Sence Cigarettes After Sex’in müziğinin teması her zaman aşk, seks ve romantizm mi olacak?

Öyle olması gerektiğini hissediyorum. Öyle yazdığımı hissediyorum… Çünkü Cigarettes ve ben biraz geç geliştik gibi; çünkü bundan önce çok fazla müzik grubunda yer aldım ve birçok müzik türünde farklı şarkılar yazıp farklı stilleri sevdim. Bütün bu romantizm hakkındaki şarkıların ise en derinden hissettiğim müzik türüne ait olduğunun farkına vardım. 

Eğer sadece Cigarettes kimliği altında şarkı yapacaksam da benim için en iyi hissettiren şeyi yazmak istiyorum: Romantizm hakkında harika şarkılar dinlemek istiyorsanız, o zaman Cigarettes’e yani güvenilir sığınağınıza gideceksiniz.

Grubunun tam anlamıyla “her şeyi” olan Texaslı Greg Gonzalez, efsane Seattle radyosu KEXP’ye verdiği röportajda, icra ettiği müziğin türünü bu şekilde özetliyor. Başka bir “tek kişilik orkestra” güzelliği olan Tame Impala için Kevin Parker ismi ne anlama geliyorsa, Gonzalez de Cigarettes After Sex için aynı değere sahip. Bütün parçaların şarkı sözlerini yazan ve bestelerini yapan sanatçı, aynı zamanda da vokalin yanı sıra bas gitar dışındaki diğer gitarların da yegane sahibi.

Bazı şarkılarda vokalin erkek mi yoksa kadın mı olduğu anlaşılmadığı için kimi eleştirmenlerce androjen bir sese sahip olduğu iddia edilen Gonzalez, kendisine Vogue Fransa tarafından en sevdiği şarkıcı sorulduğunda ise Françoise Hardy cevabını vermeyi ihmal etmiyor. Bunun yanında, ışıklar içinde uyumasını dilediğimiz Leonard Cohen ustanın Chelsea Hotel No:2 ve Famous Blue Raincoat klasiklerinin de şarkı yazarlığında onu oldukça etkilediğini her zaman belirtiyor.

Grubun 2012 yılında yayımladığı I. isimli EP’deki defalarca dinlenip hiç sıkmayan muazzam şarkısı Nothing’s Gonna Hurt You Baby’nin interneti sallamasıyla birlikte tanıdığımız topluluk, şarkıları için kendilerine has minimalist bir formül üretmişti: Bas gitar yürüyüşlerinin tane tane gitar riff’lerine eşlik etmesi ve klavyeyle beraber Gonzalez’in, tıpkı ilham aldığı Fransız chanson ekolü gibi konuşurcasına usul usul vokalini yapması, formülün özetiydi.

Daha önce ayrıca değindiğimiz ilk albümleri Cigarettes After Sex (2017), yine fazlasıyla “yavaş” eserlerden oluşsa da piyasaya oldukça “hızlı” bir giriş yapıp büyük başarı yakaladı. Bu eser, yine tam olarak gece vakti yatağınızda yalnız başınıza uzanmışken dinlenecek bir kayıttı: Biraz dream pop ve fazlasıyla ambient pop karışımı türlerin bir ürünü olan albüm, grubun siyah-beyaz imajı ve atmosferik altyapıları sebebiyle The xx ve The Neighbourhood gruplarının ilk kayıtlarını uzaktan da olsa imaj olarak andırıyordu.

Övmelere doyulamayan bu ilk stüdyo albümlerinin en önemli sorunu ise bütün şarkıların birbirleriyle olan benzerliğiydi. Aslında genel olarak bakıldığında şarkıların geçişlerinde bir eser bütünlüğü oluşsa da uzun vadede dinlenildiğinde kendini tekrar eden bir kayıt gibiydi. Grubun ikinci stüdyo albümleri Cry (2019) ise hem bu benzerlik anlamında hem de konsept bazında hayran kitlesini ve müzikseverleri şaşırtmıyor.

İki paragraf önce belirttiğimiz o formülün yine burada da birebir şekilde karşımıza çıktığına tanık oluyoruz: Aslında bu albümde grubun hiçbir risk almaması, 2012 ve 2017 yılındaki iki kaydının arasındaki benzerliklere aşina olan ve hatta bu gidişata adeta bayılan hayranları tarafından öngörülebilen bir durum. Diğer müzikseverlerin ise artık kanıksadığı bu formül yolu, grubun ilerideki işlerinde de karşımıza çıkmaya devam edecek gibi.

