Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
7

Şüphesiz Türk pop müziğinin gördüğü ender yeteneklerden biriydi Uzay Heparı. Müzik kariyerindeki başarı merdivenlerini yavaş yavaş çıkması ve özel hayatıyla, doksanlı yılların bilinen isimlerinden biri oldu. Sanatçı, hala aklımızda olan birçok şarkının yapımcılığını ve besteciliğini üstlendi. 24 Temmuz 1969 yılında dünyaya gelen Rony Uzay Heparı, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano bölümünü bitirdi. Müzik dünyasına küçük küçük adımlar atan sanatçı ilk olarak Zuhal Olcay’ın 1989 yılında çıkan Küçük Bir Öykü Bu albümünde piyano çaldı.

Zuhal Olcay ile beraber, Füsun Nalan Alçın (Akrep Nalan) ve Erol Evgin gibi sanatçılarla çalıştığı kariyerinde, 1991 yılında besteci kimliğiyle de kendinden bahsettirmeyi başardı. Aşkın Nur Yengi’nin 1991 yılında çıkardığı ikinci albümü Haber Ver‘de bulunan Serserim ve Karanfil şarkılarının besteciliğini yaptı.

O dönemlerde yaşanan Onno Tunç-Sezen Aksu birlikteliği Gülümse ile bitmiş, albüm bu müzikal ortaklığın sonu olmuştu. Aşkın Nur Yengi albümü için bir araya gelen Aksu ve Heparı bu albümle birlikte çalışmış ve birbirlerini tanıma fırsatı yakaladı. Böylece Onno Tunç’un yerini genç müzisyen doldurdu. O güne kadar Türk popunu kasıp kavuran Tunç-Aksu birlikteliği, yerini Aksu-Heparı ortaklığına bıraktı ve yeni bir dönem başladı.

Bu ikili önce 1992 yılında çıkan Sertab Erener albümü Sakin Ol‘da, 1993 yılında da Levent Yüksel’in ilk albümü Medcezir‘de birlikte çalışır. Sezen Aksu’nun öğrencisi bu yeni sesler müzik piyasasını bu ortaklıklarla abluka altına alacaktır.

Özellikle Medcezir albümünün bütün aranjesi genç sanatçıya aittir. Sertab Erener’in albümündeyse Garo Mafyan ve Attila Özdemiroğlu gibi büyük isimlere rastlarız.

Sezen Aksu’nun on birinci stüdyo albümü olan Deli Kızın Türküsü bu müzikal birlikteliğin nişanesi olmuştu. Bu albüm özellikle Minik Serçe’nin müzikal anlamdaki değişimini gözler önüne sererken, Uzay Heparı albümde yaptığı on iki düzenleme, iki bestesi ile  kendini müzik piyasasına kanıtlar.

Sanatçı, Minik Serçe’nin sahne çalışmalarında da onu yalnız bırakmaz ve ikili artık ayrılamaz olur. Sanat kariyerindeki gelişmeler özel hayatında da aynı hızla devam eder. Zeynep Tunus’lu ile 1993’te evlenirler. 1994 yılında vizyona giren ve Atıf Yılmaz’ın yönettiği Gece Melek ve Bizim Çocuklar filminde başrol oynar sanatçı. Aynı yıl Nükhet Duru’nun aynı isimle çıkan albümünde düzenlemeler yapar. Sertab Erener’in Lal, Demet Sağıroğlu’nun Kınalı Bebek albümü yine o yıllarda üzerinde çalıştığı işlerdi.

Her daim sözünü ettiği hayatı, dolu dizgin yaşama hırsını ve bir röportajında alıntıladığı ”Aslında idam mahkumlarıdır yaşlılar.” cümlesini irdeler biçimde hayata gözlerini yumdu Küçük Prens. 20 Mayıs 1994 tarihinde motoruyla çıktığı yolda Demet Akbağ’ın park halindeki aracına çarpması ile geçirdiği trafik kazası sonrası, 31 Mayıs’a kadar yoğun bakımda kaldı, fakat bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Ardında ailesini, arkadaşlarını ve birbirinden güzel şarkılarını bıraktı. Sevenlerinin son ana kadar iyi bir haber beklediği sanatçı artık hayatta değildi. Ardından birçok şarkı yazılmıştır fakat en çok kalpte ve akılda kalanı Sezen Aksu’nun sözlerini yazdığı Yas şarkısıdır. Ne yazık ki şarkıyı kendi seslendirmemiş Levent Yüksel’in yorumuna bırakmıştır. Soru ona yöneltildiğinde ise cevabı ”Mümkün değil, söyleyemem” olmuştur.

”Yarıda kaldı şarkılar aman,
Bu yaraya deva değil zaman,
Ateş düştüğü yeri yakar,
Bu düzeni bozuk dünya yalan!”

 

Kaynak: 1,

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
7

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here