Toplumu oluşturan kurallar bütününe yasa denir. Bir toplumun oluşabilmesi ve sağlıklı bir düzen içinde işleyebilmesi için, o toplumda birtakım kuralların bulunması gerekir. Aksi halde toplum sağlıklı bir biçimde işleyemez ve kaosa doğru sürüklenir. Bu kurallar zamandan zamana, ülkeden ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Zira her toplumun yapısı ve ihtiyaçları bir diğerinden farklıdır, dolayısıyla gerektirdiği gereksinimlerde birbirinden ayrıdır.

Bir toplumda yasanın oluşabilmesi için, o toplumdaki genel geçerli kuralların bir araya gelmesi ve devletin maddi yaptırım gücü ile de desteklenmesi gerekir. Bunun nedeni ise, yaptırımı olmayan bir yasanın, uygulanabilirliğinin de olmamasıdır. Zira hukuk kurallarını diğer kurallardan ayıran en önemli farklılık devlet
tarafından çıkarılması ve yaptırıma dayalı olmasıdır.

Yukarıda denildiği gibi bu hukuk kuralları toplumdan topluma değişiklik gösterebilir. Bu içerikte ise günümüz Türkiye’sindeki hukuk kuralları ve bunların yaptırımlarıyla Büyü Dünyası’nın hukuk kuralları ve yaptırımlarının arasındaki farklılıkları ele alacağız. Zira bu iki toplum birbirinden oldukça farklı kurallar ile ayakta kalmaktadır.

Albus Dumbledore “Dünyamıza katılan her yeni büyücü, kurallarımıza uymak zorundadır” demiştir. Bu da kişinin, ister Muggle bir ailenin ferdi olsun, ister saf kan bir aileden geliyor olsun, farklılık gözetmeden, kişinin büyü dünyasına katılıp büyücü sıfatını kazandığı anda birtakım kurallar ile bağlı olacağını ifade eder. Yani doğuştan mı o dünyaya ait olduğunuzun yoksa sonradan mı katıldığınızın bir önemi yoktur. Tıpkı Türkiye’de doğuştan kazanılan vatandaşlık ile sonradan kazanılan vatandaşlık arasında bir fark olmaması gibi, kişi büyü dünyasına ister doğmakla katılsın ister sonradan katılsın, büyü dünyasının kuralları ile bağlı olacaktır. Türkiye’de de ister doğumunuzla birlikte Türk vatandaşlığını kazanın, ister sonradan Türk vatandaşlığına geçerek bu vatandaşlığı kazanın, Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkardığı kanunlara uymakla mükellef olacaksınız.

Büyü Dünyası’nda kişinin 17 yaşından önce büyü yapması yasaktır. Bu durum, Büyü Bakanlığı’nın 1875 yılında çıkarmış olduğu “Reşit Olmayan Büyücülüğün Makul Kısıtlanması Kararı” ile de sabittir. Dolayısıyla reşit olmayan bir büyücünün, okul sınırları haricinde, büyü yapması yasaktır. Türkiye’de ise benzer bir uygulama bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 11. maddesi “Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.” demek sureti ile kişinin reşit olma yaşını 18 olarak belirlemiştir ve kişinin fiil ehliyetini kazanmasını bu yaşın doldurulmasına bağlamıştır. Türkiye’de de bir kişi 18 yaşını geçmedikçe belirli eylemleri yapmaya kanun önünde hak kazanamaz. Örneğin, oy kullanamaz, araç süremez yahut alkol satın alamaz.

Büyü Dünyası’nda hayvanlara karşı işkenceyi ve eziyeti yasaklayan kanunlarda bulunmaktadır. Hatta Aberforth Dumbledore’un zamanında bu konuyla ilgili olarak bir cezası bile bulunmaktadır. Ne yazık ki Türk hukuk dünyasında henüz böyle bir kanun bulunmamaktadır. Aksine, Türkiye’de her türlü hayvan Eşya Hukuku kapsamında değerlendirilmekte ve taşınır eşya konumunda bulunmaktadır. Hal böyle olunca hayvanlara yönelik yapılan her türlü suç, kanun yetersizliğinden dolayı neredeyse cezasız denilebilecek bir şekilde sonuçlanmaktadır.

