Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

Süper kahramanlar, çizgi romanlardan sonra televizyon dizilerinde ya da sinemalarda da karşımıza çıkmaya başladı. MCU ve DCEU’nun öncülüklerinde süper kahramanları artık beyaz perde ve ekranlarda da görmekteyiz.

Uzun yıllardır varlığını sürdüren çizgi roman sektörü, yıllar geçtikçe günümüze uyarlanmakta ve modernleşmektedir. Çizgi roman karakterlerinin popüler kültüre sağladığı uyumu; kariyerleri boyunca popüler kültür üzerinde silinemez etkilerini bırakan yazar, çizer ve editörlere ithaf edebiliriz.

Her ne kadar yayıncılar artık bu durumu değiştirmek için uğraşsalar da bazı çizgi roman yaratıcıları, sektöre olan katkılarının karşılığını alamamış durumda. Bunun sebebi, bu sanatçıların katkılarının kayıt dışına itilmiş veya marjinalleşmiş olması.

Yayıncıların çabasıyla yavaş yavaş hak ettikleri değeri kazanmaya başlayan sekiz çizgi roman ustasını sizler için derledik.

Dennis O’Neil

Frank Miller’ın modern Batman’in yaratıcısı olduğu aşikar. Fakat Dennis O’Neil da Batman’i modernleştirme konusunda önemli bir isim. 1970’li yıllarda O’Neil, Neil Adams ile beraber Kara Şövalye’yi karanlık ve yaşa dışı bir kanun adamına dönüştürerek karakterin Gümüş Çağı ikonu fikrini ortadan kaldırmaya çalıştı. O’Neil’in bu çabası sonuç verdi ve Batman’in en iyi kötü adamları arasında yer alan Ra’s Al Ghul doğdu.

O’Neil ve Adams ortaklığı aynı zamanda Green Arrow ve Green Lantern’in özgün serilerinin ortaya çıkmasını da sağladı. Bu seride ikilinin Nixon’ın Amerikası üzerinden toplum bilinçli bir yolculuğa çıktığını görüyoruz. Öyle ki bu seri, bu iki karakterin tanımlanması için de ön ayak olmuş durumda.

DC Comics’e olan katkılarından farklı olarak O’Neil, Steve Ditko’nun klasik karakteri olan Question’ın da yeniden canlanmasını sağladı. Aynı zamanda O’Neil, 80’li yıllarda çeşitli vesilelerle yeteneklerini Marvel’a ödünç verdi.

Her ne kadar Batman için yaptığı etkiler oldukça büyük olsa da O’Neil’ın adı Batman yazarlarının oldukça gerisinde kaldı. Oysa ki Batman hayranlarının ona teşekkür edeceği o kadar çok şey var ki…

Dwayne McDuffie

McDuffie, muhteşem öykü anlatma yetenekleriyle de bilinen, sektörün en büyük ve en parlak yaratıcılarından biriydi. Denys Cowan, Derek T. Dingle ve Michael Davis’in yanı sıra hikayeciliği temel alan Milestone Media’nın da kurucularından olan McDuffie, gerçek ismi Virgil Hawkins olan genç kahraman Static’in yaratıcılarından biri.

DC Animasyon Evreni’nin en önemli isimlerinden olan McDuffie, Justice League ve Justice League Unlimited gibi serilerin en önemli olay örgülerini yaratarak adını bu serilerin önemli isimleri arasına yazdırdı. Fakat bu kadar önemli bir ismin, Justice League serilerindeki çok önemli etkileri ne yazık ki göz ardı edildi.

Bugün, McDuffie’nin mirası her yıl Long Beach Comic Con’da onurlandırılmakta. Endüstrideki çizgi roman yaratıcılarına verilen Dwayne McDuffie ödülü ve Charlotte Fullerton’ın desteklediği Dwayne McDuffie Vakfı, ünlü yaratıcının ismini yaşatmaya devam ediyor.

Stan Lee

Marvel’ın en ünlü sanatçısı olan Stan Lee’nin bu listede olmaması düşünülemezdi herhalde, değil mi?

Gerek yazarlığı gerek editörlüğü ile Stan Lee; Joe Simon, Jack Kirby, Steve Ditko ve John Romita ile beraber bugünkü modern Marvel’ın oluşmasında çok büyük bir etkiye sahip. Lee, süper kahramanlığın kelime anlamını değiştirerek modernize etti. Aynı zamanda Lee, kahramanların güçlerindeki kusurları başka güçlere dönüştürerek bu kusurlardan ötürü zayıflıkları güçlendirdi.

Lee’nin katkılarıyla süper kahramanlık özenilen bir olgu olmaktan çıktı. “Artık sıradan insanlar da süper kahraman olabilir” fikri zihinlere yerleşti. Spider-Man, X-Men, Daredevil gibi karakterlerin Ditko ile birlikte yaratıcısı konumunda olan Stan Lee’nin, Fikirler Birliği’ne yaptığı katkılar halen tartışılsa da Stan Lee’siz bir Marvel’ın bugünkü gibi modern ve popüler olamayacağı aşikar.

John Romita

John Romita, 60’lı yıllarda Marvel’ın en önemli yaratıcılarından biriydi. Daredevil’ın en önemli çizerlerinden biri olan Romita, Stan Lee’nin ricası üzerine Steve Ditko’nun ayrılığından sonra, Spider-Man serilerinin çizerliğini yaptı ve her ne kadar çekinceleri olsa da bu iş için biçilmişi kaftan olduğunu kanıtladı.

