Bu içerik Leyla Ezgi Dinç tarafından seslendirilmiştir. İyi okumalar, iyi dinlemeler.

Kendine has olan hikayesi, mimari yapı özellikleri, konumu ve tarihe meydan okumasıyla tarihi yarımadanın en çok ziyaret edilen eserlerinden biridir. Bu yapı,  iç duvarlarını süsleyen muhteşem desenlerin renginden dolayı yurt dışında ve yabancı turistler arasında “Blue Mosque” (Mavi Cami) adıyla da anılmaktadır.

Gelin bu yazımızda sizlerle birlikte Türk İslam mimarisinde fark yaratan ve özellikleriyle bu farkı hala devam ettirmeyi başaran, İstanbul’un muhteşem yapısı Türklerin göz bebeği Sultan Ahmet Camii’ni yakından inceleyelim.

Ayrıntı Yoldaşlığıyla Sultan Ahmet Camii

Yaygın görüşün aksine Sultan Ahmet Camii’nin mimarı Mimar Sinan değildir. Ancak, onun güzelliğine ilham olduğu da kabul edilebilir bir gerçektir. Caminin mimarı, Mimar Sinan’ın yetiştirmesi öğrencilerden biri olan Sedefkar Mehmet Ağa’dan başkası değildir. Camii, Osmanlı sınırları içerisinde bulunan ilk ve tek 6 minareli camiidir. Sultan I. Ahmet tarafından 17. yüzyılda yaptırılan cami, 1609-1616 yılları arasında inşa edilmişti. Manevi yanının güçlü olması ile bilinen genç padişah I. Ahmet tarafından yapılması için çok çaba harcanan caminin temelini de padişah atmış. I. Ahmet’in temel atma sırasında kullandığı kazma, günümüzde Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir.

Camii’de bulunan 6 minare özelliği estetik alanda büyük bir başarı getirse de o dönemde pek çok eleştiriyi de peşinden getirmiştir. Çünkü o zamana kadar dünya üzerindeki tek 6 minareli cami Kabe’deymiş. Bu durumun kutsal mekâna saygısızlık olduğu söylentilerine duyarsız kalamayan padişah, Kâbe’ye 7. minareyi dikerek olayı çözmüştür. Sultanahmet Camii minareleri, geleneksel İslam mimarisine de farklı soluk getirmiş. İslam coğrafyasındaki sade minarelere rağmen bu caminin minaresinde bulunan süslemeler dikkat çekmektedir.

Sultanahmet Camii’nin dizaynı, Osmanlı cami mimarisi ile Bizans kilise mimarisinin sentezi olarak değerlendirilmektedir. Caminin, hemen yanındaki Ayasofya’dan esinlendiğini düşünenler vardır. Mimari özelliklerinin tamamen heybet ve ihtişamla özetlendiği bu caminin avlusu da cami kadar genişliğe sahiptir. Avlunun batı girişinde, demirden yapılan ağır kordon bulunuyor. Bu kordonun, avluya atıyla giren padişahın kafasını çarpmamak için eğilmesi ve padişahın bile camiye girerken kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini göstermek amacıyla yapıldığını söyleyen bazı tarihçiler vardır.

Sultan Ahmet Camii’nin iç kısmı, büyük bir emeğin sonucunda hayat bulmuştur. Her detayı ince ayrıntılara inerek düşünülmüş ve ortaya çıkarılmıştır. Caminin süslemeleri, 50 farklı lale desenine sahip 20 binden fazla çiniden oluşmaktadır. İznik’teki çiniciler tarafından yapılan bu çinilerin üzerinde çiçekler, meyveler gibi tasarımlar bulunuyor. Tüm bu çiniler de masmavi, huzurlu ve ihtişamlı bir sahneyi meydana getirmektedir. Turistlerin buraya Blue Mosque demesi çok normal, çünkü mavi renk burada oldukça yoğun. Hani “mavi huzurdur” diyoruz ya, mavi gerçekten huzurdur ve bunun en güzel örneklerinden biri de Sultan Ahmet Camii’dir. Yolunuz düştüğünde bu huzurlu ortamda muhakkak bulunmanızı tavsiye edip, anlatmaya devam edelim.

Örneğin Sultan Ahmet Camii’nin kubbe ve tavan işlemeleri oldukça önemli. 1985 yılında İstanbul Tarihî Alanları adıyla UNESCO Dünya Miras Listesi’ne eklenen bir parçadır. Bununla birlikte burada hat sanatının en önemli örnekleri de dikkat çekiyor. Ayrıca özenle oluşturulan iç mekânın çeşitli yerlerine, örümceklenmeyi önlemek için deve kuşu yumurtası yerleştirilmiş. Bu durumda dünya mimari tarih adına büyük bir örnek olmuştur.

Caminin içindeki en önemli unsurlardan biri de ince işçilikle oyularak mermerden yapılan mihraptır. Etrafı pencerelerle çevrelenmiş mihrabın ihtişamının yanında, iç mekânın atmosferindeki kusursuzluk da camiinin en kalabalık olduğu zamanlarda bile imamın sesinin kolayca duyulmasını sağlamaktadır. Öyle ki bu özellik hala mimarlar tarafından takdirle karşılanıyor.

Alıntı fotoğraf, Sultan Ahmet

Camii bütün ihtişamıyla birlikte Fatih’e bağlı olan, adını verdiği tarihi yarımada Sultan Ahmet’te bulunmaktadır. Türk-İslam kültürünü yansıtan bu yapıyı görmeniz ve atmosferi hissetmeniz dileğiyle…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here