The Guardian tarafından 2018 yılının en iyi dizilerinden biri seçilen Derry Girls, 90’larda geçen bir gençlik dizisi. İngiliz komedisinin içinde barınan siyasi ve toplumsal göndermelerin yanı sıra evler ve kıyafetlerle yaratılmış nostaljik ortam, izleyiciyi dizinin içine çekmeyi başarıyor. 2 sezon ve 6 bölümden oluşan dizi, 3. sezon onayını aldı. Peki, bu diziyi en iyi komedi dizilerinden biri yapan şey ne ?

Karakteristik Şahıslar

Erin, kuzeni Orla ve arkadaşları Michelle, James ve Clare, Katolik Kız Lisesi’nin 5 öğrencisi. Ergenliklerinin doruklarında olan bu 5 genç, gerçekten ‘şahsına münhasır’ olarak adlandırabileceğimiz tipten insanlar. Erin, dizinin en çok yöneldiği isimlerden biri. Hoşlandığı oğlanın yanında değişen konuşması, sürekli takındığı memnuniyetsiz surat ifadesi ve ailesiyle yaşadığı problemlerle öne çıkan bir karakter. Kuzeni Orla ise deli olarak adlandırılabilecek derecede sıra dışı. Olayları tamamıyla uzak noktalardan yakalaması, step dansa olan ilgisi ve önemli olayları dikkate almadan alay edebilmesi, onu dizinin komedi unsurlarından biri kılıyor. Ağzı bozuk Michelle ve uzaktan kuzeni James ise izleyiciye Derry sokaklarındaki doğal yaşamın nasıl olduğunu anlatıyor. Yarı İngiliz yarı Kuzey İrlandalı olan James, alnına aksanı dolayısıyla yapıştırılmış olan “İngiliz” damgasıyla büyük bir baskıya maruz kalıyor. Fikirleri dinlenmiyor, alay ediliyor ve kimi sahnelerde aksanı yüzünden hor görülüyor. Fakat mahalle sakinlerinin James’e yaşattıkları bu durum, rahatsız edicilikten ziyade komik. Çünkü temelinde cahillikle söylenmiş sözler olduğunu anlarken yoğun bir eleştiri yağmuruna tutuluyoruz. Son olarak grubun en pısırık ve korkak üyesi Clare, 5 yaşındaki bir çocuk gibi sır saklayamayan, hemen endişe terleri dökmeye başlayan ve ‘ispiyoncu’ olarak adlandırılan bir karakter. Ama ne olursa olsun grubuna bağlı kalmayı da başarabilen biri.

Arka Planda Dönen Siyasi Olaylar

Hikâye Kuzey İrlanda’nın en büyük 2. şehri olan Londonderry’de geçiyor. O dönemler ülkede Protestanlarla Katolikler arasında dinî ve siyasi olmak üzere sıkıntılar yaşanmaktaydı. Arka planda bulunan askerler, sürekli yapılan kimlik kontrolleri, durmadan baş gösteren silahlar ve yaşanmakta olan kaos ortamı Derrylilerin İngilizlere duyduğu hoşnutsuzlukla birleşince kara mizah kendiliğinden beliriyor aslında. Kaotik ortam gençlerin dillerine ve birbirlerine davranış şekillerine de yansıyor. Esasen James, bu kaotik ortamın mahallelilere bir yansıması.

Evrensel Ergenlik Problemlerinin Kara Mizahla Yansıtılması

Her insanın büyüme sürecinde yaşadığı kendini bulma olayının dizide bölüm bölüm işlendiğini görmek mümkün. Dinlerine bağlı gençlerin Katolik Lisesi gibi dogmatik bir ortamda inançlarını sorgulamaları ve hatta orada çalışan rahibelerin bile savundukları dini sorgularken reddettiklerini görmeleri, kara mizahın bir parçası. Bununla beraber cinsel yönelimlerini ve tercihlerini keşfetmeye çalışmaları, karşı cinsin yeni yeni keşfedilmesi gibi ergenliğin her yönü ironiler ve espirilerle ele alınmış. Dizide Orla’nın cinsel yönelimle ilgili bir sözü var: “Ben lezbiyenliğe inanmıyorum.” Derry kasabasında sıkışıp kalmış gençlerin birçok olaya bakış açısı, hep inanmak veya inanmamak üzerinden işlenmiş ve izleyici olarak da bize bu kara mizahı yorumlamak düşmüş. Düşünmenin yerini dogmanın aldığı topluluklarda cehalet gerçekten mutlulukmuş. Bunu görüyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here