Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
113

Türkiye’de yeraltı edebiyatının ilk akla gelen isimlerinden Hakan Günday ve eserleri hakkında sizlere güzel bir yazı hazırladık. Keyifli okumalar.

29 Mayıs 1976’da Rodos’ta doğan ve içindekilerini kitaplarına kusan yazarımız Hakan Günday, ilkokulu Brüksel’de, liseyi Ankara Tevfik Fikret Lisesi’nde okumuştur. Hacettepe Üniversitesi’nde Fransız Mütercim Tercümanlık bölümüne kaydolan Günday, ertesi yıl yurt dışında Siyasal Bilimler bölümüne geçti ve sonrasında öğrenimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde devam etti.

Ülkemizde Yeraltı Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinden biridir Hakan Günday. Yazarımız içindekileri kustuğu ilk kitabı “Kinyas ve Kayra”yı yayımladığı zaman yıl 2000’di.

Kinyas ve Kayra

Kitap, üç bölümden oluşan; “Kinyas, Kayra ve Hayat”, “Kayra’nın Yolu”, “Kinyas’ın Yolu”, gündelik yaşamınızı ve psikolojinizi etkileyen bir kitap. Kitabı okumadığınız zamanlarda dahi aklınız sürekli kitapta geçen olaylarda kalıyor ve bir an önce kitabı elinize almak istiyorsunuz.

Kitapta geçen ve bizi en çok etkileyen bir cümleyi paylaşmak istiyoruz sizlerle. “Kafam, il olma izni alabilecek kadar kalabalıktı.” Bu cümle kitabı okuduğunuzda sizde nasıl bir etki yaratır bilemiyorum ama bizi bir süreliğine aptallaştırmıştı.

Kısaca kitabın konusundan bahsetmek gerekirse, hayata karşı kin ve nefretle dolu, şiddete ve suça meyilli iki arkadaşın Afrika, Amerika ve Türkiye’de başından geçen olaylar, hayat hikâyeleri anlatılmaktadır.

Kitabın içerisinde bir de sürprizi var Hakan Günday’ın okuyucusuna, ondan bahsetmeyelim şimdilik.

Zargana

2002 yılında basılan kitap, Kinyas ve Kayra’dan sonra biraz sönük kalsa da çok karmaşık bir öykünün altından duru ve yalın anlatımıyla başarıyla kalkıyor Hakan Günday.

Zargana’dan da bizi etkileyen bir cümle paylaşmak istiyoruz sizinle; “Hayat, cinsel ilişkiyle bulaşan ölümcül bir hastalıktır.”

Piç

2003 yılında basılan kitabın dört ana karakteri var. Bunlar; Afgan, Hakan, Cenk ve Barbaros. Kitapta baş kahraman yok. Kimi zaman Hakan, kimi zaman Afgan, bazen Cenk, bazen de Barbaros alıyor sahneyi. Bu dört karakterin piçlik dönemini kaleme alan Hakan Günday en ince ayrıntısına kadar yer veriyor kitabında piçliğe. Bir bakıma piçliğin kitabını yazmış.

Kitaptan bir cümle paylaşmak istiyoruz yine sizlerle “İnsanlık, kendini öldüren ilk insan tarafından ihanete uğramıştır.” Bu cümle de insanda, okurken, okkalı bir tokat yemiş hissi uyandırıyor.

Malafa

İlk basım tarihi 2005 olan kitabın dili diğerlerine göre biraz ağır geldi bize. Ermeni argosu barındırıyor içerisinde ve alışıncaya kadar biraz zahmet çekiyorsunuz.

Kitabın konusuna gelince, Antalya’da bir kuyumcu, müşteri ile turistler arasındaki ilişkiler, turistlere mal satabilmek için türlü tezgahların döndüğü olaylar…

Kitap içerisinden bir cümle bırakıyoruz yine buraya; “Sevgili Amber, Türkiye caza benzer. Bir sonraki notanın ne olduğunu tahmin edemezsiniz. Ve bu yüzden dinlemeye devam edersiniz.”

Azil

2007 yılında basılan kitaptaki Azil karakteri felsefi yönden çok sağlam şekilde kurgulanmış ve okuyucuya aktarılmış. Kitap sayfa açısından az gibi görünse de (210 sayfa) alt metinlerle kalınlaşıyor ve okurken sizi derin derin düşündürerek aldığınız hazzı doruk noktasına çıkarıyor. Delilik ile dahilik arasında gidip gelen bir insan beyninin içerisinde buluyorsunuz kendinizi.

Kitaptan aklımızda kalan çarpıcı bir cümleyi paylaşmak istiyoruz yine sizinle; “Tanrı’nın Tanrı’sı yok. Biz O’na inanıyoruz ama O hiçbir şeye inanmıyor.”

Ziyan

2009 yılında basılan Ziyan’ın konusu, Doğu’nun çetin şartlarında vatanları için canlarını ortaya koyan Mehmetçik’in yaşadığı zorluklar. Aslında konu sadece Mehmetçik ile sınırlı değil. Doğu halkından, PKK’dan, birinci meclisten Atatürk’e kadar uzanan geniş bir yelpaze.

Kitaptan bir cümle; “Peri ve şan kelimeleri bir araya gelir ve bu topraklarda perişan adında kızlar yaşar.”

Az

2011 yılında basılan kitabın ana karakterleri Derda ve Derdâ. İsimleri gibi kaderleri de birbirine benzeyen biri kız diğeri erkek olan iki karakter.

Acı ve zevk kelimelerinin ilk harflerinden almıştır kitap ismini ve isminin bu kadar hafif oluşu içerisinde bulundurduğu hikâyenin ağırlığıyla daha bir anlam kazanmış.

Kitabın içerisinde uzun uzun Oğuz Atay’a da yer vermiştir yazarımız.

Kitaptan bir alıntı; “Belki de az, her şey demektir.”

Daha

Hakan Günday’ın son kitabı Daha, 2013 yılında basıldı. Kitap Rimbaud’un “Dayanılmaz tek şey, hiçbir şeyin dayanılmaz olmamasıdır” cümlesiyle başlıyor. Aslında sadece bu cümleye bakarak kitabın ne kadar felsefik bir yönünün olduğu anlaşılıyor.

Daha’nın bizdeki yeri biraz ayrı. TÜYAP Kitap Fuarı’na denk gelmişti kitabın çıkış zamanı ve biz de kitabı fuardan almıştık. O gün hem Hakan Günday’la tanışıp sohbet etme hem de kitabı imzalatma fırsatımız olmuştu.

Geçtiğimiz günlerde beyazperdeye de uyarlandı Daha. 12 Ocak 2018 tarihinde vizyona girdi ve halen vizyonda.

Filmin afişi de böyle;

Size tavsiyemiz Hakan Günday’ın kitaplarıyla tanışın. Sizi etkileyecektir.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
113

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here