Yine bu formülün kullanımıyla birlikte ilk albümlerinin adeta bir “devam filmi” olan kayıt, tıpkı o albüm gibi hepsi birbirine benzeyen eserlerle dolu. Hatta sosyal medyada bu konunun mizahı bile yapılıyor. Buna rağmen albüm, ilk kaydın birbirinden başarılı özelliklerini de almayı ihmal etmediği için kaydın isminin Cry değil de adeta bir Cigarettes After Sex II (2019) olması gerekiyor. Gonzalez ve arkadaşları, ne yapıp edip yine şarkılarını ruhumuza işlemeye devam ediyorlar!

Albümün açılışını yapan Don’t Let Me Go, özellikle ilk dinleyişte bile dinleyiciyi yakalayabilen gitarları ve akıp giden nakaratıyla ön plana çıkan işlerden biri oluyor. Arka planda tane tane gitar melodilerinin bezendiği nakaratın büyüsüne kapılmamak elde değil. Buna rağmen, keşke şarkı sözlerinin üzerine biraz düşülseymiş de demeden edemiyoruz; çünkü adeta ortaokul seviyesi bir İngilizce ile karşı karşıyayız:

“When I was young, I thought the world of you

You were all that I wanted then

It faded and I never saw you again

But I won’t forget the love we had”

Ardından gelen Kiss It Off Me, yine bas’larıyla dikkat çeken başka bir Cigarettes parçası. “If you’re gonna break my heart, this is a good start” nakaratı ise şarkının ağır temposuna ayak uydururken belli bir süreden sonra parçanın uzunluğu biraz rahatsız etmeye başlıyor. Aslında, bu durum albümün geneli için de söylenebilir; minimum 4 dakika olan birçok şarkı kolayca kırpılabilirmiş. Bu anlamda da ilk albümün de prodüktörü olan Gonzalez’in burada daha özenli bir işe imza atması beklenebilirdi.

Heavenly, albümden önce yayımlanmasıyla ve bu kayıttan beklentileri olumlu olarak artırmasıyla hatırlayacağımız bir iş: İlk albüm hit’lerini andıran eser, bas gitarların ve orgun taşıdığı enstrümanların yanında gitarlarıyla da oldukça akılda kalıcı bir şarkı oluyor. Hatta bu parçadaki gitar kullanımı, tüm albüme göre net bir şekilde daha “doyurucu” çıkarımı bile yapılabilir; çünkü farklı riff’ler ve arpejler Gonzalez’in sesiyle buluştuğunda ortaya inanılmaz huzurlu ve şarkının ismi gibi cennetlik bir tekli çıkıyor. Şu sözleri de ruhumuza işliyor: “I’m giving you all my love.”

Gitarlarıyla hatırlanan başka bir şarkı olan You’re the Only Good Thing in My Life da albümün dinlenmesi gereken işlerinden biri. Albümün ilk kısmına göre nispeten daha zayıf tarafı olan ikinci yarısının en değerli eseri ise hiç şüphesiz Falling In Love oluyor.

Gonzalez’in daha önceki basın açıklamasında ifade ettiği üzere şarkı, grubun 2017 yılındaki ilk albümlerini kaydettikleri esnada yazılmaya başlanmış: Sanatçı, “aşk ve daha sonra tekrar aşık olmak” hakkında yazıyormuş ama o sırada bir ilişkisi olmadığından bu eseri de bitirememiş. 2 yıl sonra ise gerçekten birine aşık olmuş ve kaydı onun motivasyonuyla bitirmiş.

Özetle albüm, grubun ilk işlerine bayılanlar için keyifli bir devam eseri olsa da genel olarak bakıldığında albümdeki hit seviyesinin birkaç tık düştüğü oldukça açık.

Bu arada, belirtmeden bitirmeyelim: Grubun sahnesi ise resmen albüm kayıtları gibi pürüzsüz. Yazımızın başında değindiğimiz KEXP’ye ait canlı performansını ve siyah-beyaz sinema sekansları eşliğindeki etkileyici Ancienne Belgique performansını mutlaka tavsiye ederiz. Umarız, ülkemize sürekli gelmeye devam ederler ve bu albümün de üzerine koyup kendilerini geliştirip risk almaktan çekinmezler!

Kaynak: 1234.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here