Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

”Bedenin hazzı da acısı da üzüntü getirir. Ruh da acıya varır sonunda. Her şey dağılacaktır. Acının evrenselliği seni yıkmasın: Yolumdan git; kurtulacaksın. Mutlu olacaksın.”

Hindistan’da ortaya çıkan ve bir din olmasının yanında felsefi bir bakış olarak da görülen Budizm’in, dünya üzerinde Güneydoğu ve Doğu Asya’da da bulunmak üzere 500 milyondan fazla inananı vardır. Peki nedir Budizm’in temel hedefi ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Siddhartha Gautama (MÖ 563-483), kral bir babanın ve kral kızı bir annenin yirmi yıl sonra doğan çocuklarıydı. Her konuda geniş imkanlara, sorunlardan uzak bir saray hayatına sahipti. Babası karısının ölümünden sonra oğlunun ileride yerine geçmesini istedi. Böylece Siddhartha, ilk kez sekiz yaşındayken babasıyla birlikte saraydan çıktı. Dışarıya ilk adımı, vahşi bir doğa kanununa şahit olmasına vesile oldu. Seneler sürecek düşünceli hali de böyle başladı; tüm canlılar birbirini öldürür mü?

”Çevremdeki herkes hastalanacak ve mutlaka ölecek. Bunlardan kurtuluş yok. Bu saraydaki şeylerle: gençlikle, sağlıkla, varlıkla öğünmek saçma. Kurtulmak için tutulabilecek iki yol var. Bu yollardan biri doğru, diğeri yanlış. Hastalık ve ölümden kurtulmanın olanaksızlığını gördüğü halde kurtuluşu gene de bunlar arasında araması yanlış yoldur. Doğru yol ise; hastalık, yaşlılık ve ölümün gerçek doğasını anlamak ve bunları aşan şeylerde kurtuluşu aramaktır.”

Siddhartha 29 yaşına geldiğinde, hiçbir maddi varlığın huzur ve mutluluk getirmeyeceğini anladı ve Hint Tanrısı Brahma’ya insanlığı acıdan kurtaracağına dair söz verdi. Oğlu Rahula doğduktan kısa bir süre sonra sarayı ve şehri, acının kurtuluşunu bulmak amacıyla terk etti. Saçlarını kestirdi ve kendisini kurtarabilecek birini bulabilmek umuduyla yollara düştü. 6 yıl boyunca Ganj vadisinde dolaştı, çalıştı, din eğitmenlerinin öğretilerini uyguladı. Fakat bu öğretiler onun amacına hizmet etmiyordu. Sonunda zayıfladı, zaman zaman umutsuzluğa kapıldı fakat ‘Ölsem de aydınlanma uğraşını bırakamayacağım.’ dedi. 35 yaşına geldiğinde aydınlandı… Böylece Gautama Buddha’nın kurucusu olduğu Budizm’in temeli, acının özünü açıklamak ve bunu aşmanın yollarını göstermek oldu. Öğretileri ise meditasyon, doğum-ölüm döngüsünün tekrarı olan reenkarnasyon ve karma denilen neden-sonuç zinciri gibi kavramlar oluşturuyordu.

Dört Yüce Gerçek

Budizmin öğretileri Dört Yüce Gerçek ve Sekiz Aşamalı Asil Yol’dan oluşur. Kaynaklara göre Dört Yüce Gerçek, Buddha tarafından, aydınlandıktan sonra verdiği ilk vaazda öğretilmiştir.

Dukkha: Acı, hayatın bir parçasıdır.
Samudaya: Acıların kaynağı arzu ve isteklerdir.
Nirodha: Arzulardan ve isteklerden vazgeçilirse acılar sona erdirilebilir.
Magga: Acıların sona ermesinin yolu Sekiz Aşamalı Asil Yol’dan geçer.

Sekiz Aşamalı Asil Yol

Doğru Bakış: Her şeyi oldukları gibi görmek ve anlamak, hakikati görmek.
Doğru Niyet: Vazgeçme niyeti, iyi niyet ve zarar vermeme niyeti. Ahlaki olgunlaşmaya bağlılık.
Doğru Konuşma: Yanlış sözlerden sakınmak, başkalarına karşı kötü sözler söylememek, başkalarını rahatsız eden veya inciten sert sözlerden sakınmak ve amacı olmayan boş sözlerden sakınmak.
Doğru Davranış: Bir canlıya zarar vermemek, hırsızlık gibi kötü şeylerden uzak durmak, merhametli davranmak, dürüst olmak.
Doğru Yaşam Biçimi: Kişinin geçimini dürüst ve yasal yollardan sağlaması.
Doğru Çaba: Ortaya çıkmamış sağlıksız hallerin ortaya çıkışını önlemek, ortaya çıkmış sağlıksız halleri terk etmek, henüz ortaya çıkmamış sağlıklı halleri ortaya çıkarmak ve ortaya çıkmış sağlıklı halleri korumak.
Doğru Düşüncelilik: Bedenin tefekkürü, hislerin tefekkürü, zihin halinin tefekkürü ve görüngülerin tefekkürü.
Doğru Konsantrasyon:
Sağlıklı düşünce ve eylemlere yönelik konsantrasyondur. Bunu geliştirmek için yöntem ise meditasyondur.

Sekiz Aşamalı Asil Yol, üç başlıkta toplanır. İlk iki basamak olan bilgelik, sonraki üç basamak olan güzel ahlak ve son üç basamak ruhsal arınmadır. Sekiz Asil Yol’un temeli, kimseyi ayırmadan birbirine bağlamaktır ve her basamak birbiriyle bütünlük sağlar.

Acıdan Kurtuluş Yolu

Aydınlanmış olan kişinin, henüz aydınlanmamış mutsuz bir kişiye yardım edebilmesi çok zordur. Çünkü henüz aydınlanmamış olan, söylenenleri şüphesiz ki anlamayacak, sağır kalacaktır. Gautama Buddha, aydınlanmış kişinin durumunu şu hikâye ile anlatıyor: Zengin bir adam evine geldiğinde evinin yandığını görüyor. Çocuklarsa olanlardan habersiz oynamaktaymışlar. Adam evin yandığını ve kaçmalarını söylüyor çocuklarına. Çocuklarsa yaklaşmakta olan felaketten habersiz oyunlarını sürdürüyorlar. Bunun üzerine adam çocuklarına, yeni oyuncaklar aldığını, oyuncakların yanında olduğunu; bu yüzden dışarıya gelip almalarını söylüyor. Ve çocuklar koşarak dışarı çıkıyorlar bunun üzerine.

Budist okullarına göre birinin Budist sayılabilmesi için belli şartlar vardır. Bu şartların en önemlisi “Dört Yüce Gerçek” öğretisini kabul etmektir.

”Yaşayan varlıkların hepsi; zayıf, güçlü, uzun, kısa, büyük, orta veya küçük görünen, görünmeyen; doğmuş olan veya doğmakta olan, hepsi mutlu olsun! Kimse kimseyi aldatmasın, kimse kimseyi küçümsemesin, kimse kimseye öfke ile darılma ile zarar vermek istemesin.”

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here