Black Mirror’a göre fazla mı alışıldık bir hikaye?

Black Mirror Arkangel bölümünde genel olarak fazlaca endişeli bekar bir anne ve çocuk ilişkisi işleniyor. Hatta fazla tahmin edilebilirliği ve sıradan konusu yüzünden oldukça eleştiri toplamış bir bölüm. Doğrusu aklımıza kazınan “Black Mirror tarzı”; gerçeğin tokat gibi yüze çarpmasını yaşamıyoruz diyebiliriz, dizinin diğer diğer bölümlerine göre…

Arkangel bölümü bir doğum sahnesiyle başlıyor. Annemiz Marie’nin Sara’yı doğurduğu sahneyle. Bölümde birkaç kez gözümüze sokulan bir şey var; Marie’nin endişeleri…

Endişe mi kontrol manyaklığı mı?

Başlarda her annede olur dediğimiz bu endişenin sonlara doğru gittikçe büyümesiyle ‘kontrol manyaklığı’ olduğuna kanaat getiriyoruz. Sıradan bir konu… Ama bölümün size düşündürmek istediği de bu.

Öncelikle Arkangel henüz deney aşamasında olan yeni bir teknoloji. Bu teknolojiyle Sara’nın kafasına bir çip yerleştiriliyor. Bu çip, Sara’nın konumuna, sağlık durumuna erişebiliyor. Bu anlatımıyla biraz masum bir teknoloji…

Peki ya daha ileri gitseydi? Çip, Sara’nın gördüğü her şeyi annesinin elindeki tablete aktarıyor ve hatta kaydediyor. Filtre moduyla ise Sara, rahatsız edici görüntüleri bulanık, sansürlü bir şekilde algılıyor. Evet bildiğimiz sansür!

Dış dünya Sara’nın görebildiği kadar masum olmadığı için haliyle zorluklar yaşıyor; dışlanıyor ve korkuyor.

Ve Sara bir gün okuldakilerin ona “çip kafalı” demesiyle annesine sinirlenmeye başlıyor. Daha önce kan görmemiş olan Sara ders çalışırken kalemiyle elini deliyor ve kanatıyor. Annesi bu durumunu görünce bir psikologa danışıyor ve bunun üzerine filtreyi ve ebeveyn sistemini kapatıp rafa kaldırıyor.

Ta ki Sara 15 yaşına gelene kadar…

Sara’yı artık liseli bir kız olmuş haliyle görüyoruz. Annesinden bir akşam arkadaşında film gecesi yapmak üzere izin alıp evden çıkıyor. Gecenin ilerleyen vakitlerinde annesi kızının arkadaşında olmadığını öğreniyor ve sistemi yeniden açıyor.

Böylece Sara’nın erkek arkadaşını ve uyuşturucu kullandığını öğreniyor. Ve Sara’nın erkek arkadaşına gidip “kızımı rahat bırak” tehditleri atıyor. Günlerce mesajlarına cevap alamayan Sara bir şeylerin ters gittiğini seziyor…

Sonrasında ise olayların tamamen patladığı noktaya geliyoruz. Annesi Sara’yı erkek arkadaşıyla gördüğü için her sabahki içeceğine Acil Kontrasepsiyon atıp Sara’nın gebeliğini sonlandırıyor. Sara bunu okulun revirinden öğrenip annesinin sistemi yeniden açtığını anlıyor ve deliye dönüyor haliyle,  annesine saldırıyor. Son sahnede ise Sara’nın evden kaçışını görüyoruz.

Dizinin bu bölümünde aklımıza şu soru geliyor;

Elimizde böyle bir teknoloji olsa kullanır mıydık?

Sadece onu korumak için?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here