Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Takvimlerimizi 8 Aralık 2016’ya çevirirsek rap müzik piyasasına dair göze çarpan ilk şey Top Dawg Entertainment’ın piyasa üzerindeki hakimiyeti olacaktır. Rekor şirketlerinin dinamosu olan TDE, 2016’da Isaiah Rashad’ın “The Suns Tirade” ve ScHoolboy Q’nun “Blank Face LP” albümleri ile eleştirmenler ve dinleyicilerden yüksek beğeni ve puan toplamıştı. Kendrick Lamar’ın ömürde bir dinlenilebilecek şaheseri “To Pimp A Butterfly” halen hafiften rüzgarını estiriyordu ve Harvard Ulusal Arşivi’ne alınan 4 rap albümünden biri olmuştu.

Sonra 9 Aralık günü geldi ve grubun enigmatik söz yazarı Ab Soul, “Do What Thou Wilt”i yayınladı. Hem de J Cole ve Post Malone aynı günde albüm çıkarıyorken.

Kişisel favorilerimden biri olsa da bu albümün TDE için bir başarısızlık olduğunu söylemek pek abartı olmaz sanıyorum: Ab Soul’un en iyi albümü “Control System”ı en iyi albümü yapan neredeyse hiçbir öge bu albümde mevcut değildi. Dinleyiciler, kısa ve kolay dinlenebilir işlerin tutulduğu ve satış yaptığı bir piyasada, o piyasanın en önemli güç odaklarından birinin çıkardığı 76 dakikalık bir albümde; garip ve kulak tırmalayan bir prodüksiyon, kendi içinde paradokslar ve komplo teorileri oluşturup hiçbir yere varmayan şarkı sözleriyle entelektüel bir politik-konsept albüm çabasına harcanmış şarkılarla boğuşmak zorunda kaldılar. Yakın zamanda kompakt ve belli bir konsepti takip eden albümlerde büyük başarı edinmiş TDE için bu albüm, bir “uyanma çağrısı” oldu (DWTW metaskor olarak TDE ortalamasına hakaret niteliğinde bir 64 aldı.)

Fakat bu durumun TDE için iyi olup olmadığını incelemek lazım. Bununla birlikte ana akım anlayışa daha yakın albüm yapımına yönelmiş olsalar da bu durumun onlara hem getirileri, hem götürüleri oldu. Gelin, bu durumlara artıları ve eksileri ile bakalım.

ARTI: SZA

Solana Imani Rowe’un TDE ile imzalaması ile çıkış albümünü yayınlaması arasında 4 sene olmasının önemli bir sebebi var: kendisinin sessiz sakin bir mükemmeliyetçi olması. Bu 4 sene içinde şirket arkadaşlarının projelerinde istikrarlı olarak düet yapması, SZA için bir tür ısınma oldu. Nispeten donuk “S” ve “Z” mixtapelerinden sonra SZA, çağdaş R&B sahnesine cesurca atıldı ve 14 şarkıda bir kadın hayatının iç ve dış çatışmalarını, diyaloglarını; cinselliğini, bunalımlarını, özel yaşam problemlerini zarif altyapıları ve resmen şarkıların üzerinde kayan sesi ile dillendirdi. SZA’nın kişisel tecrübelerinden ve anksiyetesinden çıkan bu albüm, TDE için sessiz sakin bir olağanüstülük oldu. Platinum plak aldı, ilk haftasında Billboard’a 3 numaradan girdi, ilk haftasında 60 bin sattı, içinde bulunan birden fazla şarkı Grammy adaylığı alırken SZA’nın kendisi de “En İyi Yeni Sanatçı”ya aday gösterildi.

EKSİ: YENİ GELENLER- SiR, Lance Skiiiwalker, Zacari, Reason

Aslında bu konuda çok söylenebilecek bir şey yok. Zacari dışında TDE’nin anlaşmaya imza attırdığı hiçbir isim ana akıma çıkabilecek pazarlama ışığına sahip görünmüyor. Zaten SZA gibi bir vokal R&B yeteneğine sahipken SiR ile anlaşılması mantıklı durmuyor ki “November” projesi son derece unutulabilir bir projeydi. Lance Skiiiwalker, müziğinin doğasındaki deneysellik sebebiyle asla dinlenebilir ya da hitap edebilir durmuyor. Zacari, daha radyo dostu bir şarkı yaratıcısı ve pusulanın indie tarafına yönelmesi ile şüphesiz ana akıma en çok hitap edebilecek isim ama müziğinin, onu şu anki müzik piyasasında diğerlerinden ayıracak hiçbir özelliği yok gibi duruyor. Bardağın dolu tarafındaki Reason, genç ve hevesli olduğu inkar edilemez bir rapçi olsa da, TDE’deki diğer şirket arkadaşları tarafından gölgelenmeye mahkum gibi duruyor. Rap stilinin şu anki trende biraz ters kaldığını da söylemek lazım. Uzun lafın kısası, TDE nin yeni isimleri uzun vadede- hatta kısa vadede- şirketin hakimiyetine istenilen katkıda bulunmayacak gibi duruyor.

