Salı, Ağustos 22, 2017

Çoğumuz Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı izlemiştir. Çocukken izlediğimiz bu güzel filmin içindeki bazı sembollere anlam veremediğimiz olmuştur. Bizler de Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı tekrar gözden geçirip, içindeki anlamlandıramadığımız sembolleri ve karakterleri açıklayalım dedik.

Charlie’nin Çikolata Fabrikası, 1964 yılında Roald Dahl tarafından yazılan bir çocuk kitabıdır. İlk sinema filmine (Willy Wonka & the Chocolate Factory) 1971’de uyarlanmıştır. 2005’te ise Tim Burton tarafından tekrar uyarlanmıştır. Biz Tim Burton versiyonunu ele alacağız.

Büyük bir kentin sonundaki tahta barakada yaşayan, Charlie Bucket’ın hikayesi ele alınıyor. O da her çocuk gibi çikolataya pek düşkün olduğu halde, durumları bunu karşılayamayacağından yılda bir kez bir küçük çikolata yiyebiliyor. Charlie’nin oturduğu kentte, dünyanın en ünlü çikolatalarını üreten, bir çikolata fabrikası vardır. Willy Wonka ise çikolata fabrikasının sahibidir. Bir gün kendine bir varis seçmek için çikolataların içine altın bilet koyduğunu söyler. Bu biletleri bulan 5 çocuk, fabrikaya bir yakını ile girip gezebilecektir.

KAPİTALİZM BENCİLLİĞİ

Filmde gördüğümüz Charlie dışındaki karakterlerin hepsi kapitalizmle yoğurulmuş. Bileti bulan diğer çocukların hepsinde, değer kayıpları meydana gelmiştir.

Augustus Gloop ise bileti bulan ilk çocuktur. Çikolataları çok sevmektedir. Fabrikadayken etraftaki şekerlemelerin yenilebilen şeyler olduğunu öğrendiği zaman çok sevdiği, elinden hiç düşürmediği, Wonka çikolatasını yere atıp oradaki şekerlemelere koşmuştur. En sonunda çikolata nehrinden, çikolata yerken nehre düşüp, yarışmadan ilk elenen isim olmuştur. Ne yazık ki tüketim çılgınlığı topluma sirayet etmiş olup ve bir statü olarak görülmektedir. Her geçen gün daha da ilerleyen bu durumun normalleşmesi daha da fena bir şeydir.

Veruca Salt, istediği her şeye sahip olan bir kızdır. Zengin bir aileye sahiptir ve bunun şımarıklığını sonuna kadar kullanır. Elbette bunda babası olan Henry Salt’ın da payı vardır. Wonka’nın Altın Bilet açıklamasını duyunca, Veruca için yüzlerce çikolata aldırır ve onları fabrikada çalışan işçilere açtırır. Fabrikada ise sincapların ceviz ayıkladığı odaya girerler. Veruca, sincapları çok sever ve babasına bir tane almasını söyler. Wonka ise onların satılık olmadığını söyler. Veruca, sincapların olduğu kısma iner ve bir sincaba dokunduğu zaman, sincapların saldırısına uğrar. Sincaplar, cevizlerin dolu olup olmadığını anlamak için vururlar. Bir sincapta Veruca’nın kafasına vurup, boş mu dolu mu olduğunu anlamaya çalışır. Boş olduğu düşüncesiyle onu çöpe yollarlar. Babası da ona bakarken sincaplardan biri iter ve o da çöplüğe düşer. Başkalarının emeğiyle bir yerlere gelen insanlar en sonunda çöpe giderler. Nitekim Veruca ve babasının sonu da böyledir.

Violet Beauregarde hırslı, kaba ve rekabetçidir. Ödülün ne olduğu bile umrunda değildir. Sadece kazanmak ister. Bu da yeni neslin hırslarıyla harmanlanması demektir. Herkeste bir sorunluluk var; hırslarımızın azime dönüşmediği o yol ayrımı. Hırslarımız bizi bozuk para gibi harcar. Azim; bunun yanında zamana yayılmış emekler bütünü. Pek az insan bunun ayrımını yapabilir ya da o yol ayrımında bunu başarabildiğini sanar. “Hayır ya! Bu doğru değil; ben başarıyorum bunu.” diyorsanız etrafınıza bakın. Hırs; başka yolları kendi yolunuzla mukayese edip, kopyalamaktan başka bir şey değil. (Violet annesini örnek alıyor ve onunla aynı kayafetleri giyiyor.) Azim ise alabileceğiniz en büyük sorumluluk; yaptığınız işi bitirme hissini içinize yayacak bir kıvılcım. Farkında mısınız? Yaşıyoruz. Yaşamak kocaman bir hikaye iken neden içinde hiç noktamız ya da bizlere ait birer cümle olmasın? İlerleyip, tamamlamak ve bir şeylere nokta koymak bizim elimizdedir. Violet’in elenmesi ise test sürecindeki sakızı, ukalalık yaparak çiğnemesinden dolayıdır. Bu sakız domates çorbalı, rostolu ve yabanmersini turtalı bir sakızdır. Çiğnediğiniz zaman doyuyorsunuz fakat turta bölümünde bir sıkıntı olduğu için piyasaya sunulmamıştır. Violet sakızı çiğnediği an şişmiştir. Ten rengi de maviye dönüşmüştür ve böylece elenmiştir.

