Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Liam Gallagher, Oasis’in solisti, Britpop’un en akılda kalan sesi ve kendi tabiriyle “Son gerçek Rock yıldızı”. Oasis’in dağılmasının ardından kardeşi Noel, Noel Gallagher’s High Flying Birds ile solo müzik çalışmasına devam ederken Liam, Oasis’in eski üyeleriyle Beady Eye isimli grubu kurmuş fakat grubun başarısız olmasıyla grup dağılmıştı. Ardından uzun süre sessiz kalan Liam, Noel gibi solo bir albüm çıkarma kararı aldı. As You Were, Liam’ın ilk solo albümü ve albümün başarısı onun müzik kariyerinin geleceği olup olmayacağını hepimize gösterecek albüm.

Albümdeki çoğu parçayı Liam tek başına yazmamış. Verdiği röportajların birinde “Mikrofonun başına geçip şarkı söylemek çok iyi yaptığım bir iş. Ama müzik yazma işinde daha yeniyim ve aynısını söyleyemem.” demişti.  Albümün tüm parçalarında Liam’ın başarılı müzisyenlerle çalıştığı çok kolay fark ediliyor ve albümü tek başına yapmaya çalışmak yerine başka insanları da dahil etmek bu albüm için Liam’ın verdiği en kritik ve doğru kararlardan biri.

Liam Gallagher’ın bir albümünü incelerken en önemli kıstas Liam’ın sesi olmalı. Ve bu albümde Liam’ın sesi için belki kariyerin zirve noktalarından birinde diyebiliriz. As You Were, Oasis’in What’s The Story(Morning Glory)’si ile beraber Liam’ın vokal olarak çıkardığı en başarılı çalışmalardan biri.  

Albüm boyunca şarkı sözlerinde Liam, farklı sanatçılara göndermelerde bulunuyor. One Direction’dan Beatles’a, Joy Divison’dan Jimi Hendrix’e kadar (Göndermelerin hepsine bu linkten ulaşabilirsiniz). Bir sanatçının bir albüm içinde bu kadar fazla gönderme yapması pek sık karşılaşılan bir durum değil. Buradan çıkaracağımız sonuç ise bu albümle Liam’ın bize bir mesaj vermek istiyor olabileceği.

Albüm ilk tekli olan Wall Of Glass ile başlıyor. Çıktığı andan itibaren oldukça dikkat çeken parça Liam’ın deyişiyle bir “Banger(Heyecanlı, dinleyicinin hemen dikkatini çeken parça)”. Albümün en iyi parçalarından biri olan Wall Of Glass’taki en önemli noktalardan biri Noel’ın yazdığı Oasis parçalarından tamamen farklı bir yapıda olması. Liam’ın bu albümde Oasis’te yaptıklarını kopyalamaya çalışmadığını görmek mutluluk verici bir detay.

Wall Of Glass’tan sonra Bold bizi karşılıyor. Albümün ikinci parçası olan Bold’un sözlerinde Oasis’in D’yer Wanna Be A Spaceman isimli parçasına benzer ögeler bulunsa da özgün parça olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bold, albümün en hızlı akan parçalarından. Uzunluğu dört dakika olmasına rağmen dinleyici çok çabuk bittiği hissine kapılıyor. Bu da Wall Of Glass gibi başarılı yazılmış bir parça olduğunun göstergesi.

Üçüncü parça Greedy Soul. Albümün teklilerinden biri olmasına rağmen ilk iki parçanın yükselttiği kotayı ne yazık ki düşürüyor. Ne vokal de ne de müzikte dikkat çekici bir şey görmek mümkün değil. Vasat bir Pop-Rock parçası diyebiliriz Greedy Soul için.

Paper Crown ilk üç parçadan sonra albümün enerjisini düşüren parça. Bu parçada gözlemlenen en dikkat çekici etmen Liam’ın vokalleri, kendisi kesinlikle çok başarılı bir iş ortaya koymuş. Tüylerinizi ürperten ses tonu ile şarkı eşliğinde duygusal hissetmemek mümkün değil. Ve parçanın albüm içindeki yerinin de başarılı bir şekilde seçildiğini söylemek gerek.

