Shot Caller hakkında minik bir inceleme yapmadan önce, yazımıza filmin bir özetini vererek başlayacağız. İyi okumalar!

Jacob, karısı Katherine ve oğlu Joshua’yla birlikte mutlu mesut hayat süren bir borsacıdır. Karısı ve arkadaşları ile bir gün eğlenmekten dönmektedir. Hep birlikte gırgır ve şamata dolu bir araç yolculuğu yapmaktadırlar. Yoldan gözünü ayırdığı anda arkadaki arkadaşıyla yumruk tokuşturmaya çalışırken ışığı görmez ve olası kaza gerçekleşir. Arkada oturan arkadaşı Tom ölmüştür. Avukatı, davayı kaybederlerse 7 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacağını söyler ve anlaşma yapmasını tavsiye ederek böylece bu sürenin 16 aya düşebileceğini hatırlatır.

Dava sonuçlandıktan sonra Amerika’nın en zorlu hapishanelerinden birinde cezasını çekecektir. Sakin ve düzenli aile hayatına sahip bir borsacı olması, hapishanede hayatta kalmasını zorlaştıracaktır. Ağır suçluların ve çetelerin içinde hayatta kalmak ya da sağlam bir şekilde oradan çıkmak çok zordur. Avukatının tavsiyesine uyar ve olabildiğince kendini koruyabileceği yerlerde vakit geçirir fakat yeni geldiği için diğerleri tarafından göze kestirilmiştir. Çıkan ilk kavgada geri adım atmaz ve karşılık verir. Hücre hapsinden sonra PEN1 adlı çetenin dikkatini çektiğini fark eder. Çete üyesi Bottles, Jacob’ın kendi itibarını korumak istemesine saygı duyar. PEN1’e girmesine ve koruma altına girmesine yardımcı olur. Bunun karşılığında Jacob, türlü türlü çete görevlerini yerine getirmek zorunda kalacaktır.

Money lakabını alıp hızla yükselişe geçer ve çete dövmelerini yaptırıp farklı bir görünüşe bürünür. Hapishane isyanı sırasında başka bir çete liderini korumaya çalışırken yaptıkları kameralar tarafından kaydedilir ve sonucunda birkaç yıl daha hapis cezasına çarptırılır. Bundan sonra ise karısına kendisini unutmasını söyleyerek ailesini bu işten uzak tutmaya çalışır.

Jacob’ın Money’ye dönüşümü ve ailesini bu işlerden uzak tutmak için gösterdiği çabayı 2 saat 1 dakika boyunca anlatan film, özellikle hapishane kavgaları ve atmosferiyle gayet başarılı. Peki filmin anlattığı önemli şey tam olarak nedir?

Açıkçası dünyanın çoğu ülkesinde işlenen suçlara verilen cezalardan daha çok cezaların çekildiği yerler büyük tartışma konusu. Çünkü en büyük cezası park ihlali olan birisi, işlediği bir suç sonucu en ağır şartlara sahip hapishanelere gönderilmekte. Bir suç işliyorsunuz ve kendinizi bir anda uyuşturucu satıcıları, çete üyeleri ve tecavüzcülerle dolu bir hapishanede buluyorsunuz. Normal bir insan böyle bir ortamdan sağ salim çıkamaz. Çıksa bile artık normal değildir.

Game Of Thrones’un Jaime Lannister’ı Nikolaj Coster-Waldau’nun başrolünde olduğu film, Ric Roman Waugh’un senarist ve yönetmenliğiyle karşımıza çıkıyor. Nikolaj Coster-Waldau’nun başarılı oyunculuğu ve gerilim dolu hapishane sahneleri, filmin en önemli artısı. Bununla birlikte hapishane ortamının da gayet başarılı bir şekilde yansıtıldığını da tekrardan söylemek gerekir. Filmin eksi yönleri ise biraz uzun olması ve Jacob’ın aşırı hızlı yükselişi. Jacob’ın yükselişini tane tane anlatmaya kalksalar filmin 3 saate uzaması da mümkünmüş zira.

Kaynak: rfilmler

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here