Rock ve müzik tarihinin en öfke dolu adamı Dave Mustaine, hırsının getirisi olan gücü ile kurulan Megadeth ve M.D.45 gruplarıyla ilham verici isimler arasına girmeyi başarıyor. Ne Metallica geçmişi ne de bunun getirisi olan tartışmalar… Mustaine tarihinin en konuşulması gereken noktalarından biri: The System Has Failed. Çünkü adeta Dave’i özetliyor.

Megadeth’in daha doğrusu Megadeth adı altında Mustaine ve sadece bu albüm için bir araya gelen Jimmie Lee Sloas, Chris Poland ve Vinnie Colaiuta‘ın 2004 tarihli albümü The System Has Failed, grubu tekrar diriltme amacı taşıyan, tüm parçaların yazımını Mustaine’in üstlendiği 10. Megadeth albümü. Bu albümü diğerlerinden ayıran özellik Dave’in tek başına albüm toparlayacak kadar güçlü olduğunu yansıtmasıdır.

Megadeth, 2002’de Dave’in kolundaki sakatlık nedeniyle grubun dağıldığının açıklanmasından sonra dönüşlerini bu albümle yaparak tartışmalara bir yenisini ekledi: Bu albüm yeni bir Rust in Peace mi? O dönemde Metallica cephesinde işler St. Anger ile ilerlerken Dave’in kotardığı albüm hala bu iki grubu karşılaştıranlara göre iyi bir cevap niteliği taşıyor. Albüme baktığımızda taşıdığı asıl nitelik hem Megadeth’in hem de Dave Mustaine’in felsefesini özetleyen parçaların her albüme göz kırpması. Yer yer thrash havası hissedilirken işler değişiyor ve görüş açımızı daha duygusal sayılabilen Cryptic Writings dönemine kırıyoruz. Peki bu albüm Rust in Peace veya diğer albümlere benziyor mu? Yapılış aşaması ve müzikal olarak Megadeth’in bir özeti niteliğini taşısa da diğer albümlerden haliyle biraz farklı. Marty Friedman’a duyduğumuz saygı bir yana, onu aratmayacak biçimde değil ama gerçekten hakkını vererek çalan Poland, sololarıyla albümü Megadeth diskografisinde önemli bir yere getiriyor.

Sonuç olarak evet, kötü bir çocukluk döneminden sonra evden ayrılıp oluşturduğu müzik hayatı ve Metallica’dan ayrıldıktan sonra kurduğu Megadeth projesiyle Dave Mustaine içindeki öfkeyi dışarıya sanat olarak aktarabilen gerçek bir sanatçı.