Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

2002’de Brooklyn’de kurulan, alternatif rock ve indie folk’u bize birlikte sunan bir grup Grizzly Bear. Edward Droste’un ev ortamındaki kayıtlarıyla müzik piyasasında yer edinememesi bu grubun tohumunu oluşturuyor aslında ve bu ufak başarısızlıkla Grizzly Bear projesi ortaya çıkıyor. Edward Droste, Chris Taylor, Daniel Rossen ve Christopher Bear grubun üyeleri. Christopher Bear’ın Grizzly Bear ismine ilham verdiğini söylemek istesek de bu sadece tatlı bir tesadüf.

Deneysel müzik dendiğinde akla gelen ilk gruplardan Grizzly Bear. Üstüne üstlük incelikle düşünülmüş, her dinlediğinizde duraksatan sözler de eklenince Grizzly Bear için başarı kaçınılmaz. Şarkılarını ilk dinlediğiniz andan itibaren bambaşka bir doku olduğunu fark ediyorsunuz grupta. Her parçadan farklı bir lezzet almak, değişik soundlarla karşılaşmak grubu ilgi çekici hale getiriyor ve albümlerini sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Grubu bir tık daha tanınır hale getirense Blue Valentine. Granny Diner, Easier ve Lullabye adlı soundtrackleriyle filmi izleyenlerin dikkatini çekiyorlar elbet.

Gelelim grubun albümlerine;

♥Horn of Plenty (2004 çıkışlı ilk stüdyo albümü)
♥Sorry for the Delay (2006)
♥Yellow House (2006)
♥Friend (2007)
♥Veckatimest (2009)
♥Shields (2012)
♥Painted Ruins (2017)

Horn of Plenty’den Service Bell albümün en başarılı parçası kanımca. Dinginliğe, sessizliğe tatlı bir fısıldayış. 2 dakikalık iç huzur. Feist’in yumuşacık sesiyle sıcacık bir parça haline evriliyor Service Bell. Öyle derinlerde ki, çok özel hisler için biçilmiş kaftan.

“i keep a service bell by bed for you.”


Yellow House için post-rock ve deneyselliğin başarılı bir örneği diyebiliriz. Central and Remote parçasıysa yıldızlara yakarış niteliğinde. Şarkının büyüsü olduğuna inanıyorsunuz her dinlediğinizde.

Evet, indie gruplarına göz dağı veren o şahesere geldik. Bambaşka bir evrene, bambaşka bir galaksiye: Veckatimest’a. Yeri hep özel kalacak, eskimeyen bir albüm Veckatimest. 2009’da piyasaya sürülmesi bizim diğer evrenlere kaçışımızdı aslında. Two Weeks ve Ready, Able ikilisi albümün baş tacı. Two Weeks’de arkadan gelen vokale kayıtsız kalmanız imkansız. Victoria Legrand’ın şarkıya misafirliği Two Weeks’i apayrı bir yere taşıyor.

Two Weeks’le beraber albümü taşıyan diğer bir parça da Ready, Able. İnsanı yutkunduran, ruhunu yükselten, hatta onu yöneten bir parça, daha doğrusu bir masal. Öyle ki şarkıya karşı koyamıyor ve ona teslim oluyorsunuz. Ölmeden önce dinlenebilecek son şarkılardan biri olabilir. 1.45’ten sonra yaşattığı kulak orgazmı ve “They go, we go. I want you to know, what i did, i did” kısmıyla eşsiz parçalardan biri. Klibindeki renk cümbüşü ve kaotik havayla parça özelleşiyor.

2012’de piyasaya sürülen 4. stüdyo albümü ise Shields. Bol katmanlı, bol deneyselli bir albüm. Bütün şarkıların başarılı ve etkileyici olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sleeping Ute ve Yet Again göze çarpan parçalardan.

5 sene özlettirip sitem ettirten grubumuz, Painted Ruins‘le 2017’nin müjdesi oldu. RCA etiketiyle piyasaya sürülmüş grubun diskografisinin 5. albümü Painted Ruins. Elektronik synthlerle harmanlanmış oldukça keyifli bir albüm olmuş. Özlenen Shields aromasını da fark ediyorsunuz parçalarda. Son iki albümde hissettiğimiz “dönüşümüz muhteşem olacak” havasını ziyadesiyle yerine getiriyor Grizzly Bear. Bizim favorilerimiz arasında Mourning Sound, Three Rings ve Neighbor var. Aşağıdaki playlist ile Painted Ruins yolculuğuna başlayabilirsiniz.

Mourning Sound’u dinler dinlemez albümün beklenen 5 seneye değeceğini anlıyorsunuz. Klibiyle adeta bir propaganda niteliğinde. Klipte Harry Potter film serisinden hatırladığımız Fransız oyuncu Clémence Poésy başrolde.

 

 

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here