Sekiz yıl üst üste Spider-Man hikayelerini çizgileriyle süsleyen Romita, bu sürede örümcek kahramanın görsel gelişimine büyük bir katkı sağladı. Romita aynı zamanda 1974’te Punisher’ın yaratılmasında da rol oynadı. Daha sonra Marvel’ın sanat direktörlüğüne atanan Romita’nın ismi Bullseye, Luke Cage ve Wolverine gibi karakterlerin yaratıcıları arasına girdi.

Will Eisner

Sektörün en önemli isimlerinden olan Eisner, Spirit karakterinin yaratılmasından sorumlu en önemli kişi olma özelliğine sahip. Eisner’in yarattığı Spirit, Shadow ile beraber Amerika’da onlarca yıl gazetelerde yer aldı ve “Pulp” kültürünün temelini oluşturdu. İkinci Dünya Savaşı sırasında orduyla iş birliği yaparak çeşitli broşürler tasarlayan Eisner, kariyerinin ikinci evresinde New York’un göçmen toplumuna ithaf edilen A Contract with God and Other Tenement Stories ile başlayan pek çok grafik romanın hayata geçirilmesinde rol oynadı. Eisner’in bu çalışmaları, sektörün en önemli isimleri arasına girmesini sağladı.

Bugün ise yazarlara ve sanatçılara verilen Eisner Ödülü, Eisner’in ismini yaşatmaya devam ediyor. Eisner’in bir çizgi romanın nasıl olması gerektiği konusundaki algıları nasıl değiştirdiğini göz önüne alırsak, bu ödül, Eisner adına oldukça büyük bir saygı göstergesi olma özelliği taşıyor.

Alan Moore

Çizgi roman sektörünün en önemli isimlerinden olan Moore, süper kahramanlığın iç dünyasını anlatan Watchmen adlı müthiş eserin yaratıcısı olma özelliği taşıyor.

1980’lerdeki ikinci British Invasion’ın öncülerinden olan Moore, Constantine karakterinin de doğuşunu içeren Swamp Thing ile başladı. İki önemli Superman hikayesi bulunan For the Man Who Has Everything ve Whatever Happened to the Man of Tomorrow ile devam ederek çizgi roman sektöründe çığır açtı.

1986 yılında ise Moore, Dave Gibbons ile birlikte tüm zamanların en önemli süper kahraman hikayesi olarak kabul edilen Watchmen’in altına imzasını attı. Bu önemli eser, Soğuk Savaş’ın paranoyasını ele alarak süper kahramanların eğlenceli olarak bilinen iç dünyasını yeniden inşa etti.

Moore daha sonra Batman ile Joker’in o karmaşık ilişkisine değindiği The Killing Joke adlı eserinde de en ciddi ve kontrollü görünen karakterlerin bile yaşadıkları travmalarla bir gün delirebileceğini kanıtladı.

Bill Finger

Bill Finger, Bob Kane ile birlikte ünlü çizgi roman karakteri Batman’in yaratıcısı olma özelliğine sahip. İnanması zor ama Finger’ın, Batman’in yaratıcılarından oluşunun resmileşmesi 70 yıl sürdü. 1989 yılına kadar Batman’in tek yaratıcısı olarak Bob Kane ismi kabul ediliyordu. Kane, ölümünden 15 yıl sonra Finger’ın Batman üzerindeki katkılarını da kabul etti, fakat Finger’ın Batman’in yaratıcısı olma unvanını resmi olarak kazanması için bir başka 26 yıl daha geçecekti.

Batman’in aklınıza gelebilecek pek çok özelliği, karakterin gizli kimliği ve pek çok düşmanı Finger tarafından yaratıldı. Bob Kane’in yarattığı ilk Batman; sarı saçlara, kırmızı tayta ve mekanik kanatlara sahipti. Karakterin bu görünüşünü beğenmeyen Finger, Batman için siyah ve gri tonunu daha uygun gördü.

Batman uzun yıllardır en popüler kahramanlardan biri ve Finger olmasaydı işler çok farklı şekilde olabilirdi.

Jack Kirby

Jack Kirby, çoğu insana göre çizgi roman dünyasının en önemli ismidir ve hiç kimse onun çizgi romanlara olan etkisini aşamaz.

Joe Simon ile birlikte Captain America’yı yaratan Kirby, Simon ile birlikte 60’lı ve 70’li yıllarda Marvel’ın egemen olduğu yolu genişletti. 1970 yılında DC Comics’e geçmeden önce Fantastic Four, Avengers, Hulk, Silver Surfer, Thor ve X-Men’in yaratıcıları arasında yer aldı. DC Comics’e geçtikten sonra ise Darkseid ve Orion’daki yeni tanrıları yaratan Kirby, Kamandi ve The Lost World’ü hayata geçirdi. Kirby ayrıca OMAC ve Etrigan’ın da yaratılmasında rol oynadı.

Kirby, sanatsallığı ve anlatıcılığıyla kariyeri boyunca pek çok yazar ve çizere ilham kaynağı oldu. Kirby’nin etkileri MCU’nun filmlerinde olduğu gibi Tom King ve Mitch Geralds’ın ortak karakteri olan Mister Miracle’da da görülebilir.

Kirby’nin en şaşırtıcı özelliği ise Marvel’ın en ikonik karakterlerinin yaratılmasında rol oynaması değil, DC Evreni’ni yeniden yaratmasıdır. Eserlerindeki nüanslar da oldukça önemli. Özellikle Kirby’nin bilim-kurgu mimarisi, pek çok yapıma ilham kaynağı olmaktadır. Ayrıca, yine pek çok yapımda Kirby’nin mistik ve bilim-kurgu unsurları kullanılmaktadır.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here