiyon ve komediyle de harmanlanan film, Wonder Woman’ı merak edenler için izlenmesi gereken bir yapım.

7 – Green Lantern: First Flight (2009)

DC’nin sinemalarda görülmeyi beklenen en önemli karakterlerinin başında kuşkusuz Hal Jordan geliyor. Öyle ki DC severler Justice League filminde bile Hal Jordan’ı görmeyi beklediler. Fakat 2011 yılında yapılan pek de iyi olmayan Green Lantern filmi dışında henüz sinemalarda Hal Jordan’ı göremedik.

Her ne kadar film uyarlaması kötü olsa da animasyon alanında oldukça başarılı olan DC, Green Lantern’i animasyon filmlerinde kullandı. 2009 yılında yapılan Green Lantern: First Flight animasyon filmi Hal Jordan ve Green Lantern Corps’u gözler önüne seriyor. Galaksiler arası asayişi sağlamak üzere görev yapan Green Lantern Corps’a aday gösterilen bir test pilotu olan Jordan, ölmek üzere olan Abin Sur ile karşılaştıktan sonra Dünya’yı da kapsayan Sector 2814’ün denetimine atanıyor.

Green Lantern Corps’ta statü sahibi ilk insan olan Jordan, ekibe katıldıktan sonra pek de hoş karşılanmıyor. Bu sebeple güç yüzüğünü taşımak için kendisini kanıtlaması gerekiyor. Tam bu sırada bazı kötü güçler Green Lantern Corps’u ele geçirme planları yapıyor ve onları engellemek Hal Jordan’a kalıyor.

Green Lantern mitini öğrenmek için bu yapım oldukça iyi bir başlangıç. Üniformaları, güç yüzükleri ve barış yolundaki rolleri ile Star Wars evreninin Jedi’ları ile benzerlik gösteren Green Lantern Corps, galaksilerde barışı sağlamak için her zaman hazır bulunuyor.

6 – Justice League: Crisis on Two Earths (2010)

Justice League için Dünya’da adaleti sağlamak oldukça zor bir görev. Bunun üzerine başka bir Dünya’da da adaleti sağlamak daha da zor bir iş. 2010 yılında yapılan bu yapımda ekip, başka bir boyuta ait Lex Luthor ile karşılaşıyor. Luthor kendi evrenindeki Syndicate ekibine karşı yardım istiyor. Syndicate ise Justice League’in paralel evrendeki yansıması. Fakat paralel evrendeki bu ekip bu sefer kötü tarafta yer alıyor.

Alternatif evrenleri keşfetmek çizgi romanlarda büyük bir avantaj olarak sayılıyor. Bu yapımda da Luthor’un evrenini keşfetmek ekip için bir avantaj. Justice League’e bu savaşta en büyük yardımcı kuşkusuz başka evrenden gelen Lex Luthor. Üstelik bu evrende Deathstroke olarak bilinen Slade Wilson Amerikan Başkanı konumunda yer alıyor. Bunun gibi pek çok tuhaflığı kapsayan bu alternatif evreni keşfetmek, buradaki tehdit ile savaşmak için en büyük silah niteliği taşıyor.

Syndicate ekibi Justice League’in savaş tarzını ve kişiliklerini yansıtsa da amaç olarak bildiğimiz ekibe oldukça ters. Justice League adalet konusunda ne kadar hassas davranıyorsa Syndicate ekibi de hakimiyet konusunda oldukça hassas. Bu da iki ekip arasında değişik diyalogların geçmesine yol açıyor. Eğer DC Evreni’ni ve zamanlar arası yolculuk temasını seviyorsanız bu yapım kuşkusuz tam size göre.

5 – Batman: Year One (2011)

DC’nin en önemli karakterlerinden biri elbette Batman. Dolayısıyla DC, hem filmlerde hem de animasyonlarda Batman’e oldukça değer veriyor. Batman’in klasik haline gelmiş çizgi roman hikayelerini animasyona uyarlayan DC, Batman üzerindeki odağını bu şekilde pekiştiriyor. Batman: Year One animasyonu da bunun en büyük kanıtlarından biri…

Frank Miller’ın efsaneler arasına giren çizgi romanı Batman: Year One’dan uyarlanan bu yapım, çizgi romanın başarısını bu sefer gözlere hitap edecek şekilde gösteriyor. Miller’ın mükemmel hikaye anlatımına bu kez de görsel olarak tanık olabiliyoruz. Animasyon filmi çizgi romana bağlı şekilde ilerliyor. Aynı çizgi romandaki gibi Bruce Wayne’in nasıl bir kahramana dönüştüğünü heyecanla izliyoruz.

Şimdiye kadar en iyi yazılmış Batman hikayesi olarak görülen Batman: Year One çizgi romanının animasyon uyarlaması hayranları tarafından beklenen bir şeydi. Film hayranların beklediği gibi cesur ve olgun olarak ekranlara geldi. Bu da hayranları oldukça memnun etti. Ayrıca film DC’nin animasyon yapma da ne kadar başarılı olduğunun da bir kanıtı.

