Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
53

29 Aralık’ta yeni sezonu yayınlanacak olan, son zamanların popüler dizisi Black Mirror’ı hala izlemedin mi? Henüz bu muhteşem diziyi izlememiş, yalnızca adını duyup merak dahi etmemiş olabilirsin. Fakat emin ol Black Mirror baktığın için asla pişman olmayacağın bir ayna. İlk olarak 2011 yılının Aralık ayında hayatımıza giren Black Mirror, 6 yıldır hayatımızda. 6 yıl deyince aklınıza 6 sezon 30 bölüm gibi yüksek rakamlar canlanmasın. Dizinin yayınlandığı 6 yıl boyunca, diziden yalnızca 13 bölüm izleyebildik.

Eğer hala Black Mirror dünyasında kaybolmadıysanız, diziye başlamak için bir neden arıyorsanız veya dizinin yeni sezonu yayınlandığı zaman altı bölümü de arka arkaya izlemek için bir motivasyon kaynağı arıyorsanız gelin Black Mirror’ı harika bir dizi yapan 6 nedeni beraber inceleyelim!

1. Black Mirror, alışılagelmiş tüm dizilerden çok farklı: Bir dizinin her bölümünde farklı oyuncular hatta farklı yönetmenlerle ilerliyor olması başlarda size “anlamsız” veya “karmaşık” gelebilir. Fakat dizinin ilk sezonunu bitirdikten sonra keşke Black Mirror gibi diziler daha çok olsa diyorsunuz. Aslında ülkemizde bu konseptle çekilen “7 Yüz” isimli bir dizi var fakat biz henüz izleme fırsatı elde edemedik.

2. Bu dizi “distopyaları” sevmeyen bir insanda bile distopyalara karşı bir ilgi uyandırabilir: Distopya kelimesi ilk defa John Stuart Mill tarafından “kötü bir yer” anlamında kullanılmış olsa da günümüzde daha çok; ütopik bir toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılıyor. Mutlaka 1984 romanının adını duymuş ya da en azından, Açlık Oyunları veya V for Vendetta filmini izlemişsinizdir. Aslında distopya kavramını en iyi yukarıda bahsettiğimiz kitap ve filmlerle açıklayabiliriz. Black Mirror’da her bölümüyle olmasa da genel olarak distopyalar üzerinden çağımızın teknolojiyle olan mücadelesini hicivli bir şekilde gözler önüne seriyor.

3. Az ama “öz” bir dizi: 3 sezon, 13 bölüm denilince Black Mirror’ı 1 haftada izlenip bitirilecek bir dizi olarak görebilirsiniz fakat olaylar hiç o şekilde ilerlemiyor. Bazen öyle bir bölüm izliyorsunuz ki, en az üç gün hatta belki bir hafta o bölüm aklınızdan çıkmıyor. Hatta diziyi değerli kılan unsurlardan birisi de bize göre bölüm sayısının az olması. Fakat bahsettiğimiz gibi her bölümün alt metninde öyle güzel mesajlar yatıyor ki bazen izlediğiniz bir Black Mirror bölümü izleyeceğiniz herhangi bir dizinin size 5 sezonda veremeyeceği şeyi verebiliyor.

4. Her ne kadar “gerçek dışı” olaylar yaşanıyor gibi görünsede aslında yaşanılan çoğu şey korkarız ki yakın gerçekte başımıza gelebilir: Başımıza gelebilir cümlesine dair bir düzeltme yapmamız gerek sanırım. Çünkü diziyi izleyen okuyucularımız ne demek istediğimizi çok iyi anlayacaktır. Black Mirror’ın “Nosedive” isimli bölümünde -burası biraz spoiler içeriyor- sosyal medyanın hayatımızı ne kadar “saçma” bir hale soktuğuna dair çok başarılı bir gönderme yapılıyor. Nosedive adlı bölümde insanlar hayatlarını diğer insanlara “mükemmel” göstermek zorundalar. Bu nedenle yaşadıkları her anı sosyal medyadan paylaşıyorlar. Burada asıl değinmek istediğimiz nokta ise; bildiğiniz üzere geçtiğimiz aylarda değerli sanatçı Harun Kolçak hayata gözlerini yumdu. Ve sanatçının cenazesinden bizim ilk gördüğümüzde doğruluğuna inanamadığımız “şaka gibi” olan görseller basına yansıdı. Aşağıda sizinde inceleyebileceğiniz görsellerde bir hanımefendi Harun Kolçak’ın tabutuyla fotoğraf çektirirken kimileri canlı yayın yapma telaşında, kimileri “özçekim” derdinde…

