Anna Pavlova Rusya, Margot Fonteyn İngiltere için neyse, Meriç Sümen Türkiye için odur. Hatta fazlasıdır. Çünkü Pavlova ve Fonteyn, bale geleneği olan iki ülkede yetişmiş sanatçılardı. Baleye gözümüzü Meriç Sümen ile açtık. Madam Ninette de Valois‘in kurduğu Türk balesinin harikalar yaratan yıldızı, Moskova Bolşoy‘un tarihteki ilk konuk baş dansçısı olmayı başarır. Giselle rolünü üstlenen sanatçı zerafetiyle herkesin takdirini kazanmıştır.

İlkokulda okurken milli dans derslerine kayıt olan Meriç Sümen’nin tarzını çok beğenen hocası Sümen’in ailesine, ”Konservatuvarda bale bölümü açıldı, Meriç’i mutlaka oraya gönderin” der. Babası asker kökenli olup sürekli tayini çıktığı için başta ailesi bu öneriye pek sıcak bakmaz fakat annesinin de Meriç Sümen’deki ışığı fark etmesiyle ünlü sanatçının bale kariyeri başlar. ”Çağdaş Türk Kadını’nı” temsil eden Meriç Sümen temsillere başladığında henüz 25 yaşındadır. Milliyetçi duygularını her zaman öne çıkaran ve dizginleme gereği duymayan Sümen bu duygularla birlikte bir savaşa girer. En iyisi olmak için çabalar.

Dansı normal bir balerinlik değildi adeta uçardı. Oyunculuk, müzikalite ve vücut dili: balede bu üç paralelin birleşmesi elzemdir. Meriç Sümen bu matematiği çok iyi yaptı ve inanılmaz estetik bir sanat anlayışı yarattı. Bu sanat anlayışının yaratılmasında şüphesiz Dame Ninette de Valois’in bale dünyasındaki adıyla Madam’ın payı çok fazladır. Madam’dan sadece sanatçılığı değil, yeme içmeyi, mütevazı olmayı, sanatçı yaşamını, insan olmayı öğretir Sümen’e. Kraliçenin sağ kolu olan bir hanımın, kocasına omlet yaparken inanılmaz mütevazı oluşundan dahi etkilenir. Madam yazları Sümen’i Londra’ya davet ederdi, Sümen hem Londra Kraliyet Balesi Okulu’nun öğretmenleriyle çalışırdı hem de Kraliyet Bale Topluluğu’nun derslerine girerdi. Bu sınıflar dünyanın en büyük bale starlarının olduğu sınıflardı. Margot Fonteyn’den Svetlana Beriosova’ya, Nadia Nerina’ya kimler yoktu ki o sınıfta.

Meriç Sümen, bale kariyerinde baş dansçı olarak Kuğu Gölü, Giselle, Fındıkkıran, Uyuyan Güzel, Romeo ve Juliet, Don Kişot, Şımarık Kız, Faust, Hançerli Hanım, Fantastik Senfoni, Petruşka, Le Spectre de La Rose, Esmeralda, Kamelyalı Kadın gibi birçok ölümsüz yapıtta dans etti.

2010’da gösterime giren ve baleyi tekrar popüler hale getiren Black Swan filmi kendisine sorulunca şöyle cevap verir:

“Çok sinirlendim, baleyi yansıtmıyor. Başroldeki kafayı üşütmüş bir kızcağız. Yönetmen Black Swan’ı görmüş, beğenmiş ve film yapmış. Zaten baleyi bilmeyen birine bile sorsanız “Kuğu Gölü” der… İstediğin kadar çalış, bir anda sahnede yapamazsın. Ya sinirin atar, ya pabucun, bale pamuk ipliğine bağlıdır. Dikkatli olmalısınız.”

Cumhuriyetimizin ilk Kültür Bakanı Prof. Dr. Talat Sait Halman, Meriç Sümen için “İngiliz olsa bugün ‘dame’ unvanını taşıyacaktı. Türk balesinde ‘prima, ballerina, assoluta’ mertebesi yok, ama olsa idi bu şanı hak etmiş tek ve ilk sanatçı olarak onu bu isimle anacaktık” der.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here