Büyü Dünyası’nda belki de en çok ciddiye alınan suçlar insanlara karşı işlenenlerdir. Bilindiği üzere kasten bir insanın hayatına zarar veren, birine işkence eden (cruciatus laneti) yahut bir insanı öldüren kişi (avada kedavra laneti), en ağır cezalardan olan Azkaban Hapishanesi‘ne tek seferlik gidiş bileti kazanmaktadır. 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda da benzer bir düzenleme bulunmaktadır. Bahsi geçen kanunun 81. maddesi “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir. Yani ülkemizde de bir kimseyi kasten öldüren kişi ömrünün sonuna kadar (aflar, iyi hal indirimi vb. uygulamalar olmasa) hapishanede kalacaktır. Eziyet suçunda ise Büyü Dünyası’nın aksine farklı bir uygulama vardır. Bahsi geçen kanunun 96. maddesi “Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.” demek sureti ile eziyet suçunu oldukça kısa süreli bir hapis cezası ile sınırlamıştır.

Tıpkı ülkemizde olduğu gibi, Büyü Dünyası’nda da her suçun cezası hapishane değildir. Örneğin Harry, halasını bir balon gibi şişirdiğinde, dönemin Sihir Bakanı Cornelius Fudge, ona bu suçunun cezasının tabi ki de Azkaban olmadığını söylemiştir. Büyü Dünyası’nda da para cezası uygulaması mevcuttur. Ülkemizde de hapis cezasının yani sıra adli para cezası gibi alternatif cezalar da bulunmaktadır.

Benzer bir uygulama ile hem ülkemizde hem de Büyü Dünyası’nda cezaların ağırlığı azaltılabilmektedir. Örneğin Büyü Dünyası’nda, bir ölüm yiyen olan Igor Karkaroff’un, duruşması sırasında diğer ölüm yiyenlerin ismini verdiği için cezası indirilmiştir. Türkiye’de de bu durum aslında iyi hal indirimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Büyü Dünyası’nda Harry’nin duruşmasında da gördüğümüz üzere, şüphelinin herhangi bir avukat bulundurma zorunluluğu yoktur. Hatta Büyü Dünyası’nda avukat diye bir kavram bile olmayabilir. Türkiye’de ise avukat yargı ayağının üçüncüsüdür. Kişi kendi iradesi ile kendisine bir avukat seçebileceği gibi bazı hallerde kişinin avukatının bulunması bir zorunluluktur. Buna örnek olarak alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada bir avukatın olmasının zorunluluk olduğu verilebilir.

Yargı sistemi de iki dünya arasında farklılık göstermektedir. Büyü Dünyası’nda yapılan yargılamalarda bir başkan ve jüri üyeleri bulunmaktadır. Kararı ise Başkan teklif etmekte, jüri üyeleri ise oylamaktadır. Oylamanın çoğunluğuna göre ise bu karar ya kabul edilmekte ya da reddedilmektedir. Türkiye’de ise cezai yargılamalar sonucundaki kararlar ya tek hakim tarafından ya da üçlü hakim heyeti tarafından verilmektedir. Bilindiği üzere Türkiye’de jüri sistemi bulunmamaktadır.

Görüldüğü üzere Büyü Dünyası ile biz Muggle’ların yaşadığı Türkiye arasında uygulanan hukuk sistemi açısından bazı benzerliklerin bulunduğu gibi katı ayrımlarda vardır. Her iki toplumda da uygulanan bu kanunlar ne yazık ki kişisine göre değişebilmektedir. Örneğin bir dönem Büyü Dünyası’nda Malfoy ailesinin yargılanması nasıl düşünülemez ise, ülkemizde de kimi kişiler için bu durum geçerlidir. Bu da nerede yaşarsanız yaşayın bazı şeylerin hiç değişmeyeceğinin bir göstergesidir.

Adaletin herkes için eşit olduğu bir dünyada yaşamak dileği ile…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here