ARTI: JAY ROCK

TDE’nin en uzun süreli üyesi, Watts kökenli rapçi Jay Rock’ın kariyeri seçimlerle dolu oldu. Sokak suçları işleyerek geçinmek yerine müzik icra etmek bunların en önemlisi olsa da sokağın o korkutucu derece gerçekçi betimlemelerini dinleyicisinin kulağına ulaştırmayı hiç ihmal etmedi Jay Rock. Bu durum onun dinlenebilirliğini ne derece etkiledi bilinmez ama şu bir gerçek: bugüne kadar Jay Rock kendi şarkılarından ziyade Kendrick Lamar’a verdiği “Money Trees” düeti ile tanınıyordu. Elinizde 90059 gibi iyi bir albüm varsa ve bu fark edilmiyorsa bu sunumda bir probleme işarettir. Rock’ın pürüzlü ve zaman zaman dağınık tarzını “Redemption” adlı yeni albümünde inanılmaz şekilde törpülediğini görüyoruz. Neredeyse hayatını bitiren bir motosiklet kazasından sonra Rock, bu albümde tüm hayatının zorluklarını ve hayat yolculuğunu melodik, coşkulu ve doğru miktarda radyo dostu kavramda karşımıza çıkarttı. Troopers, ES Tales, OSOM gibi daha “geriye yaslanmış” şarkıların yanında WIN, The Bloodiest, King’s Dead gibi Jay Rock’ı hiç olmadığı kadar enerjetik gösteren şarkılarla övgü üzerine övgü alan bir albüm oluşturdu Jay Rock.

EKSİ: KENDRICK LAMAR& SCHOOLBOY Q

Kendrick Lamar’ın “DAMN” albümü Pulitzer Ödülü aldı ve 95 metaskora sahip. Peki, neden bu listede eksi kısmında? Cevabı basit: reklamsal değerinin çok yüksek olmasının yanısıra bu albümle birlikte Kendrick Lamar’ın da zaafları olan bir fani olduğunu görmüş olduk ve rap tarihinin en iyi albümlerinden ikisini arka arkaya çıkardıktan sonra gelen bu albüm, ne diğerlerinin şanına yetişebildi ne de Kendrick Lamar’ın yükünü hafifletti. DAMN, daha sonra da Collector’s Edition sürümünü ortaya çıkarmasına da olanak sağlayan “sondan başa veya baştan sona dinlenebilme” konsepti yine çok zekice düşünüşmüş bir ürün ve tartışılabilir olarak Kendrick’in bazı en iyi işlerini içeriyor (LUST, PRIDE, XXX,DUCKWORTH, FEAR). Sıkıntı şu ki, ana akım uğruna albümde Kendrick’in şimdiye kadar çıkarmış olduğu en kötü ve özensiz işler de mevcut (GOD, LOYALTY, HUMBLE, LOVE). Önceki albümlerini dinleyenler bileceklerdir ki bir Kendrick Lamar albümünde rahatlıkla kötü- ya da nispeten kötü- şarkıları seçebilmek neredeyse imkansız derecede özneldir. Aynısı bu albüm için geçerli olmadı.

ScHoolboy Q, Oxymoron ve Blank Face LP ile piyasada adını halihazırda daha da güçlendirmişken ve tükenmeye yüz tutmuş gangster rap dalının son sağ kalanlarından olmuşken son albümü CrasH Talk, ağır bass içeren, dinleyeni soyuluyormuş ya da rehine alınıyormuş hissine sokan şarkılardan; günümüzde sıklıkla rastlanabilecek tek enstrüman ağırlıklı/melodik trap türüne selam çakan, neredeyse konseptsiz bir albümle karşımıza çıktı. Tekrar dinlenilebilirlik ve kolay dinlenilebilirlik bakımından ufak tefek geliştirmeler olmasına rağmen CrasH Talk yaklaşık 3-4 şarkısı dışında basit bir formül üzerinden ilerliyor. Bu formüle edilmişlik negatif şekilde eleştirmenlere yansımışa benziyor.

EPİLOG: BİZİ NE BEKLİYOR?

Bu artı ve eksilerden sonra geriye kalan 2 isim mevcut: Ab-Soul ve Isaiah Rashad. Dolaylı yoldan bu kurumsallaşma rönesansına yol açan Ab Soul’un, önceki albümünün dinleyicileri zorladığı hatta baydığı sınırlar düşünüldüğünde, en azından Control System olmasa da These Days albümündeki şarkı yapılarına daha yakın bir işle karşımıza çıkacağını düşünmek iyimser olabilir. Aynı şekilde Isaiah Rashad’ın projeleri arasındaki zaman aralıkları, düzgün ve tam olarak kendi sanatsal estetiğini yansıtabileceği bir yeni albüm yaratması için sağlıklı görünüyor. Şimdiden spekülasyonları ve iddiaları herkesi heyecanlandırmaya başlamış yeni Kendrick Lamar albümünden önce bu ikilinin çıkaracakları iyi birer albüm, çanların henüz TDE için çalmadığını gösteriyor.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here