Normalde benim burada Half Life’ın gizemli ve önemsenmemiş tarihi veya sanki yokmuş gibi davranılan ara oyunları ile ilgili bir yazı yazmam gerekiyordu. Tabii ki bu yazıları size başka yerlerden taşımadığım için bu oyun hakkındaki yazıyı da yazmak için oyunu oynamam gerekiyordu. O yüzden oturdum ilk Half Life oyununun başına, başladım oynamaya…

Dememi bekliyorsunuz değil mi? Hayır yok öyle bir şey!

Bugün size gerçekten Half Life yazısı sunmak istiyordum. Ancak bu hastalık beni oynatmıyor. Hastalığın ne olduğundan, araştırmalarım ve bir doktor arkadaşımın teyit etmesi üzerine emin olabildim. Hastalığımın adı; Hareket Hastalığı. Yani zaten otobüslerde de midesi bulanan biri olduğum için bu hastalığın olmadığını düşünmediğim için doktor arkadaşıma teyit ettirmedim. Aslında bu hastalığın oyunla ne alakası olduğunu çözemediğim için teyit ettirdim. Çünkü aradaki bağı kuramıyordum.

Ancak araştırınca karşıma çıktı ki çok alakası varmış. Hareket hastalığı; siz hareket etmiyorken gelen hareket algısının yarattığı denge bozukluğu hissiyatına deniyormuş. Yani beyin, hareket etmediğinizi bildiği halde hareket ediyormuşsunuz hissine kapıldığında denge algınızda bir problem olduğunu düşünüyor. Bu da sizi rahatsız ediyor.

Üstelik bu her oyunda da değil, belli oyunlarda oluyor. Ben bu yüzden Half Life oynayamıyorken kimisi Fortnite oynayamıyor.(Belki de çok bir şey kaybetmemiştir.) Bu oyunların hangilerinin hastalığı tetikleyebileceği hakkında fikirler var. Örnek vermek gerekirse;

– Half Life (aşırı hızlı kamera hareketi tetikleyebiliyor.)

Call Of Duty

Halo

F.E.A.R.

Two Worlds

Bioshock

Gears Of War

Hastalığı tetikleyen oyuna oturduğunuz zaman mide bulantısı, baş dönmesi, daha sonra gelen baş ağrısı kombine bir şekilde başlıyor. Bir çok yerde belli başlı oyunları bu hastalık sebebiyle oynayamayan oyunculara rastladım. İşin ilginç yanı oyunlarla olan bağına dair Türkçe içerik görememiş olmam. O yüzden bu yazıyı, bu problemle karşılaşan veya karşılaşacak arkadaşlar için yazdım.

Böyle bir hastalık için de olsa doktorunuza görünmeyi ihmal etmeyin ancak sizi rahatsız etmemesi için oyun oynarken yapabileceklerinizi de aşağıya not olarak düşüyorum;

Sadece bilgisayar ışığının olduğu karanlık bir odada bilgisayarınızı kullanmayın. Işığı açık tutun.

Ekrandan biraz daha uzak durmaya çalışıın.

Görüş açışı, parlaklık ve gamma vb. görüntü ayarlarıyla oynayın. Bu çoğunlukla fayda ediyor.

Durumu üzerine giderek tekrarlayarak beyninizi bunun zararsızlığına alıştırabilirsiniz. Rahatsızlığınız geçtikten hemen sonra tekrar oyuna dönüp rahatsızlanana kadar oynamak üzerine kısır döngü yarattığınızda beyniniz bunun zararsız bir işlem olduğunu anlayıp rahatsızlanmayı kesecektir.

Doktora gidip sizden yapmanızı istediği şeyleri yapmak. (ilaç ve tedavi kapsamında)

Oyunları komple bırakmak… Bunu yazmadım sayın ya, altı üstü bir oyun keyfimiz var. Niye bırakalım? Oyunu değiştirebiliriz ama. 

Bu çözümler size oyunu oynamak konusunda yardımcı olsa da sorununuza kesin çözüm olmayacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here