Albümün beşinci parçası, üçüncü tekli olan For What It’s Worth. Şarkı boyunca Liam’ın, Beatles’ın White Album’deki soundundan oldukça etkilendiğini fark edebiliyoruz. Gerek vokaller gerek müzik olarak başarılı bir parça olduğu söylenebilir. Ne kadar Beatles’tan ilham alınarak yazılmış bir parça olduğu için çok özgün bir parça olmasa da Beatles’ın şarkı yazma metodunun başarıyla uygulanması parça için olumlu bir etmen.

When I’m In Need, For What It’s Worth’ten sonraki parça. Şarkı boyunca köprü kısmına kadar başarılı bir söz ve müzik yazarlığı söz konusu. Fakat köprü kısmına gelindiğinde ne yazık ki parça kalite olarak düşüşe geçiyor. Gereksiz şekilde uzun tutulmuş ve rahatsız edici bu köprü kısmı düzeltilse belki daha başarılı bir parça ortaya çıkabilirmiş.

You Better Run, albümün düşük noktalarından biri. Parçada çok basit bir gitar riffi eşliğinde sıradan bir verse-chorus-verse düzeni görüyoruz. Özellikle de Liam’ın, başka şarkılara gönderme yapması bir noktaya kadar hoş bir husus olsa da tüm nakarat kısmındaki kafiyeyi “Angels give me shelter, helter skelter” şeklinde yapıp iki şarkı ismi kullanarak kolaya kaçması biraz rahatsız edici olmuş.

Sekizinci parça I Get By. Ve ne yazık ki bu parça da albümü yükselişe geçiremiyor. You Better Run kadar başarısız olmasa da ne sözde ne de müzikte özel ve dikkat çeken bir özellik yok. Sadece albümdeki parça sayısı fazla dursun diye albüme eklenmiş gibi duruyor.

Sırada Chinatown var. Albümün ikinci teklisi olan Chinatown, albümü o düştüğü çukurdan çıkarıp Wall Of Glass’ın seviyesine geri çıkarıyor. Gitar melodisi belki de albümdeki en özgün olanı. Nakarat dikkat çekici ve Liam’ın “Happiness is still a warm gun” sözleri kendisinin bu albümü oluştururken Beatles’ın White Album’ünden etkilendiğini kanıtlar nitelikte.

Onuncu parça Come Back To Me. Vasat bir parça gibi gözükse de güzel bir gitar solosu ve nakarat melodisi var. I Get By ya da You Better Run gibi düşük bir seviyede değil ama Wall Of Glass ya da Chinatown seviyesinde de değil ne yazık ki.

Comeback To Me’den sonra albüm sona yaklaşırken on birinci sırada Universal Gleam var. Parça albümün bitmek üzere olduğu hissini oldukça başarılı bir şekilde veriyor. Dinlerken sanki ninni dinlermiş hissine kapılıyorsunuz. Genel olarak başarılı bir parça olsa da şarkıda Oasis’in Shakermaker isimli parçasından yoğun derecede etkilenildiği dikkatten kaçmıyor.

Albümün son parçası I’ve All I Need. Universal Gleam’deki sakin havanın devam ettiği parça, albümün umut dolu bir son ile bittiğini hissettiriyor dinleyiciye. Şarkının gitar solosu albümün en iyi solosu olmaya aday. Ve “There’s no time for looking back” derken Liam’ın Oasis günlerinden bahsettiğine şüphe yok. “I’ve All I Need And More” dediğinde de şu an yaptığı işten fazlasıyla memnun olduğunu anlayabiliyoruz.

As You Were ile Liam’ın geri dönüşü Britpop ve Oasis hayranlarını kuşkusuz çok sevindirdi. Ve şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki As You Were başarısız bir albüm değil. Kesinlikle zayıf ve geliştirilmeye ihtiyaç duyan noktaları var. Fakat ilk defa kendi solo albümünü  yapan ve vokal dışında pek de müzik bilgisi olmayan bir insanın çıkardığı bir albüm olduğunu düşünürsek, As You Were Liam Gallagher’ın müzik kariyeri için sevenlerine umut veriyor. Eğer Liam, hatalarından ders alarak daha iyi işler yapmaya çalışırsa bu albümde olduğundan çok daha yüksek noktalara gelebilir.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here