Netflix‘in en beğenilen dizilerinden biri olan Chilling Adventures of Sabrina 2. sezonuyla geri döndü. Tanıdığımız sevimli cadının aksine bu dizide Sabrina’nın oldukça karanlık bir versiyonunu izlemiştik. İlk sezon incelememize buradan ulaşabilirsiniz. 2. sezonda ise Sabrina daha da karanlık bir şekilde karşımıza çıktı.

2. sezon incelememize geçmeden önce belirtelim ki bu yazı oldukça fazla spoiler içeriyor. Eğer henüz dizinin ikinci sezonunu izlemediyseniz, yazımızı izledikten sonra okumanızı tavsiye ederiz.

Dönüşü muhteşem oldu!

Genelleme yapacak olursak, birçok Netflix dizisinde ilk sezondan aldığımız tadı ikinci sezonda alamıyoruz. Fakat bu durum Chilling Adventures of Sabrina için geçerli değil. Dizinin ilk sezonu yeterince iyiydi fakat yine de kıyaslayacak olursak ikinci sezon ilk sezona kıyasla çok daha iyi.

Efsaneler ve feminizm nasıl birleşir?

Aslında ikinci sezonda en çok göze çarpan şey “Şeytan ve Lilith”in ilişkisiydi. Lilith’in aslında kim olduğundan kısaca bahsedecek olursak: Lilith, Musevilik ve Hristiyanlık apokrif inançlarına göre Adem‘in ilk eşidir. Lilith hakkında birçok efsane olsa da dizide işlenene göre, Cennet’ten kovulan Adem, kendi isteğiyle oradan kaçan Lilith ile karşılaşır. Lilith, Adem’e aşık olur ve bir noktada adeta onun kölesi haline gelir. Adem (Lucifer/Dark Lord) bir canavara da dönüşse Lilith ondan vazgeçmez ve ne isterse yapmaya devam eder. Sonunda Lilith bir erkeğe kölelik etmekten kurtulur ve boyun eğmeyi bırakır.

Bildiğimiz her şey yalanmış!

Yıllarca bir “Spellman” olarak yaşayan ve babasının izinden giden Sabrina, koskoca bir yalanla yaşamış! Bize göre bu sezonun en şaşırtıcı anı Sabrina’nın babasının Edward Spellman değil Dark Lord olduğunu öğrendiği andı. Aslında bu noktada Sabrina için baba-tanrı kavramı birleşmiş oluyor. Dizinin geneline hâkim olan “din eleştirisi” bu noktada da karşımıza çıkıyor. Dinin kurallarına bağlı kalmanın/kalmamanın önemi ve anlamı dizide sıkça sorgulanıyor.

Klasik bir Netflix dizisi.

Her ne kadar Chilling Adventure of Sabrina konusu itibariyle özgün bir dizi olsa da dizinin içerisindeki bazı sahnelerin “klasik Netflix formülü” ile yapıldığını fazlasıyla hissediyorsunuz.

Buna örnek verecek olursak, ilk olarak aşk üçgenlerinden bahsetmemiz gerekiyor. Sabrina, Harvey‘den ayrılıyor ve arkadaşı Harvey ile sevgili oluyor. Fakat aynı zamanda kendisi de Nicholas ile sevgili oluyor. Bu durumlar zaman zaman ortamda gerilim yaratıyor. Diğer bir klasik ise dizide Susie‘nin kendini keşfetmesi ve bir erkek olarak hayatına devam etmek istemesi.

Üçüncü sezonda bizi neler bekliyor?

Bu sezon daha karanlık bir Sabrina izlemiş olsak da üçüncü sezonda Sabrina özüne dönecek gibi gözüküyor. Arkadaşlarıyla beraber insanlara yardım etme planları yapan Sabrina’nın şu an için en büyük önceliği ise sevgilisini tekrar dünyaya getirebilmek.

Elbette diziyi beğenmeyenler olacaktır. Bize göre bunun nedeni dizinin aslında temelinde bir “gençlik dizisi” olduğunu unutmak. Dizi için her anlamda mükemmel diyemeyiz fakat biz izlerken keyif aldık. Üçüncü sezonu bu dizinin bir gençlik dizisi olduğunu hatırlayarak izlerseniz sizin de daha çok keyif alacağınıza eminiz!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here