5. Dizinin her bölümü birbirinden bağımsız bu nedenle eğer bir bölümün akışı hoşunuza gitmediyse o bölümü izlemeye devam etmek zorunda değilsiniz: Black Mirror temelde teknolojinin yanlış kullanımına atıfta bulunuyor olsa da her bölümde bu konuyu farklı şekillerde işliyor. Dizinin çok beğenilen bölümleri olduğu gibi çeşitli sebeplerden dolayı hiç beğenilmeyen bölümleride mevcut. Fakat biz şu an sizin üzerinizde bir algı yaratmamak adına bunların hangi bölümler olduğundan bahsetmek istemiyoruz. Belirttiğimiz gibi, her bölümü izleme zorunluluğunuz yok. Akış hoşunuza gitmediği an hemen başka bir bölüme geçebilirsiniz. Ama bizim gibi aylarca yeni sezon beklemek zorunda kalırsanız her bölümün her bir dakikası çok kıymetli bir hal alıyor.

6. Black Mirror izlerken dizi izliyor gibi değilde daha çok usta bir yönetmenin ellerinden çıkmış bir filmi izliyor gibi hissediyorsunuz: Aslında teknik olarak zaten birbirinden başarılı yönetmenlerin elinden çıkan bölümler izliyoruz. Ama her bölümün atmosferi bir ötekinden o kadar ayrı ki, bir arkadaşınıza Black Mirror’dan hiç bahsetmeden sadece dizinin bir sezonunu izleterek onu farklı farklı filmler izlediğinize inandırabilirsiniz.

7. Black Mirror, kimsenin kolay kolay dile getiremeyeceği gerçekleri yüzümüze vuruyor: Hayvanlara yapılan tecavüz, çocuk istismarı, eşcinsellik gibi konular yalnızca bizim toplumumuzda değil tüm dünyada “tabu” haline gelmiş konular. Bu veya benzeri konuları işlemek büyük bir riskken bu konuları en doğru şekilde yansıtmayı başarabilmek gerçekten çok zor bir iş. Black Mirror’ın senaristleri ise bu noktada gerçekten tebriği hak ediyorlar.

8. Yalnızca gelecekte “yaşamak istemeyeceğimiz” noktalara değil aynı zamanda “keşke gerçek olsa” dedirten olaylarla da karşı karşıya kalıyoruz: Özellikle “San Junipero” ve “Be Right Back” bölümlerini izledikten sonra bu bölümlerin var olma ihtimali her ne kadar çok uzak ve ürkütücü görünse bile sanırım gerçek olsalardı birçok insanın daha mutlu bir hayatı olabilirdi.

9. Sadece işlediği konu için değil aynı zamanda muhteşem sahneleri içinde izlenebilecek bir dizi: Kullanılan renkler, sahnelerin açıları ve yönetmenlerin tebriği hak ettiği daha birçok detay… Black Mirror’ın herhangi bir kusurunu bulmak gerçekten çok zor!

10. “Kara Ayna”yı aslında “kara aynalarımızdan” izliyoruz: Ve son maddede aslında dizinin bize yaşattığı çelişkinin komikliğinden bahsetmek istiyoruz. Eğer internet olmasaydı, sosyal medya olmasaydı ne biz bu yazıyı yazmış olurduk ne de siz şu an bu yazıyı kara aynalarınızdan okuyabiliyor olurdunuz. Dizinin asıl değinmek istediği nokta tam olarak bu: Black Mirror bizlere “internet çok kötü bir yer”, “kimse internet kullanmamalı”, “teknolojiden uzak yaşamalıyız” gibi mesajlar vermek isteyen bir dizi asla değil. Asıl yaratmak istedikleri farkındalık; internetin bizi değil, bizim interneti kullanmamız. Nerede duracağımızı, nasıl davranacağımızı bildiğimiz sürece teknoloji dünyanın başına gelmiş en güzel şey. Eğer doğru çerçeveden bakarak izlerseniz Black Mirror, izlediğiniz en iyi diziler arasına girecektir size bunun garantisini gönül rahatlığıyla veriyoruz.

Black Mirror izlemek için elbette ondan fazla neden sayılabilir fakat biz kısaca on maddede toparlamak istedik. Peki siz eğer Black Mirror izlediyseniz, neden izlediniz? Veya izlemeye başlayacaksanız en çok hangi madde sizi etkiledi?

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
53

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here