Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
12

Yunan sinemacı Yorgos Lanthimos hiç şüphesiz son yılların en gözde sinemacıları arasında. Lanthimos, 2009 tarihli ikinci uzun metrajlı filmi Dogtooth ile adını festival çevrelerinde duyurmaya başladı. Yunan Yeni Dalga Sineması olarak anılan akımın en önde gelen ismi olarak tanınan Lanthimos, çektiği Alps (2011), The Lobster (2015) ve The Killing of a Sacred Deer (2017)  filmleriyle birlikte daha geniş kitlelerce tanınmaya başladı. Yönetmenin şimdilik son filmi olan The Favourite de prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nden beri eleştirmenlerin ve seyircilerin övgülerini topluyor.

Bu yazıda inceleyeceğim film, yönetmenin kariyerinde bir mihenk taşı işlevi gören ve seyircilere ismini duyurduğu ilk filmi olan Dogtooth. Çoğunlukla filmlerinin senaryolarını da kendisi yazan yönetmenin sinemasının yapı taşlarını oluşturan ögeler; aile içi ve insanlar arasındaki iletişimsizlik, kendi katı kuralları olan çizgilerin kalın bir şekilde çekildiği distopik bir düzen ve elbette kopkoyu absürt bir mizah, eksiksiz olarak bu filmde de mevcut.

Filmin oyuncu kadrosunda Christos Stergioglou, Michele Valley, Angeliki Papoulia, Hristos Passalis, Mary Tsoni ve Anna Kalaitzidou gibi isimler yer alıyor. Filmin senaryosunda ise Yorgos Lanthimos ve The Favourite hariç tüm filmlerinde beraber çalıştığı senarist Efthymis Filippou’un imzası bulunuyor.

Filmde; baba, anne, iki kız çocuk ve bir erkek çocuktan oluşan çekirdek bir ailenin sıra dışı öyküsüne tanık oluyoruz. Babanın ve annenin koyduğu kesin ve absürt kurallara sıkı sıkıya bağlı olarak yaşamını sürdüren yetişkin insanlar olan kardeşler, bu düzeni fazla sorgulamamaktadır. Baba hariç diğer aile üyelerinin evden dışarıya çıkmaya izinleri yoktur. Bu kapalı devre ailenin hayatına sadece babanın iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan Christina girebilmektedir. Baba onu, oğlunun cinsel açlığını doyurabilmesi için parayla tutmaktadır. Yalıtılmış bir şekilde içinde yaşadıkları bu suni yapıyı delecek kişi de Christina’dan başkası olmayacaktır.

Yukarıda da bahsettiğim gibi Dogtooth yönetmenin dert edindiği tüm meseleleri ortaya koyduğu ve tartışmaya açtığı bir film. Aile bireyleri arasındaki ilişkiler, güç sahiplerinin koyduğu mantık dışı kuralların ekseninde yaratılmış distopik bir dünya ve elbette bu kuralların filmin kahramanları tarafından yıkılmaya çalışılması işlenmiş. Bütün bu konular yönetmenin gelecekteki filmlerinin aksine daha dar bir alana ve toplumu oluşturan en küçük yapı olan ailenin tam merkezine taşınmış. Dogtooth’un, bu anlamda yönetmenin sondan bir önceki filmi olan The Killing of a Sacred Deer ile akraba olduğu söylenebilir. Çektiği sonraki filmlerinde daha çok mekan kullanan ve kurguladığı dünyayı daha geniş bir alana yayan yönetmenin bu tercihi, belki de kariyerindeki en sembolik filme imza atmasını sağlamış. İktidar kavramının baba figürü ile özdeşleştirildiği filmde dünya da eve indirgenmiştir.

Filmlerinde işlediği temalardaki ortaklıklar sebebiyle zaman zaman Avusturyalı usta sinemacı Michael Haneke ile de karşılaştırılan Lanthimos’un farkını koyduğu en önemli nokta hiçbir filminde eksik etmediği kapkara mizah anlayışıdır. Dogtooth da bu mizah daha çok filmdeki karakterlerin kullandıkları dilden kaynaklanıyor. İktidar sahibi olan anne ve babalarının sözünden çıkmayan çocukların kelime hazneleri de ebeveynleri tarafından oluşturuluyor. Daha önce yaşadıkları evden hiç çıkmadıklarını tahmin ettiğimiz, dil gelişimlerini tamamlayamamış kardeşler; nesnelerin gerçek isimleri yerine ebeveynleri tarafından üretilmiş karşılıklarını kullanıyorlar.

Filmin biçiminden bahsetmek gerekirse, Yorgos Lanthimos’un tüm filmlerinde devam ettirdiği sabit kadrajlardan, steril görüntülerden ve beyaz renk kullanımından şaşmadığı söylenebilir. Evde yaşanan olayların kaotikliğine, absürtlüğüne ve şiddete tezat oluşturan bu yönetmenlik tercihleri filmin etkisini daha da artırmış.

Şimdiden genç ustalar arasında adı anılan Yorgos Lanthimos’un kendi imzasını oluşturduğu ilk filmi olan Dogtooth’u, yönetmeni Lobster ile tanımış olan ve eski filmlerini merak eden sinemaseverlere öneriyorum.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
12

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here