4 – Justice League: Flashpoint Paradox (2013)

DC’nin tüm evreni sıfırladığı bir etkinliği olan Flashpoint, elbetteki çizgi romanlardan sonra animasyona uyarlanmalıydı. 2013 yılında bu olay gerçekleşti. Profesör Zoom ile karşılaştıktan sonra Barry Allen, alternatif bir gelecekte uyanıyor. Uyandığı evrende kendisinin de Flash olarak içinde bulunduğu Justice League yok, annesi hala yaşıyor ve Barry çok sevdiği eşi Iris ile evli değil. Ayrıca Dünya, Atlantisliler ve Amazonlar arasında bir savaş içerisinde. Üstelik Barry Allen, bu evrende süper güçlere sahip değil.

2011 yılında çizgi romanlarda karşımıza çıkan Flashpoint, DC’nin New 52 evrenini başlatan etkinlik olma özelliği taşıyor. Her ne kadar seveni kadar beğenmeyeni de olan bu etkinlik daha sonrasında DC’yi Rebirth’e kadar götürdü. Ayrıca Flashpoint, karakterlerin sürekliliği üzerinde oldukça etkiye sahip. DC’nin animasyon yapmadaki başarısı göz önüne bulundurulduğunda çizgi romanlar sevenler için bu yapım da oldukça ilgi çekici.

3 – Batman: Mask of the Phantasm (1993)

Batman: Mask of the Phantasm, DC’nin uzun metrajlı ilk animasyon denemesi. Film çoğu görüşe göre de oldukça başarılıydı. Birçokları tarafından DC’nin en önemli animasyonu olarak sayılan bu yapım, tam anlamıyla inanılmaz bir Batman hikayesi olma özelliği taşıyor. Batman’in kimliği, aşk hikayesi ve kahramanlık amacıyla oldukça ilişkili olan bu film, baştan sonra bir devrim niteliğine sahip.

Her ne kadar aksiyon sahneleri açısından oldukça yoğun olsa da bu film, daha çok hikaye anlatıcılığına odaklanıyor. Ayrıca ödüllü Batman: The Animated Series’e de oldukça uyumlu. Bruce Timm’in yönetmenliğinde ve Paul Dini’nin inanılmaz senaryosu sayesinde Mask of the Phantasm, Batman severler için bir klasik olma özelliği taşıyor.

Yıl olarak her ne kadar eskide kalmış olsa da bu film, Batman severlerin mutlaka izlemek isteyeceği bir yapım olarak düşünülüyor. E Batman severlere içinde Batman bulunan çoğu yapım izlenilesi öyle değil mi?

2 – Batman: The Dark Knight Returns Part 1&2 (2012/2013)

DC’nin Batman üzerine ne kadar odaklandığını daha önce belirtmiştik. Listenin ikinci sırasında da yine bir Batman animasyonu yer alıyor. Üstelik yine efsanevi bir çizgi roman hikayesinden uyarlama olarak. Frank Miller’ın tıpkı Batman: Year One gibi efsanevi hikaye anlatıcılığını konuşturduğu bir çizgi roman olan Batman: The Dark Knight Returns, iki bölüm olarak bir yıl arayla animasyona uyarlandı.

Batman: Year One’da olduğu gibi bu yapım da çizgi romana oldukça sadık kalıyor. Batman’in emekli olduğu bir dönemde geçen film, Batman’in olmadığı bir Gotham’ı yansıtıyor. Suça artık daha fazla boğulan Gotham şehri artık kurtarıcısından mahrum bir halde görülüyor.

Artık 50 yaşında olan Bruce Wayne, şehrinin bu durumu karşısında yeni Robin’i ile bir araya gelip tekrar Batman kimliğine bürünüyor. İlk başta Joker’in ideallerini kabul eden bir çeteyi dağıtan Batman daha sonra da Superman ile karşı karşıya geliyor. Böylece belki de çizgi roman dünyasının en efsanevi savaşı başlıyor.

1 – Batman: Under the Red Hood (2010)

Animasyon ve ses oyunculuğu konusunda oldukça eleştirilse de Batman: Under the Red Hood, DC’nin en keyifli aynı zamanda da yürek burkan animasyon hikayesi olarak biliniyor. Death in the Family ve Under the Hood çizgi roman hikayelerinden uyarlanan bu animasyon, Batman’in kahramanlıklarından çok, istemeden yaptığı bir hataya odaklanıyor. İkinci Robin olan Jason Todd’un trajik ölümü Batman’i hem derinden etkiliyor hem de kendisini suçlu hissetmesine yol açıyor.

Yaşadığı ikinci bir aile travması ardından Batman’in karşılaştığı zorluklara tanık olduğumuz bu yapım, Batman’in karşısına yeni bir düşman çıkarıyor. Bu düşman Red Hood’dan başkası değil. Üstelik Red Hood hakkındaki gerçek Batman’e daha da zor anlar yaşatıyor.

Batman’in eski ortağı ile yaşadığı zorlu olaylara tanık olmak hem çizgi romanda hem de animasyonda oldukça etkileyici. DC severler için bu yapım, keder ve öfke dolu mükemmel bir hikaye sunuyor. Çizgi romanların en kederli karakterlerinden olan Red Hood’un animasyon evrenine girişini temsil eden bu yapım bizce DC’nin görülmeye değer animasyonlarının başında geliyor.

Kaynak: 1,

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here