Bilindiği üzere ne yazık ki DC Sinematik Evreni uzun zamandır kendini geliştirmeye, daha iyi yapımlar üretmeye çabalıyor. Fakat bazı istisnaları saymazsak bu çabaların hepsinin boşa gittiğini söyleyebiliriz. Elbette bunu DC’nin elinde bulundurduğu karakter potansiyelini çok daha iyi değerlendirebileceğine inandığımız için söylüyoruz.

Fakat Titans, DC’nin özellikle dizi sektöründeki “makus talihi”ni yenmesine yardımcı olabilir. Eğer diziyi henüz izlemediyseniz yazımızdaki bazı bilgileri önceden öğrenmiş olmak tadınızı kaçırabilir. Yine de biraz ön bilgi sahibi olarak diziyi izlemek daha keyifli olabilir.

Dizinin karakterlerinden bahsedecek olursak; Robin, Raven, Starfire, Beast Boy, Wonder Girl, Jason Todd, Hawk ve Dove. Bunlar henüz ilk sezonda izlediğimiz karakterler. Ayrıca ikinci sezonda Superboy‘u da izleme şansı yakalayacağız. Yani bu kadrodan düşük bütçeli Justice League olarak bahsetmemiz mümkün.

Bunu onları aşağılamak için söylemiyoruz aksine bize göre özellikle ekip olarak çalışma konusunda onlardan çok daha iyiler.

Dizinin ilk sezonu gerek akıcılığı, gerek karakter gelişimleriyle bize umduğumuzdan fazlasını verdi. Bu söylediğimiz kimseyi kızdırmasın fakat Marvel’ın son dönemde Netflix’te yayınlanan dizileri oldukça “yavan”dı. Netflix’in DC ile anlaşmasının en önemli nedeni de bildiğiniz üzere Disney yeni bir yayın platformu kuruyor. Bu nedenle Disney, en büyük rakibi olacak Netflix’e prim vermeyerek yayın haklarını elinde tuttuğu Marvel’ı kaba bir tabirle yedirmezdi Netflix’e yedirmezdi.

Netflix diziden şu şekilde bahsetmiş: “Gölgelerin içinden çıkan Dick Grayson’ın Starfire, Raven, Beast Boy ve daha birçok korkusuz yeni kahramanın lideri olacağı dizi, çizgi roman severlerin yakından tanıdığı seriyi dramatik bir live-action olarak ekranlara taşıyacak.” 

Biz sizin için dizinin konusunu kısaca özetleyecek olursak; artık Robin olmaktan bıkmış olan Dick Grayson, kendine farklı bir hayat kurmaya çalışıyor. Fakat kader ağlarını çoktan örmüş olduğundan yolları dolaylı bir şekilde Raven yani Rachel Roth’la kesişiyor. Ve ardından hikayemiz oldukça “karmaşık” bir şekilde ilerliyor. Bu karmaşıklık gözünüzü çok korkutmasın sezon finaline doğru taşlar yerine oturuyor. Hikaye genel olarak Robin ve Raven’in üzerinden ilerlese de yardımcı karakterlerin de hakkını yememek lazım. Özellikle Starfire’ın karakter gelişimi oldukça ilginç. Beast Boy ve Raven arasında oluşan bağ da dizinin karamsar ve gergin gidişatını hafifletmeyi başarmış.

Gelelim bu dizide Batman ve Joker’in yerlerine. Batman’i çat orada, çat burada, çat kapı arkasında görebiliyoruz. Fakat ne Batman ne de Joker’in yüzlerini göremiyoruz. Umuyoruz ki ikinci sezonda da bu böyle devam eder. Çünkü DC Sinematik Evreni’nin Batman ve Joker konusunda daha fazla kaosa sürüklenmeye ihtiyacı yok. Beyaz perdede izlediğimiz/izleyeceğimiz Batman ve Jokerler yetiyor da artıyor bile.

Dizi hakkındaki görüşlerimizi kısaca toparlayacak olursak; bazı ufak tefek hata dışında oldukça akıcı ve bir sonraki bölümünü merakla izleyip sıkılmayacağınız bir dizi. Dizinin ikinci sezonunu şimdiden merakla bekliyoruz. Netflix her ne kadar dizinin yapımcısı konumunda bulunmasa da Amerika dışındaki ülkelerde yaşayan seyircilerin de izleyebilmesi için dizinin dünya dağıtıcısı konumunda diyebiliriz. Ve DC ile Netflix’in daha fazla böyle işler çıkartmasını umuyoruz!

 

Kaynak 1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here