Klasik Bouguereau eserlerini bilen bilir. Romantizm akımının eşsiz eserlerini üreten Bouguereau, Dante ve Virgil Cehennemde tablosu ile sınırlarını aşmıştır. Aslında Bouguereau’nun bu eseri yaratmasındaki temel sebeplerinden biri romantik eserlerle istediği başarıyı elde edememiş olmasıdır. Bouguereau, henüz daha 23 yaşındayken ve sanat okulundan yeni çıkmış genç bir ressamken sergilediği Ölüm Karşısındaki Eşitlik eseriyle 1848’de katıldığı Roma Ödülü’nü (Prix de Rome) kazanamamıştır. Diğer bir sebebi ise 1848 yılında resmettiği Ölüm Karşısındaki Eşitlik (Equality Before Death) eserinin ötesine geçmek istemesidir.

Paris’te bulunan Orsay Müzesi’nde sergilenen Dante ve Virgil Cehennemde tablosu 1850 yılında resmedilmiş olup dönem olarak 19. yüzyıla aittir ve akım olarak Akademizm’e aittir.

Bouguereau, tablonun adından da tahmin edebileceğiniz gibi eserin konusunu Dante Alighieri’nin eşsiz eseri olan İlahi Komedya’dan almıştır. İlahi Komedya’da Cehennem, Araf ve Cennette 7 gün sürecek gezintiye çıkan Dante’nin hikayesi anlatılır. Bu eserde de gördüğümüz gibi Dante’nin Cehennem’deki bir günü anlatılır.

Tablonun hikayesine gelecek olursak, eserde dokuz katlı Cehennem’in en derinlerinde bulunan sekizinci katı resmedilir. Sahtekar ve ikiyüzlü insanların cezalandırıldığı bu katta insanlar birbirlerine saldırmaktadır. Eserde Dante ve Virgil, bu günahkar ve saldırgan insanların tam ortasında durup iki insanın birbirine saldırmasına şahit olur. Bu insanlardan biri Tanrı karşıtı olan simyacı Capocchio’dur. Onu boynundan ısıran Gianni ise sahtekarlıkla miras sahibi olmuş biridir.

Dante ve Virgil Cehennemde Tablosu

Bouguereau bu sahnede tamamen şiddeti, ondan doğan acı ve korkuyu resmetmiştir. Her iki karakterde de gördüğümüz abartılan kaslar, pozlar ve zıt düşen gölgeler aslında Bouguereau’nun kendini aştığını gösterir.

Kavga eden bu ana figürlerin hemen arkasında bulunan ve birbirlerine vahşetle saldıran insan kalabalığının tam üstündeki geniş kanatlarıyla uçan cehennem zebanisi dikkat çekmektedir. Bütün bu kargaşada Dante ve kırmızılar içindeki Virgil, korkuyla olan biteni izlemektedir. Hatta Virgil, birbirine saldıran ana figürlere tiksintiyle bakmaktadır.

Akademizmin sıkı takipçilerinden olan Bouguereau, bu eserinde de Akademizmin klasik güzellik ve sanatsal kusursuzluğunu ortaya koymuştur. Ana figürleri yoğun bir ışıkla aydınlatarak ve arka planı karanlık tonlarda resmederek dikkati ana figürlere çekmeyi başarmıştır. Ayrıca Dante’nin çizgileri, onun yolu Virgil’in kutsalıdır. “Tu se ‘lo mio maestro e’ l mio autore” (Sen benim akıl hocam ve yazarımsın), “Bana şöhret kazandıran asil tarzı öğreten kişisin. Çağdaşlarımın arasında sana onur duyuyorum” satırlarını ilahi komedyadan okuyabiliriz.

Eleştirmen ve şair Théophile Gautier tablo için “Gianni Schicchi kendini tuhaf bir öfkeyle Capocchio’ya fırlatıyor ve Monsieur Bouguereau muhteşem bir şekilde kaslar, sinirler, tendonlar ve dişler arasındaki savaşçı ve dehşet verici mücadeleyi anlatıyor. Bu tabloda tamamen acı ve vahşet var. Bu tablonun gücü ve kalitesi nadir türde. Aslında, Bouguereau burada büyük bir cesaret göstererek estetiğin sınırlarını ya da sınırsızlığını keşfediyor. Özellikle bunu yaparken Blake, Fussli ve Lawrance gibi romantik sanatçıların vizyonlarını örnek aldığını düşünüyorum. Bu tablo Bouguereau’nun asla geri dönmeyeceği bir tema olacak” demiştir.

Kaynak: 1234

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here