Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Robert Nesta Marley ya da bilinen ismiyle Bob Marley, sadece temsilcisi olduğu reggae müziğinin değil tüm dünyanın en önemli müzisyenleri arasında yer alan bir isim. Gerek yüzlerce şarkısı gerek verdiği sosyal mesajlar gerekse yıllar boyunca artan başarısı ile pek çok kişinin beğenisi kazanan Marley, ölümünün ardından yıllar geçse bile hatırlanmaya devam etmekte. 36 yaşında oldukça erken hayata gözlerini yuman Marley, yaşadığı dönem boyunca reggae müziğini sadece Jamaika sınırlarına değil tüm dünyanın en uç noktalarına kadar taşımayı başardı. Ölümünden sonra mirası oldukça büyüktü. Her ne kadar reggae müziği pek çok nesle aktarmayı başarmış olsa da o öldükten sonra bunu devam ettirmek pek kolay iş değildi. Neyse ki Marley’in mirasçıları bunu gerçekleştirebilecek kadar hevesli ve cesurdu.

1977 yılında futbol oynadığı esnada ayak başparmağında açılan bir yara sonucu deri kanseri olduğunu öğrenen Marley, dini inancı Rastafarianizm gereği mezara tek parça konulmak adına parmağının kesilmesini istememişti. Bu kararı ne yazık ki hayatının sonunu biraz daha yaklaştırdı. 1981 yılında durumu iyice ağırlaşan Marley, son günlerini ülkesi Jamaika’da yaşayamadan Miami, Florida’da hayata veda etti. Geride ise reggae müziğinin artan popüleritesini ve o popülariteyi devam ettirecek evlatlarını bıraktı. Marley’in mirasçılarına yakından bakmadan önce taşıdıkları mirası kısa bir şekilde gözden geçirmekte fayda var. Özellikle Bob Marley’in bu büyük mirası 36 yıllık kısa hayatına nasıl sığdırdığı da oldukça önemli.

İngiliz deniz kaptanı Norval Marley ve Jamaika güzeli Cedella Marley’in oğlu olan Bob, daha 5 yaşındayken müzikle tanıştı. Nitekim profesyonel anlamda bu sektöre atılması için daha yaklaşık 10 senesi vardı. 1963 yılında iki adet solo tekli yapan Marley, bu işleriyle mirasını oluşturmaya başladı. Çocukluk arkadaşı Bunny Livingstone ve Peter Tosh ile beraber The Wailers’i kurduğunda ise Dünya, 1970’li yıllara yeni yeni göz kırpıyordu. Kurduğu bu grupla beraber Dünya çapında üne ulaşacaktı. Bu ünü kazanmasındaki büyük etkenlerden biri eşi Rita’ydı. Küba’da doğan Rita da aynı Bob gibi bir müzisyendi. 1960’ların ortalarında Bob ile tanışmıştı ve bu tanışmadan sonra ikilinin ortak noktaları olan müzik, aralarındaki aşkı alevlendirdi. 1966’da evlendiler ve 1968’de Peter Tosh hapse girince Rita birkaç aylığına onun gruptaki yerini aldı.

Bob ve Rita’nın evliliklerinden 3 çocukları oldu. 1967’de Cedella’yı, 1968’de ileride Ziggy Marley olarak bilinecek David’i, 1972’de de Stephen’ı kucaklarına aldılar. Bob ayrıca Rita’nın geçmiş ilişkisinden olan kızı Sharon’ı da evlatlık aldı. 1979 yılında bu 4 kardeş aynı anne babaları gibi müziğe adım attı. The Melody Makers adında kurdukları grup ki daha sonraları Ziggy Marley and The Melody Makers olarak anılacaktı ilk teklileri Children Playing In The Streets’i kuruldukları yıl çıkardı. 1989 ve 1998 yılında ise grup, 3 Grammy Ödülü’ne sahip oldu. 2007 yılında üyelerden Stephen Marley, solo olarak çalışmaya başladı. İlk albümü Mind Control ile de Amerika’nın Top 40 listesine girmeyi başardı. 2011 yılında ise Revelation Part 1: The Root of Life adındaki ikinci stüdyo albümü bir başyapıt olarak anılacaktı.

Marley’in tek İngiliz çocuğu olan Julian Marley, annesi Lucy Pounder tarafından İngiltere’de yetiştirildi. Nitekim Pounder, oğlunun geniş Marley ailesiyle kaynaşması için sık sık Jamaica’ya götürüyordu. Julian da aynı babası gibi bir müzisyen olma yolunda ilerledi. Pek çok enstrümanı çalabilen Julian, en çok babası gibi Gibson Les Paul Special gitarı ile görülüyordu. Bir süre sonra profesyonel müzik kariyerine başlayan Julian, 90’lı yılların başında tekliler yayınlamaya başladı. O tarihten sonra da müzik hayatına devam etti. Bir yenilikçi şarkıcı olarak anılan Julian Marley, 2016 çıkardığı War Zone adındaki teklisiyle bunu kanıtladı.

