Bugün sizler için Netflix’in, bu yılın başında duyurduğu ve büyük beklentiler oluşturduğu, 90’lı yıllarda geçen gençlik dizisi Everything Sucks’ı inceledik.

Netflix’in birinci sezonunu 16 Şubat 2018 tarihinde yayınladığı bu dizi, ABD’nin Oregon Eyaleti’nde bulunan Boring Kasabası’ndaki Boring Lisesi öğrencilerinin gözünden 1996 yılında ergen olmanın nasıl bir ortam olduğunu gösterdiğini vadediyor. Peki bu mini dizi gerçekten vadettiğini veriyor mu?

Boring Lisesi’nde iki tane öğrenci kulübü vardır: Video Kulübü (AV Club) ve Tiyatro Kulübü (Drama Club). Bu kulüplerin aralarında sürekli çekişme yaşanır. Liseye yeni adım atan karakterlerimiz Luke (Jahi Winston), Mcquaid (Rio Mangini), Tyler (Quinn Liebling) ise Video Kulübü’ne  üye olurlar. Bu kulüp, öğrencilerin ders aralarında sınıfta izleyebilecekleri eğlenceli içerikler üretir.

Öte yandan okulun “cool”, bir o kadar da acımasız olan öğrencileri Emaline (Sydney Sweeney) ve Oliver (Elijah Stevenson) Tiyatro Kulübü’nü yönetirler.

Talihsiz bir kaza sonucu (spoiler olmasın diye detayı yazmadık) çalışan yangın alarmı yüzünden tiyatro salonu zarar görür ve oyun için hazırlanan dekor yerle bir olur. Tüm suçu fedakâr siyahi çocuğumuz Luke üstlenir. Tüm çalışmaları yok olan Emaline ve Oliver bu durumu öğrendiklerinde Luke’un ve arkadaşlarının yakalarına yapışırlar.

Luke ve arkadaşları durumdan sağ çıkmak için Tiyatro Kulübü ile ateşkes yapmak ve onların gönüllerini almak için bir teklifte bulunmak zorunda kalırlar. Tehdit altındayken uydurdukları romantik bilim kurgu türünde bir film projeleri olduğundan bahsederler. Bu şekilde yakayı kurtarmayı başaran Luke ve ekibi bu projeyi gerçekleştirmek zorunda kalırlar. Aksi halde başları büyük belaya girecektir. İşte bu sayede birbiriyle uyuşmazlık içinde olan bu iki kulüp bir araya gelip güçlerini birleştirirler. Sezon, bu bilim kurgu filmini çekme serüveni etrafında gelişen olayları konu ediniyor.

Netflix’in 90’lar nostaljisini içeren iddialı yapımı diye duyurulan bu mini dizi ne yazık ki söylenilenlerin aksini içeriyor. Öncelikle dizinin 90’lı yllarda geçtiğine dair video kaset dışında elle tutulur bir unsur göremiyoruz. Karakterlere baktığımızda; asi siyahi çocuk Luke, saflığı ile sempatik göründüğü sanılan “loser” Tyler ve konuşmasında sayısal verileri bolca kullanan “geek” Mcquaid’in oluşturduğu “Çeşitlilik odaklı klişe Amerikan arkadaş grubu”nu görüyoruz. Bunun dışında komedi türünde eğlenceli bir gençlik dizisi olduğunu da söylemek doğru olmaz çünkü dizinin komediden çok dram yönüne şahit oluyoruz. Babası tarafından terkedilen Luke, annesinin intihar etmesinden sonra travma yaşayan Kate ve ayrıca diğerlerinin ergenlik dönemi iç çalkantılarına, kendilerini keşfetme süreçlerine odaklanıyor dizi.

Son olarak, Stranger Things ile benzerliğinden söz edilen bu dizide, iki dizinin de dönem dizileri olmaları dışında herhangi bir benzerlik göremedik. Stranger Things gibi bir dönem dizisinin çok fazla tutmasının ve 80’li yıllara olan ilginin artış göstermesinden dolayı bir başka dönem dizisi piyasaya süren Netflix’e, “bu sefer tutmadı” mı desek?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here