Mike Teavee ise kendine göre kolay bir hesaplamayla, Altın bileti bulmuş olan çocuktur. Kendisi zekidir fakat o da bahsettiğimiz önceki karakterler kadar şımarıktır. Elenmesi ise Wonka’nın, Tele-Çikolata Odasında gerçekleşir. Wonka, reklam kampanyası olarak televizyona çikolata ışınlamaktadır. Büyük bir çikolatayı, ışınlama makinesine yerleştiriyor ve parçalara bölünüp sonra birleşen çikolata, ekranlarda normal boyutlarda görünüyor ve onu televizyonun içinden alabiliyorsunuz. Buna heyecananlanan Mike, makinenin içine girer ve milyonlarca parçaya ayrılır ama ekranda gördüğümüz çikolata kadar küçüldüğü için o da elenir.

Chalie’ye geldiğimiz zaman ise aile değerlerini önemseyen, yardımsever, saygılı bir çocuk görüyoruz. Peki Charlie bu çocuklara göre neden bu saydığımız şeyleri önemsiyor? Çünkü elinde yalnızca ailesi var. Şımartılmadan büyümüş olması ise ailesinin maddi yetersizliğinin doğurduğu bir sonuçtur. Ayrıca Charlie’nin arzu dünyası çok büyük olmadığı için fabrikadaki hiçbir tuzağa düşmemiştir. Bu yüzden kendisi fabrikanın varisi olmuştur.

Willy Wonka ise bizlere çok masum görünüyor. Fakat bu masumiyetin altında çok büyük bir sömürgecilik vardır. Umpa Loompalar kakao çekirdeğine hasrettir. Yaşadıkları yerde çok az kakao çekirdeği yetişmektedir. Bu küçük insancıklar işçi sınıfını simgelemektedir. Willy Wonka’nın Umpa Loompaları, fabrikasında çalıştırmak istemesinin önemli nedeni; tariflerinin çalınmasını engellemektir. Ayrıca onlara sadece kakao çekirdeği ile ödeme yapacağından, kar olasılığı daha da artacaktır ve sadık işçiler oldukları için hiçbir şekilde bir isyan olmayacaktır. Yeni tariflerini, Umpa Loompalar üzerinde denemesi ve bir takım aksaklıklar olması umrunda değildir. Bu nedenle Wonka masum değildir, sistemin dayattığı kurallara sıkışmış ve aile sevgisi dahil birçok yönden gelişememiş bir karakter olarak kalmıştır.

Wonka’nın çocukluğuna baktığımız zaman üzücü bir hikaye görüyoruz. Diş hekimi olan babasının, onu çikolatadan alıkoyması, onda derin bir tutku yaratmıştır. O da aslında bu yüzden çikolatacı olmuştur. Bu olay onu derinden yaraladığı için aile kavramına önyargılıdır. Onların her zaman her şeye engel olacağını düşünmektedir. Charlie’ye onunla birlikte ailesinin gelemeyeceğini söylemiştir ve Charlie bunu kabul etmemiştir. Wonka’ya aşırı saçma gelmiştir bu reddediliş. Bunun nedenini anlamak için Charlie’yi, sokakta bulmuştur ve onunla kısa bir konuşma yaparak, yarım bir ağızla babasına gitmek istediğinden bahsetmiştir. Gittikleri zaman ise evin her köşesinde, çikolata fabrikası ile ilgili haberleri görmüştür ve yıllar geçse bile, Willy içindeki çocuğu bir türlü yok edemeyip, dişlerine sahip çıkmıştır. Babası onu dişlerinden tanımıştır.

Sonuç olarak Charlie, fabrikanın varisi oluyor ve Wonka’ya aile bağlarının öneminden bahsediyor. Bir kentin bitimindeki tahta evde lahana çorbasıyla başlayan hikaye, çikolata fabrikasına taşınan, tahta evin içindeki ziyafetle sona eriyor.

 

Denizkızlarına inanırım.

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Albus Dumbledore Kimdir?
Cinayetle Yargılanan Çinli Polisiye Yazarı: Liu Yongbiao
İran’ın Picasso’su Bahman Mohasses
Deniz Gamze Ergüven’den Yeni Film
Harry Potter Orkestrası Türkiye’ye Geliyor!
Game of Thrones 8. Sezon Senaryosu Sızdırıldı!
Müziği Resmeden Sanatçı: Melissa McCracken
Queen’in Efsane Gitaristi: John Deacon
Game of Thrones Karakterleri İçin Aslında Düşünülen Oyuncular Kimlerdi?
Shameless İçin Yapılmış 15 Muhteşem Fan Art Çalışması
Beş Adımda Okja: Kafası Karışık Bir Masumiyet Güzellemesi
Olivia Locher: Kanunlara Karşı Koyan Fotoğrafçı
Game of Thrones’un “Gece Nöbetçileri” IKEA’dan Giyiniyor!
Türk Balesinin Zarif Kurucusu Ninette De Valois
Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?