Bob Marley’in 1976 Dünya Güzeli Cindy Brakespeare ile olan ilişkisinden de bir başka Marley müzisyeni doğdu. 1978 yılında doğan Damian Marley, aynı babası ve kendinden önce doğan kardeşleri gibi bir müzisyen oldu fakat onların ayak izlerini takip etmedi. Kendisine Jr. Gong ismini takan Damian, babası Bob da Tuff Gong olarak biliniyordu, şarkı söylemekten ziyade daha çok konuşmayı seçmişti. Ailenin tek reggae Dj’i olan Damian, 1996’da ilk albümü Mr. Marley’i çıkardı. Marley müzisyen ailesinin gündemdeki en etkili üyesi olarak anılan Damian, kendisine yakıştırılan bu sıfatı 2005 yılında çıkardığı Welcome to Jamrock albümüyle bir kez daha kanıtladı. Öyle ki Damian Marley’in bu şarkısı pek çok reggae sever tarafından bir marş olarak kabul gördü. Damian’ın başarısı ortaya koyduğu işlerle daha da artmaya devam ederken popülaritesi de doğru orantılı şekilde artmaktaydı. 2010 yılında 90’lı yılların önemli rapçilerinden Nas ile birlikte imza attığı Distant Relatives albümüyle bir kez daha gündeme oturdu. İkilinin ortaya koyduğu As We Enter şarkısı Etiyopya cazının temellerini içeriyordu ve Marley, hem albüm hem de bu şarkıyla babasının gurur kaynağı olmaya devam ediyordu. Damian Marley’nin ünü gittikçe artmaya devam etti ve halen devam eden müzik hayatında Mick Jagger, Dave Stewart, Cypress Hill, Sean Paul ve Skrillex gibi isimlerle ortak projelerde yer aldı.

Bob Marley’in Anita Belnavis ile olan ilişkisinden 1976 yılında oğlu Ky-Mani Marley doğdu. Ky-Mani’nin annesi Belnavis, Jamaika’nın ünlü masa tenisçilerinden biriydi. Miami’de büyüyen Ky-Mani, bulunduğu çevreden ötürü sporla yakın ilişkili bir çocuktu. Annesinin teşvik etmesiyle müziğe yönelen Ky-Mani, genlerindeki müzik sayesinde vokal yeteneğini keşfetti. Sesi babası Bob Marley’in sesine oldukça benziyordu. 1996’da çıkardığı ilk albümü Like Father Like Son da bu benzerliği radikal biçimde kanıtlıyordu. 3. albümü Many More Roads’ta ise isminin anlamı belirginleşti. Bu albüm mükemmel olarak nitelendirildi ve Ky-Mani isminin Maceracı Gezgin anlamına geldiğinin bir kanıtıydı. İngiltere reggae listelerinin 1 numarasına yerleşen Dear Dad adlı şarkısı, küçüklüğünde babasına yazdığı şiirin dizelerini içeriyordu. Ky-Mani, bu şarkısına 2000 yılında çıkardığı The Journey adlı albümünde yer verdi. Aynı Damian Marley gibi Ky-Mani de pek çok ünlü isimle birlikte çalıştı. PM Dawn, Shaggy ve Pras of Fugees’in yanı sıra 2016 yılında Alman reggae sanatçısı Gentleman ile beraber ruhsal bir albüm olan Conversations’ı çıkardı. Reggae kuşağının en zeki figürlerinden biri olarak kabul edilen Ky-Mani, babasının bıraktığı mirası en ciddi şekilde savunanlardan biri.

Marley’nin müzikal genleri torunlarına da aşılanmış olacak ki 1996 yılında doğan Bob ve Rita’nın kızları Cedella’nın oğlu Skip Marley de bu genlere sahip. Jamaica’da doğan ve Miami’de yetişen Skip Marley, 2015 yılında çıkardığı tekli Cry to Me ile müzik piyasasında dedesinin mirasını taşımaya devam ediyor. Üstelik genç yaşına rağmen oldukça popüler olan Skip, 2017’de Lions adlı teklisiyle de adından söz ettirmeye devam ediyor. Gerek Katy Perry ile beraber çalıştıklarını Chained to the Rhythm şarkısıyla gerek de beraber 2017 Grammy Ödülleri’nde sergiledikleri performansla Skip, uzun yıllar kendisine miras bırakılan kültüre sahip çıkacağının sinyallerini veriyor.

Ailenin bir diğer önemli özelliği ise ne olursa olsun Bob Marley’in mirasına sırt çevirmemeleri. Marley’in müziği kısa ömründe ne kadar değiştirdiği düşünüldüğünde kendi çocuklarının bu denli Rastaman titreşimini damarlarında hissetmeleri gayet doğal. Aynı babaları gibi çocukları da gündemin sosyal sorunlarına ışık tutmayı ve onları tüm dünyaya yaymayı hedeflemiş durumda. Elbette bu misyonlarını gerçekleştirmek için başlangıç noktaları doğdukları topraklar yani Afrika seçmeleri oldukça doğal. Ancak amaçları kuşkusuz Afrika topraklarıyla sınırlı değil. Ayrıca bu misyonda her ne kadar Bob Marley’in etkisi büyük olsa da Rita Marley ismi de önemli bir yere sahip. 1966 yılında Bob ile tanışmadan önce de müzikle uğraşan Rita, Rita and the Soulettes adlı grubuyla beraber halk şarkılarını seslendirmiş bir sanatçı. The Wailers ve I-Threes grubunda da eşi Bob ile beraber kilit rol oynamış olan Rita’nın Marley ailesini bir arada tutma çabası da övgüyü hak ediyor. Kendi çocuğu olsun olmasın Marley çocuklarını birbirinden ayırmayan Rita, birbirinden kopuk Marley soyadlı çocuklar yerine tek bir misyonda birleşen ve bu misyonu yıllardır sürdüren bir aile yaratmayı başardı. Eşinin erken ölümü sonrası bu görevi üstlenen Kübalı sanatçı, eşinin mirasını taşımaya ve bu mirası çocukları aracılığıyla tüm dünyaya yaymaya kararlı.

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here