Red Hot Chili Peppers, 20 yıl önce 8 Haziran’da 7.stüdyo albümünü piyasaya çıkardı. John Frusciante’nin gruba dönüşünden sonraki ilk stüdyo albümü olan “Californication”ın prodüktörlüğünü Rick Rubin yaptı. Frusciante, gruptan ayrı olduğu sürede çok fazla uyuşturucu kullandığı için gitar yetenekleri eskisi gibi değildi ve bu yüzden de bu albümün kayıt süreci Frusciante’nin yeniden kendine gelmesiyle biraz uzun sürdü. Hatta çoğu eleştirmen, bu albümdeki Frusciante kısımlarını ortalama bulur. BSSM (Blood Sugar Sex Magik) ve Stadium Arcadium’da daha “keskin” bir performans sergilediğini söyleyebiliriz. Şimdi, 20 yıl sonra hala grubun en fazla satan albümü “Californication”ı gelin inceleyelim.

Albüm, Around The World ile açılıyor. Şarkı başlarken ilk dikkatinizi çeken şey distortion’lı bas gitar oluyor. Sonrasında Frusciante ve Flea’nin birbiriyle pek alakası olmayan elektro gitar ve bas gitar riff’leri birbirini çok güzel tamamlıyor ve albüme hızlı bir başlangıç yapıyoruz.

İkinci şarkı ise Parallel Universe. Red Hot Chili Peppers’ın şarkı yazma stiline göre oldukça basit bir şarkı yazımına sahip. Bu şarkının en güzel kısmı da sondaki John Frusciante solosu. Ayrıca bu şarkının canlı performanslarında Frusciante’nin çok çılgın sololar attığını söyleyebiliriz.

Gelelim Scar Tissue‘ya. Scar Tissue, albümün daha yavaş şarkılarından. Şarkı, uyuşturucu bağımlıların, rehabilitasyon sürecinden bahsediyor ve bu süreçten sonraki “ayıklığı” anlatıyor. Hala grubun en çok bilinen şarkılarından biri. “With the birds I share this lonely view” bölümüne hangimiz eşlik etmeyi sevmiyoruz ki?

Sıradaki şarkı ise Otherside. Otherside, bu şarkıda uyuşturucu ve alkolden sonra normal hayata dönüş için bir metafor. Yine burda da bas gitar ve elektro gitarın birbirini çok iyi tamamladığını görüyoruz ancak bu da RHCP standartlarına göre ortalama altı bir şarkı yazımı. Burada da Chad Smith’in parladığını söyleyebiliriz.

Albümün 5.şarkısı Get on Top. Bence grubun en underrated şarkılarından biri. Wah pedalının varlığını ciğerlerinizde hissedebilirsiniz Get On Top’ta. Anthony Kiedis’in de biraz grup ilk kurulduğu zamanlardaki yöntemlerine bu şarkıda döndüğünü görebiliyoruz.

Sonraki şarkı, albümle aynı ismi taşıyan Californication. Bu şarkı kusursuz diyebiliriz. Bateri, gitar, bas gitar, vokal… Şarkı yazımından klibine kadar Californication’la alakalı her şey çok detaylı ve ince işlenmiş. Tabii ki özellikle Flea’ye bu şarkıda şapka çıkarmak lazım.

Geldik albümün ortasına, Easily. Easily’de gitarın sesini çok daha temiz bir şekilde duyabiliyoruz. Ama genel olarak baktığımızda bu da zayıf şarkı kategorisine giriyor. Şarkıda yaşanan çok büyük bir şey yok.

Easily‘den sonra sırada Porcelain var. Burada biraz yavaşlıyoruz. Şarkı, bağımlılığından kurtulmaya çalışan bir anne ve onun yeni doğmuş bebeğiyle alakalı. Şarkıdaki tüm enstrümanlar da bu acı ve durgunluğa yer veriyor.

Albümün dokuzuncu şarkısı ise Emit Remmus, tersten okunduğunda Summer Time. Şarkının sözleri, Anthony Kiedis‘in Spice Girls vokalisti Melanie Chisholm‘la ilişkisiyle alakalı. Frusciante burdaki riffler’de çok bir şey yapmasa da nakaratta şarkının kopma noktasını yaratıyor.

Sonraki şarkı ise RHCP’nin yine yüksek tempo şarkılarından biri, I Like Dirt. Burada bas gitar çok iyi kulağa çarpıyor. Şarkı da This Velvet Glove’a iyi bir geçiş sağlıyor.

This Velvet Glove ise yine şarkı yazımı olarak detaylı bir şarkı. Elektro gitar ve bas gitarın birbirini çok iyi tamamladığını görüyoruz ve arkadaki akustik gitar da bunlara çok iyi eşlik ediyor. Nakarattaki slap bass ve gitarın yükselmesi yine şarkıya inanılmaz bir tat katıyor. 10 dakika olsa bile dinlerdim herhalde.

On ikinci şarkıda Savior var. Bu şarkının arkasındaki hikaye biraz dramatik. Savior’ın, Anthony Kiedis’in uyuşturucu satıcısı olan babasıyla alakalı. Babasının bu durumundan dolayı Kiedis küçük yaşta (14 yaşında) uyuşturucu kullanmaya başlamıştı. Kiedis sonrasında babasına onu affetiğini söylemiş ve bunu da şarkının “no one here is to blame for” sözlerinden anlayabiliyoruz. Şarkı, tempo ve “sound” açısından mutlu gibi görünse de işte arkasındaki hikaye bu. Son olarak da bateriye dikkat edelim.

Şimdiki şarkı ise daha funky ve hareketli – Purple Stain. Şarkıda Flea’nin yeteneklerine tamamen görüyoruz ve şarkının outro kısmı da Chad Smith’i bolca öne çıkarıyor. Outro’nun de şarkının en güzel kısmı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bu şarkı da çok güzel canlı performanslara yol açtı.

Albümdeki on dördüncü şarkı Right On Time. I Like Dirt’e daha yakın bir şarkı. Hızlı tempo ve belki de çalınması en zor bas gitar riff’lerinden birine sahip. Nakaratta Frusciante’nin muhteşem back vokalleri şarkıyla çok iyi birleşiyor.

Son şarkı ise Road Trippin’. Road Trippin’ bir “kamp ateşi şarkısı”. Arkadaşlarınızla sakince oturup eşlik edebilirsiniz. Kapanış için gayet uygun ve yavaş bir şarkı. Bu şarkıda Flea ve Frusciante arasındaki uyumu bir daha açıkça görebiliyoruz.

Dünya çapında 16 milyondan fazla satan “Californication” bütün olarak iyi bir albüm olsa da bazı şarkılarda şarkı yazımı konusunda düşük profilde kalıyor. Müzikal olarak RHCP’nin en iyi albümü olmasa da büyük bir kitleye hitap etme konusunda bu albümün yarattığı etkiyi yoksayamayız. Yazımızı sonlandırırken şarkı olan Californication’ın ise hala 590 milyonla grubun Youtube’da en fazla izlenen videosu olduğunu da belirtmeyi unutmayalım.

8/10